Yaklaşık 2 bin kişinin katıldığı Türk Metal Sendikası Eskişehir 1 Nolu Şubesi’nin 5'inci Olağan Genel Kurulu'nda konuşan Türk Metal Sendikası Genel Başkanı Uysal Altundağ şu ifadeleri kullandı;
Gerçekleştirdiğimiz her genel kurul bizi planladığımız geleceğe biraz daha yaklaştıran, yönümüzü, hedeflerimizi belirleyen önemli bir aşama oluyor. Bütün genel kurullarımızın ardından yeni ve tertemiz bir sayfayı hep birlikte açıyoruz.
Bu sayfaya yeni başarı hikayeleri yazmak, bu sayfayı onurlu mücadelemizle doldurmak, üyelerimiz ve aileleri için yaptığımız sosyal çalışmalarla süslemek bizim en büyük hedefimiz oluyor.
Bu nedenle her şube genel kurulundan sonra kendimi biraz daha güçlü, azimli ve mutlu hissediyorum. İnanın bana, bu duyguyu sizler sayesinde yaşıyorum. Dostluğunuz, güveniniz, desteğiniz ve sendikanıza olan bağlılığınız bizi her geçen gün önümüzdeki büyük hedeflere biraz daha yaklaştırıyor.
Sizlerin sayesinde her türlü sorumluluğun üstesinden geleceğimize ve her türlü zorluğun altından kalkacağımıza yürekten inanıyorum. Bu nedenle hepinize gönülden teşekkür ediyorum.
Eskişehir 1 Nolu Şubemizin 5. Olağan Genel Kurulu'na hepiniz hoş geldiniz, şeref verdiniz. Sizleri şahsım ve Türk Metal Sendikamız adına sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.
Sendikacılıktaki gücümüz, yaptığımız işlerin büyüklüğü herkesin takdir ettiği bir gerçek. Hepimiz bu gerçekle her gün, her dakika gurur duyuyoruz. Gerek örgütlenirken gerekse toplu sözleşme masalarında kıran kırana mücadele ederken en küçük bir hakkımız için bile birbirimize kenetlenirken hep bu büyüklüğü yaşıyoruz.
Ama bence Türk Metal'in büyüklüğünü, gücünü, işçi sınıfının geleceği için vaat ettiklerini ancak bir araya geldiğimizde, bir bütün olarak sesimizi yükselttiğimizde ve böyle toplantılarda el ele, kol kola kenetlendiğimizde anlıyoruz.
Benim için o güç sayılarda, istatistiklerde değil; sizin bileğinizde, sizin yüreğinizde, sizin emeğinizdedir. O güç üretimi, emeği, emeğin örgütlü gücünü temsil eden, omuz omuza vermiş emekçilerin kardeşliğidir. Bu gücün adı Türk Metal'dir, Türk Metal'dir.
Bugün her geçen gün biraz daha büyüyen, gelişen bu emekçi şehrindeyiz, Eskişehir'deyiz. Tarihi yüzyıllar öncesine dayanan bu kent; Anadolu Selçuklu İmparatorluğu'ndan Osmanlı İmparatorluğu'na kadar birçok medeniyete, devlete ev sahipliği yapmış, Cumhuriyetimizle birlikte de ülkemizin en gelişmiş şehirlerinden biri olmuştur. Eskişehir yıllar içinde gelişen sanayisi ve bu sanayiyi ayakta tutan çalışkan insanlarıyla aynı zamanda ülkemizin üretim merkezlerinden biri olmuştur.
Ne mutlu bize ki bu şehri kalkındıran en önemli unsurların başında gelen metal sanayiinde örgütlü bir sendikanın, Türk Metal Sendikasının üyeleriyiz. Ne mutlu bana ki bu sendikanın başkanı olarak sizlerin arasındayım. Sizler sayesinde kendimi gireceğim her mücadelede gözümü budaktan sakınmayacak kadar güçlü, öz güvenli ve sendikamızın geleceği için de umut dolu görüyorum.
