Halk TV'ye konuşan CHP Seçilmiş Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz şu ifadeleri kullandı;

"74 il başkanı ile birlikte sürecin en başından beri birlikte hareket ediyoruz. Tabii, bu butlan yönetiminin bizlerle çalışmak istemeyeceğini, hatta günün sonunda bizim de onlarla çalışmak istemeyeceğimizi istemeyeceğimizin farkındaydık. Görevden alma gibi bir kararı hepimiz bekliyorduk. Alınmayan arkadaşlar da bekliyorlar. Şu anda da bekliyorlar. Ama ihraç, kesin ihraç talepli ve tedbirli bir şekilde disipline sevk edilmemiz sürpriz oldu.

Kolay bir karar değil. Cumhuriyet Halk Partisi bizim gözümüzü açtığımız yer. Şu anda da partinin genç il başkanlarından birisiyim. 3 yıldır bu görevi yapıyorum. İlk dönemimde çekişmeli bir seçimle, ikinci dönemimde tek aday olarak kongreye girmişim. Yani şehrin bütün siyasi aktörlerinin desteğini alarak girmişim. İl delegelerinin tek adaylı bir kongre olmasına rağmen tamamına yakını oy vererek seçmiş. Göreve geldiğimiz andan itibaren de partililerimizin desteğini hiçbir zaman ardımızdan, yanımızdan eksik etmemişler, bunu hep bize hissettirmişler. Görevden alma kararı beklesek de zorumuza gidiyor. Sonuçta Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanlığı görevini bugüne kadar layığıyla yaptığınıza inanıyorsunuz ve görevden alma gibi bir karar tebliğ ediliyor. Ama bu hususta, oradaki o tepkiyi vermemdeki sebep, partiden kesin ihraç ve tedbirli bir şekilde partiden kaynaklı bütün haklarımı o an itibarıyla engelleyecek şekilde bir karar veriyorsunuz. Yani hangi hakla bunu yaptığınız, nasıl böyle bir karar verdiğiniz işin ayrı bir boyutu. Cumhuriyet Halk Partisinin sabah kalktığında il başkanı olan yani Eskişehir'de partinin en üst düzey genel başkan adına temsilcisi olan birisini siz parti üyeliğinden dahi akşam atabilecek kadar gözü dönmüş bir şekilde yaptınız.

Benim oradaki öfkemde, o an orada bulunduğu, içinde bulunduğum ruh halinin sebebi de bu mutlak butlan yönetiminin verdiği karar kadar aslında o kararı verme cüretini gösterebildikleri iradeyi hissetmemdir. Bilmem anlatabildim mi? Yani zoruma giden husus, sizin saraydan aldığınız icazetle Kemal Kılıçdaroğlu bugün bir kongreyle o göreve gelmiş değil. Kendisi 13 yıl bu partinin genel başkanlığını yaptı kurultaylarda seçilerek. Ve nasıl meşru bir şekilde genel başkanlık olup olmayacağını da gayet iyi bilir. Siz sarayın verdiği, sarayın yönlendirmesiyle olduğu açık olan özellikle Akın Gürlek'in gelmesinden sonra istinaf merciinin verdiği kararla mümkün olmuş bir kararla yani şunu söylüyorum, yerel mahkeme ret kararı vermiş bütün baskılara rağmen. Hukuk, yargı bütün itibarıyla bu mutlak butlan davasının reddedilmesi gerektiğini savunuyor. Sonra bir bakan değişikliği yapılıyor. Akın Gürlek göreve geliyor. Sonra bu konular tekrar konuşulmaya başlanıyor. Siz mutlak butlan kararının verilmesiyle birlikte göreve geliyorsunuz. Göreve geldiğinizi iddia ediyorsunuz ve partiden, partinin evlatlarını, yıllarını vermiş beni, mevkidaşlarımı, diğer il başkanlarını atabilme cüretini gösteriyorsunuz. Bizi Cumhuriyet Halk Partisinden koparıp atıyorsunuz. Bu bizim zorunuza giden husus budur. Oraya girdiğim andan itibaren o bugüne kadar yol yürüdüm arkadaşlarımın oradaki abilerimizin, ablalarımızın gözlerinin doluluğunu görmek, orada ağlayan insanlar vardı. Herkesin zoruna gidiyor. Baba ocağımızda iktidara yürürken bakın Cumhuriyet Halk Partisi 4 nala iktidara koşuyordu. Nasıl zorumuza gitmesin? Partinin başına bunlar gelmeseydi bugün tüm Türkiye bakın AK Partililer bile bunlar başımıza gelmese Cumhuriyet Halk Partisinin iktidar olacağının farkındaydı, bunun bilincindeydi. Bunların başımıza gelme sebebi de budur. Elbette ki partililerimizin de bizim de zorumuza giden asıl konu budur. Ama hem bunu yapıyorsunuz hem Cumhuriyet Halk Partisinin iktidar yürüyüşüne taş koymaya, duvar örmeye çalışıyorsunuz. Biz o duvarı zorlayarak iktidara gitme adına mücadele veriyoruz. Sonra o cüreti göstererek partinin evlatlarını, bu partinin iktidarı için gecesini gündüzüne katanları, milletvekillerini, il başkanlarını hem görevden alıyorsunuz hem de partiden atıyorsunuz. Bu bizim kabul edebileceğimiz bir şey değil. Tabii ki de öfkeleneceğiz. Biz öfkeliyiz. Yani bugün de öfkeliyiz. Bizim öfkemiz sadece kendi başımıza gelen badireler değil, partimizin başına gelen durum.

