Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz şu ifadeleri kullandı:

“Eskişehir’imizin geleceğine ilişkin çok önemli bir adım atmanın heyecanını yaşıyoruz. Köklü tarihi, güçlü sanayisi, üretim kültürü, verimli tarım alanları, üç üniversitesi, kültürel zenginliği ve nitelikli insan kaynağıyla Eskişehir, ülkemizin müstesna şehirlerinden biridir. Şehrimizin sahip olduğu bu güçlü birikim, bizlere önemli imkânlar sunduğu kadar geleceğe yönelik büyük bir sorumluluk da yüklemektedir.

Bizim sorumluluğumuz, devraldığımız bu değerleri korumakla yetinmeyip daha da ileriye taşımak, şehrimizin sahip olduğu potansiyeli en doğru şekilde değerlendirmek ve gelecek nesillere bugünden daha güçlü bir Eskişehir bırakmaktır.

İşte Vizyon Eskişehir 2036 Sürdürülebilir Kalkınma Programı, bu sorumluluk anlayışının ve geleceğe dair ortak irademizin ifadesidir.

Bir şehrin geleceği kendiliğinden şekillenmez. Gelecek; doğru planlamayla, güçlü iş birliğiyle, ortak akılla ve hepsinden önemlisi kararlılıkla inşa edilir. Ama burada en önemlisi, birbirimize güveneceğiz, inanacağız ve birlikte hareket etmeyi inşallah geliştireceğiz.

Biz Eskişehir’in geleceğini bugünden düşünmek, önümüzdeki 10 yılın fırsatlarını bugünden görmek ve şehrimizin sahip olduğu bütün imkânları ortak bir hedef doğrultusunda harekete geçirmek istiyoruz. Bu nedenle Vizyon Eskişehir 2036’yı hazırlarken meseleye yalnızca bugünün ihtiyaçları açısından bakmadık.

‘Eskişehir 10 yıl sonra nasıl bir şehir olmalı?’ sorusunu kendimize sorduk. Şehir merkezimiz nasıl gelişmeli? İlçelerimizin sahip olduğu değerleri nasıl daha görünür hâle getirebiliriz?

Tarımda, sanayide, turizmde, eğitimde ve teknolojide hangi yeni imkânları oluşturabiliriz? Gençlerimize nasıl daha güçlü fırsatlar sunabiliriz?

Üretimimizi, istihdamımızı ve şehrimizin marka değerini daha ileriye nasıl taşıyabiliriz? Bütün bunları yaparken ortaya koyduğumuz eserlerin, yatırımların ve çalışmaların uzun yıllar yaşamasını nasıl sağlayabiliriz?

Yani yapacağımız çalışmalar sürdürülebilir olmalı. Buna da çok dikkat edeceğiz.

Vizyon Eskişehir 2036’nın temelinde işte bu sorular bulunmaktadır. Biz Eskişehir’in geleceğine bütünüyle bakmak istiyoruz.

Odunpazarı’ndan Tepebaşı’na, Alpu’dan Beylikova’ya, Çifteler’den Günyüzü’ne, Han’dan İnönü’ye, Mahmudiye’den Mihalgazi’ye, Mihalıççık’tan Sarıcakaya’ya, Seyitgazi’den Sivrihisar’a kadar Eskişehir’in her köşesini bu büyük vizyonun bir parçası olarak görüyoruz.

Her ilçemizin farklı bir hikâyesi, farklı bir değeri ve farklı bir potansiyeli var. İşte burada ilçelerimizin farklılıklarını ortaya koyacak bu ekip çalışacak, oradaki arkadaşlardan destek alacak ve ortak projeler üreteceğiz.

‘Hadi yapalım’ deyince olmuyor arkadaşlar, siz de biliyorsunuz. İşi bilen, projede çalışan insanlara ihtiyaç var.

Burada şu proje üretilebilir ama nasıl üretilebilir? BEBKA’da şu proje üretilebilir, Avrupa Birliği’ne şu proje yapılabilir, şu kuruma bu proje yapılabilir.