Sizlerden güç alıyor, sizlerin verdiği güç ve destekle yürüyorum. İyi ki varsınız, iyi ki birlikteyiz.
İnsanların hayatlarında önemli dönüm noktaları vardır. Önce ailemiz için hayırlı bir evlat, vatanımız için iyi bir vatandaş olmaya çalışırız. Eğitim hayatı hepimizin geleceğini belirler. Askere gideriz, evleniriz, çocuk sahibi oluruz. Evimizi geçindirdiğimiz, ekmeğimizi kazandığımız bir işimiz olur. Bütün bunların hepsini elbette ki ben de yaşadım.
Hayatımın her aşaması bana yepyeni deneyimler kazandırdı, beni eğitti, çok şey öğretti. Ancak inanın bana, bundan 2.5 yıl önce belki de hayatımın en büyük sorumluluğunu, en önemli görevini üstlendim. Hayatımın en önemli aşamasını Türk Metal Sendikası Genel Başkanı olduğum gün yaşadım.
Bana verilen bu kutsal görevi layıkıyla yerine getirmek için emeğini bana emanet eden yüz binlerin hakkını korumak, ailelerinin, çoluk çocuğunun rızkına sahip çıkmak için göreve geldiğim günden bu yana inanın bana var gücümle çalışıyorum.
1 dakika bile soluklanmadan üyelerimize insan onuruna yaraşır bir yaşam sağlamak için, onların çoluk çocuğunun güvencesi olabilmek için, her bir üyemizin iyi ki sendikam var diyebilmesi için gecemizi gündüzümüze katıyoruz.
Benim için 1. görev Türk Metal bayrağını daha yukarı taşımak, bu bayrağa sahip çıkmaktır. Çünkü biliyorum ki Türk Metalli olmak öncelikle bunu gerektirir. İkincisi de ülkemizde tüten bacaların tütmeye devam etmesi için, çarkların dönmesi için sendika olarak üzerimize düşeni yapmak, çok çalışmak, çok üretmektir. Türkiye için üretmektir.
Çünkü bildiğiniz gibi biz iş yerimizi evimiz biliriz. Çalıştığımız iş yerinin başarılı olması bizi sevindirir. Ülkemizin sanayisi geliştikçe o başarıda payımız varsa biz de mutlu oluruz. Şundan eminim ki bugün ülkemiz sanayisinin göz bebeği bu kentte bacalar tütüyorsa, çarklar dönüyorsa bu başarıda buradaki kardeşlerimin payı vardır, Türk Metal Sendikasının üyelerinin payı vardır.
O nedenle sanayide ülkemizi uçuran, zaferden zafere koşturan, ekonomiye can veren o büyük gücün kendisi Türk Metal'in ta kendisidir, Türk Metal'dir. Biliyorum ki üretimi, emeği ve metal işçisinin örgütlü gücünü temsil eden Türk Metal'in başaramayacağı, üstesinden gelemeyeceği hiçbir şey yoktur. İşte Türk Metal'in asıl büyüklüğü budur. Türk Metal o nedenle büyüktür, o nedenle güçlüdür.
Geçtiğimiz yıl bu zamanlarda dünya ekonomilerinde yaşanan önemli gelişmelere, ortaya çıkan risklere rağmen hiçbir bahanenin arkasına sığınmadan, hiçbir mazeret üretmeden hep birlikte bir yola çıktık. Çok şükür ki 2026 yılının başında 2025-2027 toplu iş sözleşmemizi imzaladık ve alnımızın akıyla geride bıraktık. İmzaladığımız sözleşme öyle bir sözleşme oldu ki bize halen kazandırmaya devam ediyor.
Bakın iddiayla söylüyorum, bunu bizden başka yapabilecek kimse yoktur. Bunu Türk Metal'den başkası başaramaz. İşte o nedenle bunun adı zaferdir. Asıl zafer bütün olumsuz koşullara rağmen başarmaktır, her koşulda kazanmaktır.