Üzülüyoruz, partililerimizle birlikte üzülüyoruz. Bizler çok üzgünüz. Çünkü partimizin iktidar yürüyüşü çok kesin ve netti. Türkiye Cumhuriyeti kurulduğu günden itibaren önemli liderlerinden birisini yarattı bu toplum. Özgür Özel'in biz sadece genel başkanlığına değil, liderliğine de inanıyoruz. Onun liderliğine de güveniyoruz. Toplum da aynı şekilde onun liderliğine güvenip onun bu ülkenin 2. yüzyılda kurtarıcı kadrolarını inşa edecek lider olduğunun farkında. Bu Cumhuriyet Halk Partisinin iktidar yürüyüşüne örülmek istenen duvardır asıl bizim o an içinde bulunduğumuz durumu yaratan.

Bugün buraya gelmeden önce emeklilerin yaptığı bir protestoda aslında üzüldüğüm bir durum vuku buldu. Butlan yönetimiyle hareket eden milletvekilimiz Jale Nur Süllü emeklilerin yaptığı bir protestoda, ben de katıldım davetli olarak, o protestoda yuhalandı ve alandan ayrılmak durumunda kaldı. Bakın toplum, Eskişehir'deki sadece partililerimiz değil, toplum bu durumdan son derece rahatsız. Bunun bir haksızlık olduğunun ve bu butlanla ilgili, mutlak butlanla ilgili durumun Cumhuriyet Halk Partisinin iktidar yürüyüşüne vurulan bir darbe olduğunun ve ülke demokrasisi açısından, bence en önemlisi, sağcısı solcusu, Cumhuriyet Halk Partisine gönül versin ya da vermesin herkes, demokrasiye saygı duyan herkes bu durumun karşısında. Bunun aynı zamanda demokrasiye vurulmuş net bir darbe olduğunun da bilincinde olarak hareket ediyor.

Yani o konuda en ufak bir tereddüdümüz yok. Cumhuriyet Halk Partisi Eskişehir örgütünün, ben mutlak butlan kararı verilip bizim sisteme erişimimiz engelleninceye kadar 23 bin üyesi vardı. Ben göreve geldiğim zaman bu sayı 15 bindi. Bugün 23 bin üyesi ile Cumhuriyet Halk Partisi örgütünün bütün üyeleri, şu anda yeni sayı ne oldu bilmiyorum, Özgür Özel genel başkan olarak Özgür Özel'i, il başkanı olarak Talat Yalaz'ı bilmektedir.