Yani bizler bir yere bir şey talep etmeye gittiğimizde bize şunu diyeceklerdir: ‘Kardeşim, ne yapacaksın? İstiyorsun da ne yapacaksın?’ İşte burada bunlar önemli.

Şimdi ben gidiyorum diyelim ki Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığından para istiyorum. ‘Ya kardeşim, sen parayı ne yapacaksın?’ diye soracaklar.

Ben, ‘Parayla şunları yapacağım. Projem bu, şu imkânlarım var. Şu ilçemde ya da merkezde bunu yapacağım’ demedikten sonra kimse sana para vermez, dinlemez de.

İnşallah Vizyon Eskişehir 2036, bütün ilçelerimizin değerlerinin ortaya çıkması anlamında da bir fırsat oluşturur. Ama buna samimiyetle sahip çıkarsak olur.

Tabii biz buradan bu çalışmaları, bu değerlerin öne çıkması için takip edeceğiz. Her ilçemizin gerçekten farklı bir hikâyesi, farklı bir değeri, farklı bir potansiyeli vardır.

Bizim görevimiz bu farklılıkları ortadan kaldırmak değil, onları birer güce dönüştürmektir. Bir ilçemizin tarım potansiyelini geliştirirken diğer ilçemizin turizm potansiyelini ön plana çıkaracağız.

Bir başka ilçemizde üretimi desteklerken başka bir bölgemizde kültürü, doğal yaşamı veya farklı bir yerel değeri harekete geçireceğiz. Böylece her ilçenin kendi kimliğiyle güçlendiği ancak bütün ilçelerin aynı Eskişehir hedefinde birleştiği bir kalkınma anlayışını hayata geçirmek istiyoruz.

Aslında bu hareketimizin Eskişehir’imiz adına ne kadar gerekli olduğunu düşünsenize. Nüfusun yüzde 90’ı merkezde yaşıyor. Merkez dışındaki 12 ilçemizde ise nüfusun sadece yüzde 10’u yaşıyor.

Nüfusumuzu buralara taşımanın, nüfusu ilin geneline yaymanın tek geçerli ve gerçekleştirilebilir sebebi ekonomik. Oralarda ekonomiyi geliştirirsen, öne çıkacak değerleri ortaya koyarsan nüfusun orada kalması ve artması mümkün olabilir.

Yoksa merkez çekmeye devam eder. Şehir merkezimizde de aynı kararlılıkla hareket edeceğiz.

Eskişehir’in kültür, sanat, bilim, teknoloji, gençlik, turizm ve sosyal yaşam alanlarındaki güçlü kimliğini daha ileriye taşıyacak çalışmalarla şehrimizin yaşam kalitesini ve cazibesini artıracağız.

Kıymetli katılımcılar, böylesine kapsamlı bir hedefe hiçbir kurumun tek başına ulaşamayacağının farkındayız.

Bu nedenle Vizyon Eskişehir 2036’nın en önemli gücü ortak akıl ve iş birliği olacaktır. Valiliğimizin koordinasyonunda kaymakamlarımızı, kamu kurumlarımızı, üniversitelerimizi, meslek kuruluşlarımızı, iş dünyamızı, sivil toplum kuruluşlarımızı ve alanında uzman isimleri aynı hedef etrafında buluşturacağız.

Her kurumumuzun sahip olduğu bilgi ve tecrübe bizim için çok değerlidir. Her ilçemizin sahadan aktaracağı ihtiyaç bizim için önemlidir.

Üniversitelerimizin bilimsel birikimine, sanayicimizin üretim tecrübesine, çiftçimizin saha bilgisine, gençlerimizin enerjisine ve vatandaşımızın beklentilerine inşallah kulak vereceğiz. Çünkü Eskişehir’in geleceğini yine Eskişehir’in ortak aklıyla şekillendirmek istiyoruz.

Bu noktada bir hususun özellikle altını çizmek istiyorum. Biz yalnızca plan hazırlamak istemiyoruz. Bir sonuç almak istiyoruz.

