Veteriner Hekim-Sen Eskişehir İl Temsilcisi Dr. Doğa Can Nalbantoğlu şu ifadeleri kullandı:
“Bizler Veteriner Hekim-Sen olarak oldukça yeni bir sivil toplum kuruluşuyuz. Biz de bu yola, veteriner hekimlerin yıllardır duyulmayan dertlerini duyurmak için ama her şeyden öte, siyaset üstü bir anlayışla mesleki hak kayıplarını geri alabilmek için çıktık ve bu sendikayı kurduk.
Bu yönden, siyaset dışı yaklaşımıyla ve sadece meslek siyaseti yapması yönünden Eskişehir-Bilecik Veteriner Hekimleri Odasının bu tutumu da bizim için ayrıca çok kıymetli. Kendilerine buradan hem mesleğimizin itibarını görev yaptıkları dönem boyunca çok yukarıya çıkardıkları hem de bu tutumları için huzurunuzda bir kez daha teşekkür etmek istiyorum.
İkinci olarak teşekkür etmek istediğim kurum da Emekli Veteriner Hekimler Derneği. Hep denir ya ‘Çocuklar bizim geleceğimiz.’ diye. Bu noktada Emekli Veteriner Hekimler Derneği bizim geleceğimiz. İleri yaşlarında, çeşitli sağlık problemlerine rağmen her gün bu konuda çok ciddi mücadele ediyorlar. Kendilerine huzurunuzda tekrar teşekkür etmek istiyorum.
Bir başka söylemek istediğim konu da şu: Sendikamız olarak tekrar ifade ediyorum, herhangi bir siyasi görüşümüz yok. Sadece derdimiz, meslektaşlarımızın ve mesai arkadaşlarımızın hak kayıplarının önüne geçebilmek, çalışma ortamlarını iyileştirebilmek. Bununla beraber tabii ki mesleğin kamusal alanda daha iyi icra edilmesini sağlayarak bir kamu hizmeti oluşturmak ve verimliliği artırmak gibi amaçlarımız var.
Bugün Tarım Bakanlığında yaklaşık 10 bin sağlık hizmetleri çalışanı var. Bunların 2 bin 500’ü bizim üyemiz durumunda.
13 Ekim’de açtığımız davaların ilk duruşmaları var. Bunlardan bir tanesi fiilî hizmet zammı davamız. Bir diğeri de veteriner hekimliğinde uzmanlık yönetmeliğinin hâlâ uygulanmıyor olmasıyla ilgili açmış olduğumuz dava. İkisi de 13 Ekim’de.
Umuyoruz ki bunlarla ilgili de ilerleme kaydedebiliriz. Çünkü fiilî hizmet bizim için gerçekten çok önemli. Şimdi şöyle bir durum var: Bu fiilî hizmet zammı sağlık hizmetleri sınıfında vardı. Veteriner hekimlerde de vardı, insan sağlığı çalışanlarında da vardı. Zannediyorum, benim yaşım çok yetmiyor ama 2004-2005 gibi kaldırıldı. 2017’de Torba Kanun’la bu hak yalnızca insan sağlığı çalışanlarına geri verildi.
Fakat ben şunu anlamakta gerçekten zorlanıyorum. Burada farklı meslek örgütlerinin temsilcileri de var, başkanlarımız da var. Bunu bir kez daha dile getireyim: Veteriner hekimlerin 65 yaşına kadar, gerek kamuda gerek özel sektörde sahada bu mesleği icra etmesi çok mümkün görünmüyor.
Ben herhâlde 30 yaşımdan beri çapraz bağlarımda ve menisküslerimde, ahırda aldığım yaralanmalar sonucunda oluşan yırtıklarla yaşıyorum.
Bu çok aşikâr bir şey. Bütün dünyada böyle. Bu meslek zor bir meslek. Bu meslek riskli bir meslek. Bruselloz oluyor, en önde biz koşturuyoruz. Şarbon, yani antraks oluyor, en önde biz koşturuyoruz. Ben bunların hepsine gittim.
Kuduz müşahedesine gittik. Bunun ihbarı oluyor. Bunların hepsi ölümcül hastalıklar. Ben yıllardır bunlarla ilgili çalışıyorum, hâlâ çalışıyorum.
Laboratuvardayım ama hâlâ bu risklere maruz kalıyoruz. Orada kimyasallara maruz kalıyoruz. Bu çok başka bir şey. Bu hakkı kanunla insan sağlığı çalışanları için verdiler ama ben bugün laboratuvarda hayvansal ürünlerde veteriner ilaç kalıntı analizleri yaparken herhâlde bunu başka bir evrendeki canlıların sağlığı için yapmıyorum.
Bunları insanların sağlığı için yapıyoruz ve ciddi tehlikelere maruz kalıyoruz, sürekli yıpranıyoruz. Bunu buradan çok fazla uzatmadan bir kez daha hatırlatmak ve duyurmak istiyorum.”