Bu konu çok net bir durum. Bu durum olduğu sürece, bu meşruiyet devam ettiği sürece biz mücadeleye devam edeceğiz. Çünkü kâğıt üzerinde bizim görevden alınmamız ya da saray saltanatına dayananların verdiği bu kararlar bizi yolumuzdan elbette alıkoymayacaktır. Seçilmiş Genel Başkanımız Özgür Özel'dir. Ben de kendimi seçilmiş İl Başkanı olarak halen daha görevde addettiğimi söyledim. Cumhuriyet Halk Partisinde Eskişehir'de bizim görevden alınmamız ve ihracımızla, ihraç talebiyle sevk edilmemizle birlikte yeni bir atama yapılmadı. 3 haftadır daha önce de söyledim, Eskişehir'de yüzüne tükürülecek bir insanı bulamıyorlar. Yani Eskişehir'de şu anda yerimize bir atama yapmış değiller. O yüzden o konuşmanın sonunda ben bütün oradaki partililerimize evlerine gitmelerini, eğer bir atama olursa tekrar nöbete başlamak üzerine kendilerine çağrıda bulunacağımı ifade ettim. Ona rağmen oraya gelenlerin neredeyse hiçbirisi ayrılmadı. Gecenin geç saatlerine kadar o kalabalık ve destek devam etti. Örgütte muhteşem bir irade var. Örgütte muhteşem bir inanmışlık var ve örgütte bu yapılan haksızlıklara karşı inanılmaz bir tepki var. Ama örgütte aynı zamanda Özgür Özel liderliğinde iktidar yürüyüşümüzün devam edeceğine yönelik muhteşem bir inanç ve umut da var. Bu umut olduğu sürece hepimiz mücadeleye devam edeceğiz. Ankara'da bu hafta grup toplantısı yapılamayacak olması sebebiyle Genel Başkanımız Özgür Özel'in Eskişehir'de grup toplantısı yapma durumu da buradaki Eskişehir'deki hem yurttaşlarımızı, hemşehrilerimizi hem de Cumhuriyet Halk Partilileri son derece heyecanlandırmış durumda. Heyecanla bir beklenti içindeyiz aynı zamanda.

Hayır efendim olmadı, olmamasını da tercih ederim. Biz mücadeleye devam ediyoruz. Seçilmiş Genel Başkanımız Özgür Özel'dir. Ya oradaki tepkim yanlış anlaşılmasın. Yaptıklarımdan en ufak bir pişmanlık, yaptıklarımdan bugüne kadar yaptıklarımdan en ufak bir tırnak kadar dahi pişmanlık duymuyorum. Yani keşke şu şu olmasaydı da bana bu kararı vermeselerdi demiyorum. Sadece beni öfkelendiren o cüreti gösterebilmiş olmaları. Beni öfkelendiren Cumhuriyet Halk Partisinin iktidar yürüyüşüne, Özgür Özel ile, Genel Başkanımızla emin adımlarla gittiği bu yürüyüşe duvar örmek istemeleri ve bunu yapanın 13 yıl genel başkanlık yapmış birisi olması ve ona örgütün gösterdiği tepkiye rağmen, en ufak bir meşruiyeti olmamasına rağmen hala o göreve devam etmekte ısrar ediyor oluşu.

Anlamayacaklar belki. Belki hiçbir işe yaramayacaklar. Belki duymayacaklar bile. Çünkü onların izlediği kanallar bu kanallar değil. TGRT'de ya da diğer yandaş kanallarda çıkmadığımız sürece belki sesimiz onlara bile ulaşmayacak. Ama içlerinde azıcık memleket sevgisi, içlerinde azıcık yurt sevgisi, içlerinde Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet Halk Partisine en ufak bir saygı, bu partinin iktidar olması için tırnak kadar içlerinde bir istek kaldıysa bu yanlıştan vazgeçsinler. Mutlak butlan kararının sonuçlarını ortadan kaldırmak üzere yapılması gereken tek yol ve şart olan olağanüstü kurultaya bir an önce karar versinler. Biliyorsunuz 74 il başkanı adına genel merkezin bahçesinde o açıklamayı ben yapmıştım Genel Başkanımızın takdiriyle. Orada da ifade ettim. Orada da net olarak ifade ettik ve orada bir hukuki mütalaada da bulunduk ve kendilerine de bunu sunduk. Türkiye'nin en önde gelen hukukçularının görüşlerini içeren, mutlak butlan kararının ve bu hususta verilen tedbirin olağanüstü kurultay yapılmasını engel teşkil etmeyeceği, hatta olağanüstü kurultay yapılmasını zorunlu ve mecburi kılacağına yönelik mütalaayı kendilerine de sunduk. Dediğim gibi, içlerinde en ufak bir memleket sevgisi kaldıysa bu kişilerin, olağanüstü kurultay talebimizi yerine getirsinler."