Yapacağımız çalışmaların vatandaşımızın hayatında karşılığının olmasını, üretime, istihdama, turizme, sosyal yaşama ve şehir ekonomisine değer katmasını istiyoruz.

Bunun büyüklüğü veya küçüklüğü önemli değil. Damlaya damlaya göl olur. Önemli olan katkı sunacak çalışmayı yapabilmek. Bir anda büyük yapamazsın zaten. Küçük yaparak büyürsün. Yeter ki bir şeyler yapın. İstenirse yapılır.

Bunu kendi hayat tecrübemizden, meslek tecrübemizden mülki idare amirleri olarak biliyoruz.

Hayata geçireceğimiz yatırımları da yalnızca bugünü düşünerek değil, yıllar sonra da yaşayan, gelişen ve değer üretmeye devam eden yapılar olarak tasarlamalıyız.

Bir yatırımın temelini atmak kadar onun geleceğini planlamayı da önemsiyoruz. Yani sürdürülebilir değilse, ayakları yere basmıyorsa, bir anlam ifade etmeyecekse, ilçemizin ya da Eskişehir’imizin şartlarına uygun değilse uğraşmaya gerek yok.

Çalışma yapıyormuş gibi yapmayacağız. Olacaksa yapacağız. Ekibimizle bunları ilçelerimizde ilçe ilçe inşallah takip edecek, sizlerle çalışacağız.

İnanıyorum ki güzel çalışmalar ortaya çıkacaktır. Buradaki asıl amaç, proje üretmeyi bütüncül hâle getirmek, gücü birleştirmek, kimde hangi güç var onu ortaya koyabilmek.

İnşallah sizlerin de desteğiyle arkadaşlarımız bunu başarır. Başarırsak hepimiz kazanırız, başaramazsak kaybederiz.

İnanırsak başarırız, destek olursak başarırız. Yapacağımız çok iş var, potansiyelimizin farkındayız.

Eskişehir’imiz elbette bir marka şehir. Ama bu marka şehri daha ilerilere taşımak için potansiyel de var, kabiliyet de var, ekip de var Allah’ın izniyle.

Bir proje başlatmak kadar ortaya çıkan değerin yeni yatırımlara ve yeni fırsatlara dönüşmesini önemsiyoruz. İşte bizim sürdürülebilir kalkınmadan anladığımız budur.

Eskişehir’in önemli bir avantajı daha var: Birlikte çalışma kültürü. Bu var Eskişehir’imizde, gerçekten var.

Bugüne kadar şehrimizin ihtiyaçları söz konusu olduğunda kurumlarımızın, milletvekillerimizin, yerel yöneticilerimizin, üniversitelerimizin, iş dünyamızın ve sivil toplumumuzun ortak bir paydada buluşabildiğine birçok kez şahit oldum.

Bu da bizim için çok büyük bir zenginlik. Vizyon Eskişehir 2036 ile bu birlikteliği daha sistemli, daha uzun vadeli ve daha güçlü bir yapıya dönüştürmek istiyoruz.

Çünkü inanıyoruz ki güçlü bir gelecek, güçlü bir iradeyle mümkündür. Bizim irademiz, Eskişehir’in sahip olduğu hiçbir değeri göz ardı etmemek, hiçbir ilçemizi geride bırakmamak, mevcut imkânlarımızı en doğru şekilde değerlendirmek ve şehrimizi her alanda daha ileriye taşımaktır.

Bu nedenle bugün ortaya koyduğumuz anlayışı iki kelimeyle ifade ediyoruz: Güçlü irade, güçlü Eskişehir.

Bu söz bizim için yalnızca bir slogan değildir. Bu söz, birlikte çalışma kararlılığımızın, şehrimize duyduğumuz güvenin ve geleceğe yönelik sorumluluğumuzun bir ifadesidir.

Kıymetli hemşehrilerim, 2036 dediğimiz tarih uzak değildir. Bugün vereceğimiz kararlar, bugün başlatacağımız yatırımlar ve bugün oluşturacağımız iş birlikleri, 10 yıl sonra nasıl bir Eskişehir’de yaşayacağımızı belirleyecektir.