Bu ancak çelik gibi disiplinli, sendikasına inanan, güvenen, gözünü budaktan esirgemeyen yürekli Türk Metalcilerin işidir. Onlar sizsiniz. Siz olmasanız bu zafer olmazdı.
Sözleşme bitti, artık üzerinden çok zaman geçti. Biz artık önümüze bakmak, sendikamızı büyütüp daha da güçlendirmek, bütün bölgelerdeki kalelerimizi tahkim etmek için çalışmalıyız. O nedenle sözleşme biter bitmez hiç ara vermeden kolları sıvadık. 2026 yılını örgütlenme yılı ilan ettik.
Sendikasız metal emekçilerinin Türk Metal ile buluşmasını sağlamak için çalışmalara başladık. Her bölgedeki arkadaşlarımız o günden sonra kolları sıvadılar, yoğun bir mücadeleye başladılar. Örgütlenme mücadelesi verdiğimiz iş yerlerinde tüm arkadaşlarımızın katılımıyla çetin mücadeleler verdik.
Eskişehir 1 Nolu Şubemiz de bu dönem içinde Neapco Otomotiv iş yerinin de örgütlenmesini sağlayarak çoğunluğunu aldı. İşverenin yaptığı itirazla yürütülen hukuki sürecin ardından 8 Aralık 2025 tarihinde yetki belgesi elimize ulaştı. Bu yılın başında da toplu iş sözleşmesi imzalandı.
Ayrıca 2019 tarihinde Formplast iş yerinde de örgütlenmiş, o iş yerinde de çoğunluğu sağlamıştı. İşveren yine sürece itiraz etmiş, iş yerindeki 5 arkadaşımızı da işten atmıştı. Biz de hukuk mücadelemizi devam ettirmiştik. Sonunda Yargıtay 9. Hukuk Dairesi sendikamızın Formplast iş yerinde toplu iş sözleşmesi yapma yetkisine sahip olduğuna kesin olarak karar verdi.
Ancak işveren halen masaya oturmuyor. Emekçilerin hakkını tanımamakta ısrar ediyor. Buradan o işverene sesleniyorum. Ülkemizin yargı kurumlarının verdiği karara uy. İşçinin sendika hakkına saygı duy. Ne yaptıysan olmadı, hak da adalet de yerini buldu. Artık kârlarına kâr katmanı sağlayan bu emekçilerin sendikalı olma hakkına saygılı ol. Ama şunu da bilesin, ne hakkımızın peşini ne de meşru mücadelemizi asla bırakmayacağız.
Ben buradan Türk Metal ailesine katılana Neapco ve Formplast işçilerine, emekçilerine hoş geldiniz diyorum. Hoş geldiniz değerli kardeşlerim. Ailemize güç verdiniz. Sizleri saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.
Burada ayrıca örgütlenme mücadelesi veren tüm Türk Metal kadrolarına, Türk Metalli emekçilere gönülden teşekkür ediyorum.
Ancak bildiğiniz gibi örgütlenme mücadelesi verdiğimiz iş yerlerinde bu çabamızın bir kısmı başarıyla sonuçlanırken bir kısmı ise işçilerin anayasal hakkına saygı duymayan sendika düşmanı işverenlerin tavırları nedeniyle sonuçlanamıyor. Bazılarının ise yargı süreci devam ediyor. Biraz önceki örneklerde de belirttiğim gibi yargı kararları lehimize sonuçlanıyor.
Buradan Bakanlığımızın bize verdiği yetki tespit belgesini aldığımız iş yerlerinde bile halen sendikayı düşman gören, iş yerine sendika sokmak istemeyen işverenlere seslenmek istiyorum.
