Türkiye Sağlık İşçileri Sendikası Eskişehir İl Başkanı Uğur Özatak şu ifadeleri kullandı;

"Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın’ın KPDK toplantısında dile getirdiği "Taşerondan kadroya geçen işçi ikramiye ve tediye ile 96 bin TL alıyor" açıklaması; sahadan, mutfaktaki yangından ve işçinin gerçeklerinden tamamen kopuk bir algı operasyonudur. Toplu sözleşme masalarında memurun ve emeklinin hakkını savunamayan, enflasyon karşısında memuru mağdur eden Ali Yalçın, kendi başarısızlıklarını ve beceriksizliğini örtbas etmek için işçi maaşları üzerinden yapay bir gündem yaratmaya çalışmaktadır. Aynı çatı altında yan yana ter döken çalışanları ayrıştıran bu üslup, hem hastanelerdeki iş barışını dinamitlemekte hem de emekten kopuk sarı sendikacılık anlayışının açık bir tezahürünü sergilemektedir.

Masa başı hesaplarıyla kamuoyunu saptırmayı bırakın, gelin hastane koridorlarına! Parça parça ödenen ikramiye ve tediye gibi yasal hakları brüt hesaplar üzerinden toplayıp, her ay ödeniyormuş gibi göstererek "96 bin TL alıyorlar" yalanını söylemek kamuoyunu açıkça kandırmaktır. Gelin, vergi dilimi soygunuyla daha yılın ortasında maaşının üçte biri kesilen, eline geçen net ücretle katlanan ev kirasını ve kabaran faturalarını ödeyemeyen sağlık işçisinin gerçek bordrosunu görün!

Hastanelerde, acil servislerde, ameliyathanelerde, gece nöbetlerinde, hastalık ve enfeksiyon riski altında 7/24 canla başla çalışan sağlık işçimizin alnının terini kurgusal rakamlarla hedef göstermek kimsenin haddi değildir.

Kimse unutmasın ki; sağlık işçisinin bugün sahip olduğu ikramiye, tediye ve toplu sözleşme hakları kimsenin cebinden lütuf olarak çıkmamıştır! O haklar; sözde yetkili sendikanın derin sessizliğine, teslimiyetine ve biat anlayışına rağmen Konfederasyonumuz TÜRK-İŞ ve Sendikamız Türkiye Sağlık-İş öncülüğünde; dondurucu soğukta ve kızgın sıcakta meydanlar doldurularak, dişe diş mücadeleyle ve bedel ödenerek söke söke alınmıştır!

Memur toplu sözleşme masalarındaki fiyaskolarınızı işçi maaşları üzerinden örtemezsiniz. Masa başı oyunlarıyla ucuz siyaset yapmaktan ve çalışma barışını zedelemekten derhal vazgeçilmelidir. Bizim tek derdimiz hastanelerde ter döken işçimizin alnının teri ve helal rızkıdır. Haklarımızı ve bordromuzu hedef gösteren bu anlayışı, işçi sınıfının vicdanına ve kamuoyunun takdirine havale ediyoruz."