Biz o gün geldiğinde üreten, istihdam oluşturan, ilçeleriyle birlikte gelişen, tarımda ve sanayide gücünü artıran, bilim ve teknolojiyi kalkınmanın merkezine alan, kültürünü ve değerlerini koruyan, gençlerine fırsat sunan, yaşam kalitesi yüksek ve Türkiye’de hep örnek gösterilen bir Eskişehir görmek istiyoruz.

Sizler de biliyorsunuz, iş dünyamız biliyor, sivil toplum kuruluşlarımızın başkanları biliyor, ben biliyorum; Eskişehir’in ufku, vizyonu çok yüksek.

Gelişmeler o kadar hızlı, dönüşümler o kadar hızlı ki sen onun önünde yer alabilmek için çok hızlı, zamanında ve yerinde çalışma yapmak zorundasın. Yoksa geç kalıyorsun.

Sadece örnek olarak şunu söyleyeyim: Mesela Türkiye TOGG’u üretti. TOGG en gelişmiş teknoloji kullanılarak üretildi. Eğer biz normal bir araba yapalım deseydik geride kalırdık. Yapacağımızın en iyisini ve en gelişmişini yapmayı hedeflemeliyiz.

Tabii biz Eskişehir olarak o boyutta bir şey yapamayacağımızı biliyoruz. Ama niye olmasın diyorum, küçükten başlayarak. Hedefleri hep yüksek tutmak lazım.

Bunu kendi hayatımızda da biliyoruz arkadaşlar. Hayal etmeden başarı olmaz. Bakın, bir insan önce ‘Ben şu olmak istiyorum’ demeli, hedef koymalı ve bunun gereğini yapmalı.

Yoksa kimse gelip seni ne müdür yapar, ne kaymakam yapar, ne vali yapar, ne de doktor yapar. Bu böyle. Önce kendimiz bir karar vermemiz gerekiyor.

Onun için de Eskişehir’imiz için, ilçelerimiz için doğru kararları inşallah verelim, hedeflerimiz olsun.

İnsan hayatında olduğu gibi devletlerin hayatında da illerin gelişmesi anlamında da bu böyle. Bunu kim yapacak? İşte bizler yapacağız, bu bizlere düşüyor.

Şunu örnek alalım. Biz aslında son zamanlarda gerçekten dünyada en iyi yatırım yapan ülkelerden biriyiz.

Ama yine de yurt dışına çıktığımızda şunu hep yaşıyoruz: ‘Niye bizim çok büyük dünya markası ürünlerimiz yok?’ Çünkü birlikte hareket etmeyi çok gerçekleştiremiyoruz.

Hep orada kaybediyoruz. Daha büyük olabilmek için, dünya markası olabilmek için birlikte hareket etmek gibi bir zorunluluğumuz var aslında. Ülke olarak söylüyorum.

Biz tabii ki bu hedeflere ulaşmanın kolay olmadığını biliyoruz. Ancak Eskişehir’in gücüne inanıyoruz. Kurumlarımızın tecrübesine inanıyoruz, iş dünyamızın üretim kabiliyetine inanıyoruz.

Bakın, daha yeni birçok arkadaşımızın da bulunduğu bir proje yaptı arkadaşlarımız. Dezavantajlı çocuklarımızın, Down sendromlu ve zihinsel engelli çocuklarımızın istihdama kazandırılması için bir çalışma gerçekleştirildi.

10 çocuğumuzu işe kazandırdık. 10 kişi az olabilir ama 10 ailenin gülmesi nedir? Ne kadar kıymetlidir? Sonra o sayı bildiğim kadarıyla 17 oldu. İnşallah devam edip gidecek.

Orada bu 17’yi küçümsemeyelim arkadaşlar. Bir kişiyi bile küçümsemeyelim. Boş durmaktan, hiçbir şey yapmamaktan, yaptığımız küçük bir iyilik bile daha değerlidir.

