ANAHTAR PARTİ

Yavuz Ağıralioğlu: "Ülkeyi ayağa kaldırın demekten vazgeçtik, ülkeyi ayağa kaldıracağız"

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, yurt dışından alışverişe yönelik kararı eleştirdi, ekonomi ve yönetim anlayışına ilişkin değerlendirmelerde bulundu

Abone Ol

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu şu ifadeleri kullandı;

"Yurt dışından ticaretle ilgili plansızlık örneğini hemen söyleyeyim, örnek de tam yerine denk gelmiş olsun. Daha önce 150 Euro olan sınırı 30 Euro’ya düşürmüştünüz. Şimdi de diyorsunuz ki: "30 Euro'yu kaldırdık, bundan sonra internetten yurt dışından alışveriş yasak."

Neyi hedefliyorsunuz, plana bakın. Dönecekler, vazgeçecekler, mecbur kalacaklar; ancak karşı karşıya olduğumuz durumu bu örnek üzerinden milletimize hatırlatayım diye söylüyorum. Şu kadarını bile planlayamayacak bir akıl bizi yönetiyor. Çin ile 46 milyar dolarlık ticaret yapıyorsunuz. Konteynerlerle mal getiriyorsunuz ancak 1,3 milyar dolarlık, ayaklarının üstünde durmaya çalışan küçük alışverişlerin yahut kendi üretim bandına daha hesaplı bir şeyler bularak bir şeyler imal edebilme hassasiyetiyle alışverişini milletinin imkanına ve avantajına çeviren insanların üstüne tepiniyorsunuz.

Bu durum milletinizde şöyle bir duygu oluşturuyor: "Yahu bu memlekette kurala uyanın canını okuyorlar. Vergiyi verenin canını okuyorlar. Nizama, sisteme uyanın canını okuyorlar." İstisna olan yaşadı, tekel olan yaşadı, kartel olan yaşadı. Fiyatı belirlemek için kâr marjı düşünce daha çok bağıran yaşadı. Sesi çıkmayan, kurala uyan ve bu şartlarda bile hayatını idame ettirmek için kendi helal kazancıyla makul yaşamaya çalışanın ise canı çıktı.

Birisi bize Allah rızası için açıklasın; bu kararınızdan sonra kim üretime başlayacak? Bu kararınızdan sonra ürettikleriyle Türkiye'de bundan daha ucuz imalat yapacak kaç tane aday var? Tercihen Ticaret Bakanımız bir açıklasın bakalım. Bu karar tekelleşmenin önünü açar, konteynerlerle mal getirenlerin önünü açar. Zaten ayakta zor duran küçük yatırımcının, bu enflasyon şartlarında cari açığı kapatmayan böyle saçma bir karara sizi götüren şey bizi şöyle tedirgin ediyor: "Bu kadarını bile hesaplayamayacak bir akıl bizi yönetiyor yahut akılsızlık."

Yakında bu karardan döneceklerdir ancak görülsün diye tekrarladım. Sizi yöneten kadronun aklına ve bu zor zamanlarda size sunduğu imkanlara itimat edersiniz. Yani şimdi size zaten vergiyle yeteri kadar yük oldular, şimdi de diyorlar ki: "Yurt dışından bir şey alırsanız bir tane de bize alacaksınız." Çözüme bakın!

Bu yüzden Türkiye'nin acilen bir yönetim değişikliğine ihtiyacı vardır. Anahtar Parti bu hassasiyetlerle kuruldu ve birinci yılını doldurdu. Her gün işaret ettiğimiz, uyardığımız, "başınıza bunlar gelecek" dediğimiz hâlde başlarına gelmiş ve ilk defa görüyorlarmış gibi davrandıklarına şahit olduğunuz bu sürecin bizim için, Türk milleti için çağrışım yaptığı tek şey seçimdir; önümüzdeki dönem bir yönetim değişikliğidir.

İnşallah önümüzdeki süreci hassasiyetle; Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni, Türk milletini güçlü yarınlara taşımak için hassasiyetle çalışarak geçireceğiz. Nöbet değişimi gibi gördüğümüz siyasetin önümüzdeki dönemine hazırlanacağız. Partimiz her geçen gün millet kalbinde büyüyor. Bizi millet kalbinde büyüten şeyin ne olduğu bu konuştuklarımızla bir daha görülsün. Biz öngörebilen, tedbir alabilen, uyarabilen ve siyaseti terbiye hattında mesuliyetle yapabilen bir kadroyuz.

Önümüzdeki döneme doğru bizi büyüten şey; milletin kalbine, umuduna, öngörülebilir vatana dair temsil ettiğimiz hassasiyetlerdir. Bundan sonra da her geçen gün partimizi siyasi merkeze, memleketin yönetim merkezine taşıyacağız. Türk milletini ayırmadan 85 milyonu daha demokratik, daha adil, daha güçlü bir ülkede yaşatma hedefine taşımak için gayret göstererek geçireceğiz.

Sürecin içerisinde İran'daki hassasiyetlerimizin Suriye'de başımıza gelenlerle mukayese edilerek taşınması gerektiğini bir kere daha hatırlatıyoruz. Yoğun bir göç dalgasıyla karşı karşıya bırakılabiliriz. Bir oldu bittiyle karşı karşıya kalabiliriz. Aradaki boşlukları Suriye'de PYD'nin doldurduğu gibi orada PEJAK'ın doldurmasına şahit olabiliriz. Desteklenecek bir PKK türeviyle İran'da da bir oldu bittiyle "üç parça Kürdistan" dedikleri, aslında Arz-ı Mev'ud’un üçüncü ayağına sonradan eklenecek dördüncü ayağını bekler durur hâle getirilebiliriz.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kuşatıldığını görüyoruz. Bu kuşatmada bizi kuvvetli yapacak olan şey "gördük, görüyoruz" demek değil; güçlü devlet, güçlü millet olmak için yürüyoruz. Dünyaya cevabınız "kınadık, protesto ediyoruz"dan daha anlamlı olacaksa ülkenizi ayağa kaldıracaksınız. Hükümet bu hakkını 23 yıldır kullanamadığı için biz Anahtar Parti'yi kurmak zorunda kaldık. "Ülkeyi ayağa kaldırın" demekten vazgeçtik, ülkeyi ayağa kaldıracağız. "Memleketinizi toparlayın" demekten vazgeçtik, memleketimizi toparlayacağız. "Çocuklarınızı duyun" demek yerine çocuklarınızla memleketi sizden alacağız. "Ülkeye hukuk lazım, hukuk getirin" demek yerine hukuksuzluğunuzun elinden memleketi kurtaracağız.

Ülkenin hukuka, demokrasiye, kalkınmaya ve umuda dair ne kadar beklentisi varsa hepsini biz karşılayacağız. Yani biz galiba bu söylediklerimiz olsun diye size "bunu yapın, şunu yapın" deme hattından çıkacağız. Artık ne yapacağımızı millete anlata anlata büyüdüğümüz bu birinci yılımızı, seçime kadar kalan zamanda iktidar olma iddiasıyla buluşturacağız. Hayırlara vesile olsun. Allah milletimizi her türlü beladan muhafaza etsin; siyasetimize ve siyasetçilerimize akıl, feraset ihsan etsin."