Eskişehir Süt Üreticileri Birliği Başkanı Yüksel Gedik şu ifadeleri kullandı;
"En büyük sorunumuz maliyetler. Maliyetler bu kadar yüksekken süte 1–2 lira zam gelmesinin hiçbir anlamı kalmıyor. Süt fiyatı düşük seviyede kalıyor ve bizi kurtarmıyor. Yem, elektrik, işçilik ve diğer tüm girdileri eklediğimizde yapılan zam eriyip gidiyor. Örneğin süte 2 lira zam gelirse, yeme üç kez zam geliyor. Üstelik üretici daha zamlı süt parasını almadan yem fiyatları artıyor. Aynı dönemde yeme üç ayrı zam yapıldı.
Süte zam gelecek denildiği anda yem fiyatları artıyor. Bir zam geliyor, ardından bir zam daha geliyor. Yani fiyatlar sabit kalmıyor. Oysa bizim istediğimiz çok yüksek bir süt zammı değil; maliyetlerimizin düşmesi. Yem firmalarının ve sanayicilerin keyfi zam yapmaması gerekiyor. Geçen yılın buğdayı, mısırı ortada. Bu kadar yüksek artışı gerektirecek bir durum yok.
Süt üreticileri yem firmalarına çalışıyor. Neredeyse hiç para kazanamıyoruz. Kendi emeğimizi, ailemizin emeğini hesaba katmadan sadece ayakta kalmaya çalışıyoruz. Çark dönsün diye uğraşıyoruz. En büyük sıkıntımız yem fiyatları. Tıpkı Ulusal Süt Konseyi gibi yem fiyatlarına da yılda bir kez düzenleme getirilmeli. Sürekli ve kontrolsüz zam olmamalı.
Yem vermeden üretim zaten mümkün değil diyorsunuz. Yemi kendimiz üretelim diyoruz ama mazot pahalı, elektrik pahalı. Sonuçta yine aynı maliyet hesabına dönüyoruz. Süt üreticisi ne yapacağını şaşırmış durumda. İnekler kesime gidiyor. Destek veriliyor deniyor ama para kazanamadıktan sonra destekle de bu iş yürümüyor. Kapıma bedava hayvan bağlasalar yine yapmam; çünkü zarar edeceğim. Sorunun temelinde sanayici ve fabrika politikaları var.
Eskişehir’de süt fabrikaları var ama kapasitesini düşürdü, adeta rölantide çalışıyor. Bölgeden çok az süt alıyor. Şehrimizde sınırlı sayıda süt topluyorlar. Çevre illerden topluyorlar; Afyon’dan, Kütahya’dan ve farklı bölgelerden süt alıyorlar. Eskiden buradan toplar, nakliye avantajıyla üreticiye 1–2 lira daha fazla verirdi. Şimdi küçüldüler ve ilçelerden çekildiler. Biz de sütü başka firmalara veriyoruz; onlar da başka illere götürüyor. Kooperatifler süt alıyor ama istedğimiz fiyatı veremiyorlar. Onların da maliyetleri yüksek; yem onlara da pahalı geliyor.
Süt ineklerinin kesime gidiyor. Süt fiyatına 1–2 lira zam gelmesiyle bu süreç durmuyor. Aylar önce “Süt 25 lira olsun” diyorduk. Şimdi 25 lira da kurtarmıyor çünkü maliyet 27 liraya çıktı. Bir litre sütün doğrudan maliyeti 27 lira. Üretici şu anda sütü ortalama 20 liradan satıyor. Ocak ayının zamlı ödemesi bile henüz yapılmadı. Bu şartlarda üretici nasıl para kazanacak? Üreterek zarar ediyoruz. Böyle giderse hayvancılık biter. Nitekim üyelerimiz birer birer üretimi bırakıyor. Damızlık Birliği’nde de, Süt Üreticileri Birliği’nde de tablo aynı. “Süt fazlası var” deniyor ama bizim bölgemizde tam tersine üretim bitmek üzere."