Hiçbir şey yapmadan durursak ne olacak? Öyle geçer gider. Zaman zaten çok hızlı geçiyor.

Zaman çok hızlı geçiyor arkadaşlar. Bu geçen hızlı zamanda ne yapıyorsak yapıyoruz. Günün, saatin, saniyenin hesabını yapacağız. Yapmazsak kaybederiz.

Biz iş dünyamızın üretim kabiliyetine inanıyoruz, üniversitelerimizin bilimsel birikimine inanıyoruz.

Üniversitelerimizin halkla bütünleşmesi, halkın içinde, halk için projeler üretmesi aslında ne kadar kıymetli.

Genelde baktığımızda, son zamanlara kadar üniversiteler sadece gençlere eğitim vermekle kendilerini görevli görüyordu. Şimdi artık öyle değil. Bilimsel araştırmanın merkezi orası.

Bilimsel tespitler yapacak, ortaya koyacak bu milletin, bu ülkenin geleceği için. Aslında gençleri eğitmek, yetiştirmek bunun sadece bir kısmıdır.

Daha önemlisi araştırmadır. O kısım var mıydı? Son zamanlarda var olduğunu görüyoruz.

Ve her şeyden önemlisi Eskişehir insanının çalışkanlığına ve bu şehre duyduğu aidiyete inanıyoruz.

Bugün burada bir başlangıç yapıyoruz. Önümüzdeki dönemde fikirleri projelere, projeleri yatırımlara, yatırımları ise Eskişehir’in geleceğine değer katan kalıcı eserlere dönüştürmek için hep birlikte çalışacağız.

Bu vesileyle Vizyon Eskişehir 2036 Sürdürülebilir Kalkınma Programı’nın hazırlanmasında emeği geçen çalışma arkadaşlarıma, katkı sunan bütün kurumlara ve kuruluşlara teşekkür ediyorum.

Bundan sonraki süreçte de milletvekillerimizin, kamu kurumlarımızın, kaymakamlıklarımızın, üniversitelerimizin, meslek kuruluşlarımızın, iş dünyamızın, sivil toplum kuruluşlarımızın ve kıymetli hemşehrilerimizin desteğiyle bu vizyonu hep birlikte büyüteceğimize yürekten inanıyorum.

Ülkemiz bugün Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ortaya konulan Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda üretimden teknolojiye, tarımdan sanayiye, eğitimden sosyal kalkınmaya kadar her alanda daha güçlü bir geleceğe doğru ilerlemektedir.

Biz de Vizyon Eskişehir 2036 ile Eskişehir’imizin sahip olduğu bütün imkânları harekete geçirerek, şehrimizin potansiyelini yeni yatırımlara ve kalıcı eserlere dönüştürerek Türkiye Yüzyılı hedeflerine güçlü bir katkı sunmayı amaçlıyoruz.

Şehirlerimizin gelişmesini, üretmesini ve geleceğe daha güçlü hazırlanmasını esas alan vizyonu ve Eskişehir’imizin kalkınmasına yönelik destekleri dolayısıyla Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a şükranlarımı arz ediyorum.

Bakanlıklarımıza, milletvekillerimize, bugüne kadar şehrimizin gelişmesine katkı sunan iş insanlarımıza, sivil toplum kuruluşlarımıza, yerel yöneticilerimize, herkese teşekkür ve şükranlarımı sunuyorum.

Biz Eskişehir’in gücüne inanıyoruz. İnsanımızın azmine, kurumlarımızın tecrübesine ve birlikte başarma iradesine güveniyoruz.

Türkiye Yüzyılı’nda Eskişehir’imizi daha güçlü, daha üretken ve daha müreffeh bir geleceğe taşımak için kararlılıkla çalışacağız.

Çünkü bizim hedefimiz açık, irademiz güçlüdür. Güçlü irade, güçlü Eskişehir. Bu anlayışla çıktığımız Vizyon Eskişehir 2036 yolculuğunun Eskişehir’imize ve ülkemize hayırlı olsun."