Bakın, sendikasız işçi asgari ücrete mahkûm edilen işçi demektir. Hiçbir sosyal hakkı olmayan işçi demektir, güvencesiz işçi demektir. Dolayısıyla sendikasız işçi mutsuzdur, huzursuzdur. Sendikasız işçi ay sonunu zor getiren, geçim sıkıntısı içinde bunalan, bu nedenle evinde de huzuru olmayan işçidir.
Bu koşullarda çalışan insanlardan verimli üretim bekliyorsunuz. Oysa işçinin mutsuz olduğu iş yerinde huzur olmaz, verimlilik olmaz. Böyle bir iş yerinde güven olmaz. O nedenle gelin bizimle el ele verin. Gelin sosyal diyalog koşulları içinde birlikte oturalım. İş yerini de işçileri de gözeten, koruyan sözleşmeler yapalım.
Türk Metal Sendikası ülke genelinde 409 iş yerinde örgütlüdür. İddiayla söylüyorum, bu iş yerlerinin hepsinde hakkını alan huzurlu emekçiler vardır. Hepsinde verimli çalışma vardır, sosyal diyalog vardır. İşçisi de işvereni de mutludur. Bu iş yerlerinin hiçbiri işçisiyle, işvereniyle, Türk Metal ile çalıştığı için pişman değildir.
O işverenlere buradan tekrar söylüyorum. Bizim niyetimiz sizin işinize, kârlarınıza ortak olmak değildir. Bizim niyetimiz sosyal diyalog anlayışı içinde iş yerini daha da ileriye taşımak, işimizi hakkıyla yaparken hak ettiğimizi de almaktır, soframıza bir dilim daha ekmek koymaktır. Gelin size uzattığımız bu eli tutun. Üretelim, kazandıralım ama biz de kazanalım.
Kıymetli konuklar, değerli arkadaşlarım, adına ister sosyal sendikacılık deyin ister çağdaş sendikacılık deyin, Türk Metal bu alanda devrim niteliğinde çalışmalar yapan, sendikal alanda çığır açan ilklerin sendikası olmuştur. Biz üyesinden aldığı aidatı üyesine geri veren, kaynaklarını üyesi ve ailesi için harcayan bir sendika olmakla gurur duyuyoruz.
Bunun en somut örneklerinden biri her yaz kendi otellerimizde uyguladığımız eğitim çalışmalarıdır. Bu çalışmalar halen devam ediyor. Her yıl olduğu gibi bu yıl da hiç katılmayan üyelerimizden başlayarak üyelerimizi ve ailelerimizi tesislerimize, otellerimize göndermeye devam ediyoruz. Ceplerinden tek kuruş harcamadan tatil tadında eğitimler alıyorlar, Türk Metalli olmanın ayrıcalığını yaşıyorlar.
Eskişehir 1 Nolu Şubemizden geçen genel kuruldan bu yana toplam 4923 üyemiz bu olanaktan yararlanmış. 2026 yılı içinde ise şu zamana kadar bu eğitimlere 704 işçi katılmış.
Bu olanaktan yararlanan arkadaşlarımın bazen sosyal meyadaki paylaşımlarını görüyorum. Otellerimizden fotoğraflar, videolar paylaşıp bize teşekkür ediyorlar, sağ olsunlar. Ancak değerli arkadaşlarım, biz bütün bunları sizler için yapıyoruz. Biraz nefes alın, hem eğitimlerle kendinizi geliştirin hem de stresinizi atın diye yapıyoruz. Çünkü sizler her şeyin en iyisine, en güzeline layıksınız. Bunlar size ananızın ak sütü gibi helaldir. Helal olsun, helal olsun.
Bizi tercih eden, emeğini, alın terini, çoluk çocuğunun rızkını, geleceğini bize emanet eden 260.000 metal işçisine teşekkür ediyoruz. Sizlerle birlikte olmaktan, aynı yolda yürümekten, aynı safta olmaktan dolayı mutluyuz, gururluyuz. İyi ki varsınız, iyi ki bu kutsal çatı altında hep birlikteyiz.
