İnşaat Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi Başkanı Oytun Gökten şu ifadeleri kullandı:

“O bölgede Büyükşehir Belediyesi bir rezerv alanı ilan etti. Rezerv alanını burada tekrar anlatmaya gerek yok, birçok insan biliyor. Ne demek bu? İşte kentsel dönüşümde yeni bir alan yaratılıyor vesaire. Orada bir şehir vesaire vesaire. Yani aslında planlamayı Büyükşehir yapıyor bu tarz konuların.

Sonrasında tabii ki şimdi TOKİ’yi iki konuda da değerlendirmek lazım. Bir tanesi sosyal konut üretmek, uygun fiyatlı konut üretmek, yani dar gelirli insanları konuta ulaştırmak. Bu noktada alkışlarımız sonuna kadar mevcuttur ve gerçekten de destekleriz.

Ancak bir yerden sonra Türkiye’nin en büyük müteahhidi haline gelip, şehrin içindeki iç dinamikleri bir tarafa bırakıp, şehrin içindeki planlamaları, fizibiliteyi, şunu bunu, her şeyi bir tarafa bırakıp ‘Ben buraya bunu yapıyorum’ diye masaya yumruğunu vuran bir müteahhide dönüştüğünde işte orada ‘Bir dakika’ diyoruz.

Sebebi şu: Bakın, mağduriyet diyorsunuz. Bu mağduriyetler devam ederek gelecek. Daha büyük bir mağduriyet var; Eskişehir mağdur olacak. Niye biliyor musunuz? Oradan Güney Çevre Yolu’nun gelmediğini düşünün. Yapılmadığını düşünün, çünkü yapılmıyor. Duyduğum kadarıyla bir şey yok.

Şimdi orada bu projelerin hepsinin hayata geçtiğini düşünün. Bütün sorunlar çözüldü diyelim. Ne gelecek şimdi? Trafik sorunu. Eskişehir mağdur olacak. Eskişehir’in güneyi, kuzeyi, hepsi kilitlenecek. Ben onun için son dönemde Kuzey Çevre Yolu’na dikkat çekmek yerine Güney Çevre Yolu’na dikkat çekiyorum. Çünkü geldi. Gittiyseniz orada görmüşsünüzdür konutların ne hale geldiğini, epey bittiler.

Şimdi burada da altyapı yok. Buranın doğal gazı gelecek. Ne zaman gelecek? Hangi parayla gelecek? Kim getirecek? Nasıl gelecek? 5N1K’ya dönelim. Şimdi kim getirecek? Altyapı, pis su nasıl gelecek?

Ama bunu işte bakın, siyaset malzemesi bazen bazı şeyler yapılmamalı diye boşuna söylemiyoruz. Neden söylüyorum ben bunu? Çünkü burada bir siyaset malzemesi yapıldı.

Tabii ki üretecek. Zaman zaman bunu siyaset malzemesi de yapabilirsiniz, bir şey demiyorum. Ama altyapıyı getir, bunun planlamalarını yap, ondan sonra belediyeyle görüş. Ya belediye ‘Sen bir şey bilmiyorsun’ ya da belediye de ‘Hükümet, siz bir şey bilmiyorsunuz’ dememeli. Bakın, iki taraf için de aynı eleştirileri getiriyorum. Yanlış anlamayın, objektif bakmaya çalışıyorum.

Ama şu anda yapılanı ben şimdi bu durumda Büyükşehir’i, alt belediyeleri nasıl suçlayabilirim ki arkadaşlar? Ne diyebilirim ki? Şimdi bir anda bakın, hükümet kanadındaki birçok arkadaşımızla konuştuğumuzda, yemin ederim size çoğunun haberi dahi yok orada ne yapıldığından.

Mesela ilk dükkanın projesi var. 350 tane de orada prefabrikten bir ticari alan yaratılıyor. Mesela bunu kimse bilmiyor.

Yani bildiğim kadarıyla, şimdi yanlış bir şey de söylemeyeyim, biraz belediyece teknik bir konu. Bildiğim kadarıyla TOKİ bu şekilde bazı bölgelerde kendi başına özgür hareket etmişti, davalık oluyorlar falan. Yani ne diyorum size, rezerv alanı olan yeri ‘Ben buraya şey yaptım’ dedi. Hatta bu konuda bayağı biraz da tersleşme durumları oldu. Biz tabii dışarıdan objektif bakmaya çalışıyoruz.

Bakın, TOKİ önemli bir şey. Bir daha söylüyorum. Ucuz konut üretmek, arzı ve talebi dengelemek noktasında önemli. Ama mesela Kamu İhale Kurumu’ndan muaf.

Şimdi bugün her şeyi sorguluyoruz ya, bir sürü tantanalar oluyor değil mi? Belediyelerde şunlar, bunlar, haberler vesaire. TOKİ’deki ihaleler nasıl veriliyor?

Kamu İhale Kurumu’ndan muaf olarak neden bunu seçiyoruz? Şimdi şunu diyebilirsiniz, ben bir KİT çalışanıydım. Hâlâ çalışanım gerçi ama… KİT’lerde şimdi bir Kamu İktisadi Teşebbüsü yapıyorsun. Belki burada başka bir mevzuata geçilebilir. Çünkü orada iktisada teşebbüs ediyorsun. Ama burada devletin parasını tam anlamıyla denetlenmek suretiyle yapmak zorundasın. TOKİ mevzuatı çok başka yerde.

Şimdi bunların hepsini alt alta koyduğumuzda onlarca soru işareti var. Devletin ana ilkelerinden bir tanesi şeffaf olmaktır, şeffaf yürütmektir, şeffaflığı da korumaktır.

Ama işte bunlardan uzaklaştıkça bizler, inşaat mühendisleri ve İnşaat Mühendisleri Odası olarak da doğal olarak tepki göstermek zorunda kalıyoruz. Keşke her şey daha sütliman olsa da ben bunların hiçbirini söylemesem. Daha iyi olurdu yani.”