Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Hasan Demir şu ifadeleri kullandı;

"2017 kirli referandumu ve 2018 Cumhurbaşkanlığı seçimi sonrası parlamenter sistemin kaldırılarak iki dudak arasında yönetilmeye başlanan Türkiye maalesef ki yanlış ekonomik politikalar neticesinde üretimden uzaklaşmış, ithalat ihracat dengesi ortadan kalkmış, tarımda ve hayvancılıkta dahi dışa bağımlı bir ülke haline getirilmiştir. Gerek pandemi gerekse 6 Şubat depremleri üst üste gelince ülke ekonomik olarak çöküş aşamasına sürüklenmiştir. Tabii bu durumlardan en fazla etkilenen orta sınıf olmuş ve tabiri caizse günümüze gelindiğinde orta sınıf ortadan kalkmıştır. Çalışan, emekli, esnaf, memur neredeyse herkes yoksulluk sınırı altında büyük kısmımız da açlık sınırı altında hayat sürmeye mahkûm edilmiştir.

Her ne kadar halkımı enflasyona ezdirmeyeceğim söylemi fiili olarak Cumhurbaşkanının söylemi olsa da yapılan maaş zamları bize göstermektedir ki Türk toplumu ekseriyetle enflasyonun altında kalmış, enflasyon Türk toplumunun üzerinden buldozer gibi geçmiştir. 2026 maaş artışlarında asgari ücret 28.075, memur emeklisine %18,60, SGK ve Bağ-Kur emeklisine %12,19 zam verilmiş en düşük emekli maaşı da 20.000 TL olarak sabitlenmiştir. 2025 yılında en düşük emekli maaşı alan sayımız 4 milyon iken maalesef 2026 itibarıyla bu sayı 5 milyona yükselmiştir. Yani uzun zamandır Türk milleti ekonomik düzeyde en aşağıda biriktirilmekte ve yaşam standartları her gün aşağı çekilmektedir.

Başka bir konumuz adı milli kendi gayrimilli olan Eğitim Bakanlığının ilkokullardan Atatürk, İstiklal Marşı ve Gençliğe Hitabe'nin kaldırıldığı ve adına Gelişim Raporu dendiği bir icatla karşımıza çıktı tekrar. Burada görüyorsunuz yukarıda Milli Eğitim Bakanlığının geçmişte verdiği karne, ilkokullara verilen karne, aşağıda da mevcut Eğitim Bakanlığının ilkokullarda uygun gördüğü Gelişim Raporu adı altındaki bir safsata. Burada şunu görüyoruz, eğitim millileşmekten hızla uzaklaşmakta ve maalesef milli değerlerimiz örselenmektedir. Bizler Atatürk çizgisinde Türk milliyetçileri Zafer Partililer milli iktidarın tesis edildiği ilk gün ilk işimiz Eğitim Bakanlığını millileştirmek olacaktır.

Son dönemlerde artan asayiş sorunları, çete hadiseleri ve çete yapılanmalarına kurban giden genç kardeşlerimizin yaşadıkları, öldürülme hadiseleri ve üzerine yetmiyormuş gibi ailelerine yapılan tehditler hakaretler. Buradan da büyük Türk milletini uyanık olmaya davet ediyoruz ve devletimizi bir an önce bu operasyonları genişletip faillerin en yüksek cezalarla cezalandırılmasını talep ediyoruz.

Gelelim günümüzün konusuna dün Mardin Nusaybin'de yaşanan arsızlığa namussuzluğa; evet, Türk bayrağı bizim için her şeyden üstün, her şeyden önemlidir. Biz Türk milleti olarak binlerce yıldır sancağına bayrağına yegâne sahip çıkan milletiz.

Bu manada sözlerime Arif Nihat Asya'nın, bayrak şairimiz Arif Nihat Asya'nın şiiriyle başlamak istiyorum:
"Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü,
Kız kardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü,
Işık ışık, dalga dalga bayrağım!
Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım.
Sana benim gözümle bakmayanın mezarını kazacağım.
Seni selamlamadan uçan kuşun yuvasını bozacağım.
Dalgalandığın yerde ne korku ne keder;
Gölgende bana da bana da yer ver!
Sabah olmasın, günler doğmasın ne çıkar,
Yurda ay yıldızının ışığı yeter."

Evet, şanlı bayrağımızı öncelikle bizim adetimizdir öperek alnıma götürüyorum ve bayrağımıza yapılan hakaret Türk milletine yapılmış hakarettir, bunun bilinmesini istiyorum. Bu hakaretler silsilesi ne zaman başladı ve ne zaman sonlanacak? Evet, 1996 yılı Ankara'da HADEP Kongresi'nde ilk yaşadık biz bu bayrak hadisesini. HADEP Kongresi'nde bölücü unsurların temsil edildiği HADEP Kongresi'nde Türk bayrağımız maalesef yerlere atılmıştı. Daha sonra 2014 yılında birinci ihanet sürecinde yaşadık Diyarbakır Lice'de askeri üsten bayrağımız indirildi. Ve son olarak da dün Mardin Nusaybin'de yaşadık ikinci ihanet sürecinde.

Ekim 2024 tarihinde başlayan ikinci ihanet süreci bünyesinde birçok ihaneti barındırmış ve maalesef gelinen noktada şımartılarak cesaretlendirilmiş bölücü unsurlar dün o cesaretle şanlı Türk bayrağımızı gönderden indirme cesaretini sergilemiştir. Hem birinci hem de ikinci ihanet sürecinde üzerine basa basa haykırdığımız terörle müzakere olmaz mücadele olur haykırışlarımız boşuna değildi. Evet, terörle müzakere olmaz terörle mücadele olur. Bu denklemde Türk milleti olarak bayrağımızı, şehidimizi, gazimizi sonuna kadar savunacak ve bölücü unsurların karşısında dimdik olduğumuzu her ortamda haykıracağız.

Bu minvalde arkadaşlar Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanlığı olarak vatansever Eskişehir halkımızı 25 Ocak pazar günü saat 14:00'te Ulus Anıtı'ndan başlayacak ve Vilayette Valilik Meydanı'nda son bulacak bayrağa saygı yürüyüşümüze davet ediyoruz. Evet, bizim ortak değerimiz yegâne birlikteliğimizin en büyük temsilcisi şanlı bayrağımızı alın ve 25 Ocak Pazar günü saat 14:00'te Ulus Meydanı'nda birlikte haykıralım bayrağın inmeyeceğini tüm unsurlara birlikte haykıralım.

Ve sözlerime 1996'da HADEP Kongresi sonrası bayrak hadisesinden sonra Aşık Sefai'nin yazdığı şiirle son vermek istiyorum:

"Bayraksızlar bayraksızlar,
Yere düşse bayraksızlar,
Nereden bilsin kıymetini
Soysuz sopsuz bayraksızlar."