Bir diğer çalışmamız kadın üyelerimizle ilgilidir. Biz toplumun ancak kadınlarla birlikte gelişeceğine inanan bir sendikayız. Bu inancımızı pekiştirerek yolumuzda yürümeye devam ediyoruz. Onların güçlü karakterleri ve büyük yürekleriyle dünyayı daha yaşanası bir yer yapacağına inanıyoruz. Daha adil, daha paylaşımcı, daha barışçıl ve sevgi dolu bir dünya için önce kadınlara güveniyoruz. O nedenle çalışmalarımızda önceliği kadın emekçilerimize verdik.
Kadın kollarımızı yeni bir vizyonla daha güçlü bir yapıya kavuşturmak için Genel Merkezimiz bünyesinde Kadın İşçiler Bürosunu kurduk. Koordinatörünü de atayıp göreve başlattık. Kadın çalışanların sayıca çok olduğu şubelerimizden 20 temsilci kadın arkadaşımızı kadın kolları sorumlusu olarak belirledik.
Kadın İşçiler Büromuzun organizasyonunda kadın üyelerimizin eğitimlerini onlara özel hale getireceğiz. Türk Metalli kadın emekçilere uluslararası alanda da sendikalarını temsil etmeleri için çalışmalar yapacağımızı söylemiştim. Bunun ilk adımı olarak kadın kollarındaki arkadaşlarımız Genel Başkanlığını da yürüttüğüm Uluslararası Avrasya Metal İşçileri Federasyonuna üye kardeş sendikalarımızdan başlayarak yurt dışında sendikaları ziyaret etmeye başladılar.
Bu ziyaretlerden ilki 22-26 Haziran tarihleri arasında Özbekistan'a yapıldı. Çeşitli bölgelerden 9 kadın temsilcimizden oluşan Türk Metal Sendikası kadın heyeti Başkent Taşkent'te yapılan Kadın Uygulamaları ve Sendikal İşbirliği Toplantısına katıldı. Orada sendikal konularda temaslarda bulundu.
Ardından ikinci kadın grubumuz önümüzdeki hafta Kazakistan Metal İşçileri Sendikasının davetlisi olarak Astana'ya gidecekler. Çeşitli şubelerimizden kadın kollarında görevli temsilci arkadaşlarımız orada da önemli temaslarda bulunacaklar, toplantılar yapacaklar. Bu ziyaretlerimiz devam edecek.
Türk Metal'in yiğit kadınları sendikasının bayrağı altında uluslararası alanda da kendini gösterecek, bizi şanla, şerefle temsil edecek.
Sosyal çalışmalarımız bununla da sınırlı değil. Türk Metal Çocuk Kulübümüz için planladığımız çalışmaları anlatırken Türk Metalli metal emekçilerinin çocuklarını yurt içi ve yurt dışı gezilerine göndereceğimizi, onların yeni yerler görerek ufuklarının açılmasına katkı sunacağımızı ifade etmiştim.
Yine söylediklerimizi lafta bırakmadığımızı buradan sizlere de anlatmak isterim. Türk Metal Çocuk Üyesi evlatlarımız Kazak Metal Sendikamızın ev sahipliğinde Kazakistan ziyaretini gerçekleştirdiler. Tarihi yerleri gezme fırsatı buldular. Ardından da bir diğer çocuk grubumuz Özbekistan gezisine katıldılar. Her zaman söylediğim gibi, biz yapacaklarımızı söyleyip söylediklerimizi yapacağız.
Biz asıl işimizin üyelerimize hiçbir zaman, hiçbir koşulda hayal satmak olmadığını, bize güvenen metal emekçilerine hizmet etmek olduğuna inanıyoruz. İlklerin sendikası olarak nice hizmetleri sizler için, sizinle birlikte başaracağız. Bundan asla şüpheniz olmasın.
