YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Utku Çakırözer madencilerin eyleminde açıklama yaptı ve şu ifadeleri kullandı;

"Emekçi arkadaşlarımızla hem onları dinlemek hem dayanışma göstermek için buraya geldim. Daha önce hatırlarsanız günlerce yürüdüler. Ankara'da, Türkiye'de gündem oldular Doruk Madencilik çalışanları.

Sonra haklarının önemli bir bölümünü almışlardı. Ancak alınamayan kısımlar, sonradan Elazığ'dan Eti Gümüş'ten doğan mağduriyetler sonrasında bir kez daha Ankara'da hak arayışı için buradalar. Ama gördüğümüz görüntüler işte bakın Bakanlığın önündeki koşullar, gözaltılar. 3 kere sanırım değil mi, 8 gün içinde 3 kez gözaltına alındılar.

Bakanlıkla temas en doğal hakları. Aralarından temsilcilerinin, sendikanın yöneticilerinin aslında Bakan Bey ile ya da bakan yardımcılarıyla görüşme talepleri en doğal hakları ama bugüne kadar karşılanmış değil.

Verilen sözler var, yaptık, yapacağız, bitiriyoruz diye şirketten kaynaklı. Şirketin bugüne kadar gerçekten çok sıkıntıları olduğunu ben Eskişehir Milletvekili olarak süreci uzun süredir takip eden biri olarak yani şirkete maden nasıl verildi, işletme nasıl verildi, hangi sözler verildi, kimler verdi bunları bilenleriz.

Ama sonradan işte uyarılar yapıldı bakanlıklar tarafından, bakanlar tarafından. Onları da anladığım kadarıyla şirketin tavrı rahatsız ediyor. Yapılması gereken belli. Ya şirket bu emekçilerin alın terinin karşılığını her anlamda karşılayacak. Karşılayacağız diyorlar ama günler geçiyor, haftalar geçiyor olmuyor.

Ya da şirkete bugüne kadar kefil olmuş olan iktidar, onun bakanlıkları, bürokratları bu konuya el koyacaklar. Zaman zaman işte açıklamalar duyuyoruz. Biz de memnun değiliz, biz de işte şikayetçiyiz gibi. Eğer memnun değillerse o zaman gereğini yapacaklar.

İşte burada Bağımsız Maden İş üyesi emekçilerimiz burada. Benzer şekilde işte Ankara'nın bir başka yerinde yine Türk-İş'e bağlı Maden-İş Sendikasına bağlı yine Doruk Madencilik işçileri orada. Yani aynı iş yerindeki örgütlü 2 sendikanın işçileri de mağdur aslında.

Bu mağduriyetin bir an önce bitirilmesine çağrıda bulunmak için, dayanışma içinde olduğumuzu ifade etmek için geldik. Bu meselenin artık gerçekten işte emekçi arkadaşlarımız şehirlerinden, ailelerinden kopup geldiler. Günlerdir buradalar. Koşullarını sizler zaten tüm Türkiye'ye aktarıyorsunuz.

Bu mağduriyetin bir an önce bitmesi bizim YENİ Parti olarak talebimizdir.

Bu iktidarın gerçekten samimilerse eğer, bazen sözlerine bakıyoruz işte sanki işçinin hakkının verilmesinden yanaymış gibi. Eğer samimilerse bunu 1 dakika içinde halledebilirler. Kefil oldukları şirkete tüm haklarını 1 kuruş dahi eksik kalmaksızın ödetilmesini sağlayabilirler.

Ama ne kadar samimiler bu konuda şüphelerimiz var. Buradan çağrımız, bu emekçinin 1 kuruş dahi emeği, emeğinin, alın terinin karşılığı yani ben hakkımı alamadım demesin. Neyse hakkı burada verilsin.

