Eskişehir Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanı Adnan Karamanlı şu ifadeleri kullandı:

"Bir hafta Erzurumlular, ertesi hafta da Karadenizliler Eskişehir'de festival yapacakmış. Şimdi festivaller doğru, ancak dozunda ve tadında yapılırsa doğru. İnsanlar memleketlerinden ayrılmış, büyükşehirlere yerleşmiş. Eskişehir'de Erzurumlu var, Karslı var, Ardahanlı var, Emirdağlı var. Herkesin kendi kültürü, geleneği ve göreneği var.

Bu insanlar senede bir kez festival düzenlesin. Geleneklerini, göreneklerini yaşatsınlar. Yöresel yemeklerini, tatlılarını ve ürünlerini getirip tanıtsınlar. Eskişehir'de yaşayan vatandaşlarımız da bunların tadına baksın, isteyen satın alsın. Buna hiçbir itirazımız yok. Festival iki gün, üç gün veya beş gün sürebilir. Ancak senede bir kez yapılmalı.

Eskişehir'de bu festivallerin tadı kaçmıştı. Bir organizatör sürekli festival düzenliyor, bu işten ciddi paralar kazanıyordu. Neredeyse her hafta festival yapılıyordu. Biz bu durumu Büyükşehir Belediye Başkanımız Ayşe Hanım'a da anlattık. Dedik ki festivallere karşı değiliz, ancak bunlar senede bir kez yapılmalı. Her hafta festival olmaz.

Ardahan kaşarı, Erzurum peyniri, Erzurum balı, Erzincan'ın yöresel ürünleri adı altında satış yapılıyor. Ancak satılan ürünlerin gerçekten o yörelere ait olup olmadığı belli değil. Eskişehir halkının da mağdur edildiğini söyledik. Üstelik vergi konusunda da sorunlar olduğunu ifade ettik. Biz bu tür organizasyonlara karşıyız.

Sağ olsun Büyükşehir Belediyemiz de bizimle istişare etti. Bu tür festivallere artık izin verilmiyor. Ancak gerçekten amacına uygun düzenlenen festivaller elbette yapılmalı. Ben de Emirdağlıyım. Yarın Emirdağlılar da festival düzenleyebilir. Emirdağ'ın yöresel lezzetlerini getirip tanıtabilirler. Ancak bu da senede bir kez olmalı.

Bu işin fazlası hem Eskişehir esnafına zarar veriyor hem de vatandaşlarımızı mağdur ediyor. Vatandaş festivalden ürün satın alıyor, sonra şikayet için bize geliyor. Geçen festivallerden birinde bir vatandaş tereyağı diye ürün almış, içinden patates püresi çıkmış. Böyle şeyler yaşanıyor. Peki, bu festivalleri kim denetliyor? Ortada yeterli bir denetim mekanizması da yok.

Sonradan öğrendik ki bir organizatör firmaları topluyor, onlardan para alıyor ve sürekli festival düzenliyor. Bizim karşı çıktığımız organizasyonlar bunlar. Yoksa senede bir kez yapılan, hemşehrilerin bir araya geldiği, yöresel kültürlerin tanıtıldığı festivallere karşı değiliz.

Belediyeler bu konuyu biliyor. Daha önce aynı festival düzenlenmişse yeniden yer vermiyorlar. Yoksa belediyeler hiçbir festivale izin vermiyor diye bir durum yok. Amacına uygun, doğru bir festival düzenleniyorsa elbette yer veriliyor.

Dede Korkut Parkı'ndaki organizasyonlarla ilgili de yetkililerle görüşeceğiz. Eğer senede bir kez düzenleniyorsa belediyenin tahsis ettiği alanda da yapılabilir, devletin alanında da yapılabilir. Dede Korkut Parkı'nda yapılmasında da bir sakınca yok. Ancak bunun sürekli hale getirilmemesi gerekiyor.

Açıkçası Dede Korkut Parkı'nda yeniden festival yapılacağını ben de yeni duydum. Daha önce de burada festivaller düzenlenmiş. Üç ay önce, altı ay önce aynı organizasyonlar yapılmışsa buna dikkat edilmesi gerekiyor.

Hemşehri dernekleri vatandaşlarını bir araya getirsin, kültürlerini tanıtsın, birlikte etkinlikler düzenlesin. Biz buna karşı değiliz. Ancak bu işin tadını kaçırmasınlar. Festivalleri sürekli ticari kazanç sağlayan organizasyonlara dönüştürmesinler. Eskişehir esnafına zarar vermesinler, Eskişehir halkını da mağdur etmesinler. Bizim itirazımız buna."