Değerli arkadaşlarım, ben her zaman bir söz var, onu sürekli söylüyorum. Aynesi iştir kişinin lafa bakılmaz diyorum. Biz iş yapıyoruz, icraat yapıyoruz. Tekrar ediyorum, yapacaklarımızı söyler, söylediklerimizi yaparız. Bizim işimiz şampiyon olduğumuz toplu iş sözleşmeleri ile bitmez. Sizin ve aileniz için ne gerekiyorsa onu da yapmaya devam ederiz.
İşte son olarak yeni bir hizmetimizi hayata geçirdik. İstanbul Fatih'te tarihi yarımada içinde yapımını tamamladığımız ve Onursal Genel Başkanımızın adını verdiğimiz Pevrul Cavlul İşçi Evini hizmete açıyoruz.
Türk Metallilerin aileleriyle birlikte gidip kalacağı İstanbul'daki bu yeni yuvası teşkilatımıza hayırlı olsun. Bu güzel tesisi sizlere kazandırmaktan gurur duyuyorum, onur duyuyorum.
Geçtiğimiz ay sendikamızın kuruluşunun 63'üncü yıl dönümünü kutladık. Türk Metal 63 yıldır hiçbir zorluğa teslim olmadan, yılmadan, usanmadan ayakta duruyor, mücadele ediyor. Geride bıraktığımız bu yarım asrı aşan köklü mücadele tarihimizde üyelerimizden aldığımız büyük güç ve güvenle ülkemiz sanayisini büyütürken üyelerimizin ekmeğini, refahını, sofrasındaki bereketi ve yarınlara duyduğu güveni de kararlılıkla büyütmeye çalıştık.
Masada imzaladığımız her toplu sözleşme ile bu dengeyi koruduk. Ekonomik büyümenin ve üretimin gerçek kahramanları olan üyelerimizin hak ettiği değere ulaşması için sürekli mücadele verdik. Sendikal mücadelede çığır açan ilklere imza atarken attığımız her adımı geleneğe dönüştürdük. Üyelerimizin hayatına odaklanan yatırımlarımızla sendikacılığa yeni bir vizyon kazandırdık. Metal emekçileri ve aileleri en iyisine, en kalitelisine layıktır diyerek bu yüksek standartları üyelerimizin ayrıcalığı haline getirdik.
Çünkü bu emekçiler bize emanet. Bu mücadele bize emanet. İnandığımız ve kutsal bildiğimiz doğrular uğrunda mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz, omuz omuza büyüyoruz.
Üyelerimizin haklarını korumak, emeğin onurunu yüceltmek ve ülkemizin geleceğine katkı sunmak için bıkmadan, usanmadan çalışıyoruz. Geçtiğimiz dönemde önümüzdeki en keskin virajları bile hiçbir kayıp vermeden geride bıraktık. Fakat yolumuz henüz bitmiş değil. Önümüzde aşılması gereken daha nice menziller, yürünmesi gereken çetin yollar var.
Şimdi yüzümüzü geleceğe dönme zamanıdır. Azmimizi çoğaltarak, inancımızı tazeleyerek yeni kazanımların peşinde koşmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Dün olduğu gibi bugün de emeğin hakkı için mücadele edeceğiz. Bunu da hep birlikte sizlerle başaracağız. Sizlere inanıyorum, güveniyorum.
Türk Metal sadece metal işçisinin, üyesinin, Türkiye işçi sınıfının öncüsüdür, umududur. Türk Metal sadece sayısal bir büyüklükten ibaret değildir. Sendikal anlayışıyla, kültürüyle, inancıyla, heyecanıyla, mücadele azmiyle, birliği ve bütünlüğü ile büyüktür. Türk Metal sizlerle büyüktür, sizlerle güçlüdür. Sizler var oldukca Türk Metal hep en önde olacaktır. Allah hepinizden razı olsun. Hepinizle gurur duyuyorum.





