AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, "Buranın özelleştirilmesiyle ilgili bir durum olmadığını söyledik. Yani bunun teknik bir hata olduğu, bir bürokratın hatasından kaynaklandığı ve Eskişehir'deki bu hastanelerin özelleştirilmesinin mümkün olmadığını hem Sağlık Bakanımıza, diğer milletvekillerimizle beraber hem Cumhurbaşkanımıza aktardık." şeklinde bir açıklama yapmıştı.
Bu açıklamaya tepki gösteren YENİ Parti Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz şu ifadeleri kullandı;
"Nebi Hatipoğlu. Siz iktidarın milletvekilisiniz. Bir de sizin 2 tane daha mevkidaşınız var. Sizin 2 tane daha milletvekili arkadaşınız var. Bunlar da önceden bakanlık yapmış, kendi partisi içinde etkili isimler. Siz üçünüz şunu mu diyorsunuz: "Yani özelleştirmede bizim etkimiz olmadı. Bir bürokrat bizim üstümüze çıkarak böyle bir karar verebildi." diyorsanız bence bu bir kere kendinize yönelik bir eleştiridir.
Sizde daha önce taahhütte bulundunuz. Nebi Hatipoğlu çok net bir taahhütte bulundu. Dedi ki: "Ben olduğum sürece burada bir özelleştirme olmayacak." dedi. Ama devlet dili bu değildir. Devlet dili, Resmi Gazete ile yayınlanmış ve açıklanmış olan bir hususun yine Resmi Gazete'de ilanıyla konuşur. Yani devlet Resmi Gazete ilanlarıyla konuşur. Devlet genelgelerle, yönergelerle ve Resmi Gazete'de yayınladıkları kararlarla konuşur.
Devletin dili "Ben olduğum sürece olmayacak." vesaire gibi değildir. Çünkü çok gördük. Ne dedi Recep Tayyip Erdoğan? "Bu beden, bu can bu bedende olduğu sürece Rahip Brunson'ı göndermeyeceğim." dedi. Ama bugün Rahip Brunson serbest bırakıldı. Devlet dili kişilerin kendi atıflarıyla olursa bu bir güvenilmez oluyor, ikincisi de etkili bir duruma sebebiyet vermiyor.
Nebi Hatipoğlu Bey'in yapması gereken bellidir. Yaptığı taahhüdün arkasında durarak Eskişehirlilere verdiği sözü tutmalı ve Eskişehirlilere verdiği sözün gereği olarak Resmi Gazete'de bu özelleştirme kararının iptal edildiğine dair bir kararı tesis ettirmelidir. Bu olduğu takdirde kendisine ilk teşekkür ben ederim. Ama bu olmadığı takdirde kimse bizim buna inanmamızı, şifahi sözlerle itimat etmemizi beklemesin."