Şirketin sözlerine bu iktidar kefil oldu bugüne kadar. Bütün yapılan yanlışlara da aslında kefil oldular. Şimdi bunların düzeltilmesi için bakanlıkların devreye girmesi lazım. Devredeler aslında. Bir rapor yazıldı. Çalışma Bakanlığı müfettişi rapor yazdı. İşte buradalar, taraf oldular. O rapor 3 bakanlığa, yanlışım varsa düzeltin, gönderildi.

Orada işçilerin son kuruşuna kadar ne alacağının olduğu, nasıl ödeneceği, ne yapılması gerektiği söylendi. Aslında her şey ortada ama bir şekilde şirket ama bugün ama yarın diyerek haftalardır oyalamakta.

Bu oyalamacanın bitmesi gerekiyor. Bu işçilerin emeklerinin, alın terinin karşılığını alması gerekiyor. Evlerine, memleketlerine yüzleri gülerek dönmesi gerekiyor. Biz buna aracılık için buradayız.

Buradan çağrım da, bakın defalarca bakanlıktan randevu istediler. Enerji Bakanlığı bu işe kefil olan bakanlıkların başında geliyor. O zaman işçinin sesini, emekçinin sesini duymak zorundadır. Benim de buradan ricam ama Bakan Bey ama bakan yardımcıları birisi bu emekçilerin temsilcileriyle bir araya gelmelidir.

Bu bir lütuf değildir. Bu aslında, bu aslında madem millete hizmet için siyaset yapılıyor, madem herkesin iktidarıyız deniyor, iktidar millete hizmet aracıysa o zaman bu emekçilerin sesini dinlemek, onların derdini dinlemek, taleplerini dinlemek aslında onlar için de bizler için de 1. sorumluluktur.

Ben nasıl buraya gelip dinliyorsam o zaman şuraya kapısına kadar gelmiş Bakanlık, Bakanı kendisi, o olamıyorsa bakan yardımcısının bu madenci emekçi arkadaşlarımızın kendileriyle ve temsilcileriyle bir araya gelmesini ben de buradan çağrıda bulunuyorum.

Umarım bugün son gün olur. Yarın, yarından tezi yok denir ya, bu iş çözülsün. Bu insanlar burada bu şekilde gecelemek zorunda kalmasın. Hele hele onlara yapılan, bakın bunlar Türkiye'nin enerji ihtiyacı için çalışan emekçiler. Gözaltına alınmaları, kötü muamele, bunları hiç kimsenin kabul etmesi, vicdanlarda yeri yok, hukukta yeri yok.

Yani buna, bu görüntülere de izin verilmemesi lazım. Gorüyorum polis arkadaşlarımız var. Vazifelerini yapıyorlar onlar da, görüyorum. Ama polisle de madencinin de karşı karşıya getirilmemesi lazım. Buradaki sorumluluk iktidardadır. Bu şirkettedir. Şirkete kefil olan da bu iktidardır, AKP iktidarıdır.

Buradan çağrım; ya şirket sorununu çözsün ya kefili şirkete bu sorununu çözdürsün. Şirket çözemiyorsa da o zaman kamu bu sorumluluğu üzerine alsın. Yani iktidar bu sorumluluğu üzerine alsın. Bu emekçilerin son kuruşuna kadar alın terinin hakkı verilsin diyorum.

Size de günlerdir buradasınız, değerli meslektaşlarıma da ayrıca teşekkür ediyorum. Yine birkaç söz söylemek isterse başkanım ya da şeyler, onlara da söz verebiliriz. Ama mesele belli, günlerdir buradalar. Herkese dil döktüler, anlatıyorlar. Bilinmeyen bir şey değil.

Çağrımız, artık bu mağduriyet son bulsun. Bu görüntüler de sağ olsunlar geldiler ama onların yeri burada işte yerlerde oturmak değil, parklarda durmak değil. Onların yeri işlerinin başı, ailelerinin yanı.

Yani bu görüntülerin son bulması lazım. Onların haklarının alınması noktasında kimin gücü yetiyorsa lütfen seferber olsun ve bu mağduriyet artık son bulsun."