Yaz mevsiminin etkisini göstermesiyle birlikte güneş ışınlarının cilt üzerindeki olumsuz etkileri yeniden gündeme geldi. Uzmanlar, özellikle çocukluk ve ergenlik döneminde uzun süre güneşe maruz kalmanın ve bu dönemlerde ciddi güneş yanıkları yaşanmasının ilerleyen yıllarda deri kanseri riskini artırdığına dikkat çekti. Son yüzyılda güneşlenme alışkanlığının yaygınlaşmasıyla birlikte dünyada deri kanseri görülme sıklığının da arttığı belirtildi.
Uzmanlar, güneş ışınlarının yalnızca yaz aylarında oluşan geçici cilt sorunlarına yol açmadığını, uzun vadede önemli sağlık sorunlarına da neden olabileceğini ifade etti. Güneş ışınlarının ciltte kırışıklık, erken yaşlanma, leke oluşumu ve deri kanserinin en önemli nedenleri arasında yer aldığı vurgulandı. Dermatologların uzun yıllardır güneşten korunmanın önemine dikkat çekmesine rağmen, toplumdaki farkındalığın artmasına karşın deri kanseri görülme sıklığının her geçen yıl yükselmeye devam ettiği aktarıldı.
Uzmanlar, güneş koruyucu seçerken cilt tipine uygun ürün kullanılmasının önem taşıdığını belirtti. Yağlı cilde sahip kişilerin losyon formundaki ürünleri, kuru cilt yapısına sahip kişilerin ise krem formundaki güneş koruyucuları tercih etmesi gerektiği ifade edildi. Cilt tipine uygun ürün kullanımının hem koruyuculuğu artırdığı hem de düzenli kullanım açısından kolaylık sağladığı kaydedildi.
Güneş koruyucularla ilgili toplumda doğru bilinen yanlışlara da dikkat çeken uzmanlar, düzenli kullanılan güneş koruyucuların D vitamini sentezini engellediğine veya kansere neden olduğuna ilişkin bilimsel bir kanıt bulunmadığını belirtti. Bu nedenle güneş koruyucuların güvenle kullanılabileceği ifade edilirken, koruyuculuğun devam etmesi için ürünlerin yaklaşık 3 ila 4 saat etkili olduğu ve ihtiyaç halinde yeniden uygulanması gerektiği bildirildi.
Uzmanlar, güneşten korunmanın yalnızca güneş koruyucu sürmekle sınırlı olmadığını da vurguladı. Etkili korunma için pamuklu ve koruyucu kıyafetlerin tercih edilmesi, geniş kenarlı şapka kullanılması ve özellikle güneş ışınlarının en yoğun olduğu öğle saatlerinde doğrudan güneş altında kalınmaması gerektiği ifade edildi. Bu yöntemlerin güneş koruyucu kullanımıyla birlikte uygulanmasının cildi zararlı ışınlardan korumada daha etkili olduğu belirtildi.
Açık tenli ve sarışın bireylerin güneş ışınlarına karşı daha hassas olduğuna işaret eden uzmanlar, bu kişilerin en az SPF 50 koruma faktörüne sahip güneş koruyucuları tercih etmesini önerdi. Güneş koruyucuların doğru kullanıldığında cilt sağlığını korumada önemli bir destek sağladığı belirtilirken, en etkili korunmanın güneş koruyucu kullanımını gölgede kalma, koruyucu kıyafet giyme, şapka kullanma ve güneşin en yoğun olduğu saatlerde dışarıda bulunmama gibi fiziksel korunma yöntemleriyle birlikte uygulamak olduğu ifade edildi.
İstersen aynı haberi daha ajans diliyle veya yerel haber sitesi üslubuna daha uygun biçimde de düzenleyebilirim.





