ESKİŞEHİR HABER

Talat Yalaz: "Bu atamayı dünyaya nasıl açıklayacağız?"

Talat Yalaz, Akın Gürlek’in Adalet Bakanı olarak atanmasına tepki gösterdi, yargının bağımsızlığı ve erken seçim talebi hakkında açıklamalarda bulundu.

Abone Ol

CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz şu ifadeleri kullandı;

"Bugün Adalet Bakanlığına atanan Akın Gürlek siyasi bir görev üstlenerek İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı yapmıştı. Biz bu davaların siyasi olduğunu hep söyledik. Bugün yaşanan gelişmeler, bu davaların siyasi olduğunun itirafıdır. Akın Gürlek öyle bir performans ortaya koymuştur ki Cumhurbaşkanı ve AKP nezdinde bir teveccüh oluşturmuş, verilen görevi layıkıyla yerine getirmiş ve siyasi ödülünü almıştır. Bugün de Adalet Bakanı olarak atanmıştır.

Buradaki tezat şudur: HSK’ye Adalet Bakanı Akın Gürlek hakkında şikâyetimiz vardır. Hâkimler ve Savcılar Kurulu’na defalarca başvuruda bulunduk. Bu şikâyetleri inceleyecek olan kurum Hâkimler ve Savcılar Kurulu’dur. Kurulun başkanlığını ise Adalet Bakanı yürütmektedir. Kendisi, defalarca şikâyet edildiği kurulun başında olacaktır. Bunu dünyaya nasıl açıklayacağız? Hukuk devleti ilkesinin Türkiye’de artık var olmadığının göstergesi olan bu durumu nasıl izah edeceğiz? Bu önemli bir sorundur.

Türkiye Cumhuriyeti’nde yargının artık bağımsız olmadığı ve siyasallaştığı noktayı hep birlikte görüyoruz. Bu durum, İstanbul soruşturmalarının ve davalarının siyasi olduğunun da bir kanıtıdır. Bu siyasi davalar yalnızca Cumhuriyet Halk Partisi’ne değil, toplumun demokrasi iradesine de yönelmiştir. Toplum da bugünden itibaren bu süreci böyle okuyacaktır.

Adalet Bakanı, mevcut koşullarda yargı üzerinde ciddi bir etkiye sahiptir. Normalde olmaması gereken bir biçimde, hâkim ve savcı bağımsızlığının zayıfladığı bu dönemde, en küçük hukuki tutumda dahi hâkim ve savcıların görev yerlerinin değiştirilmesi ve tayin edilmesi gibi sorunlarla sıkça karşılaşılmaktadır. Bu nedenle Adalet Bakanı, yargı üzerinde daha etkili olabilecek önemli bir konumdadır.

Barolar Birliği’nin İstanbul davalarına ve Akın Gürlek’in başsavcı olarak sergilediği performansa ilişkin görüşleri açıktır. Bu nedenle atamaya tepki göstereceğini düşünüyorum. Hatta tepki göstermelidir. Çünkü barolar halkın avukatıdır. Bugün halka ciddi bir hukuksuzluk dayatılmaktadır.

Görev süresi sona eren Yılmaz Tunç'u Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en tartışmalı ve en siyasi dönemlerinden birinde görev yapmış bir Adalet Bakanı olarak anacağız. Demokrasi kültürünün ağır saldırılara maruz kaldığı, halk iradesinin yok sayıldığı bir dönemde yargının araçsallaştırılmasına engel olamamış ya da buna vesile olmuş bir isim olarak değerlendirilecektir. Bu dönem, Türk hukuk tarihinde bir leke olarak hafızalarda kalacaktır.

Erken seçim talebimiz vardır. Ancak bu talep yalnızca bize ait değildir; toplumda da güçlü bir karşılık bulmaktadır. Genel Başkanımız, “Halk istemeden erken seçim istemeyeceğiz.” demiştir. Bugün ise toplumun her kesiminden yüksek sesle erken seçim talebi yükselmektedir. Ülkenin yönetilemediğine, bu şekilde devam edilirse yoksulluğun ve kurumsal çöküşün artacağına dair güçlü bir kanaat oluşmuştur. Halk erken seçim istemektedir; biz de bu talebi destekliyoruz."