Eskişehir’in Tepebaşı ve Mihalgazi ilçeleri sınırlarında hayata geçirilmek istenen maden projesi hakkında konuşan Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç şu ifadeleri kullandı;

"Bozdağ, Türkiye'de çok farklı bir ekosistemi olan alan bir yer. Sarıcakaya ve Iğdır bu şekilde. Maalesef Eskişehir'in şu anda %70'inde maden aramalarının ruhsatı verildi.

Türkiye’de bu maden sistemi gerçekten büyük bir sorun. Bu hükümet, toprağın üstünden sonra şimdi de altını kontrol altına almaya çalışıyor. Türkiye’nin birçok şehrinde maden arama ruhsatları verildi. Önce bir katliam yasası çıkarıp ardından o yasa üzerinden ilerliyorlar. Çünkü o yasayla birçok şeyin önü açılıyor.

Biz Eskişehir halkı ve belediyeleri olarak buna şiddetle karşı çıkıyoruz. Termik santrale nasıl karşı çıktıysak, maden aramalarına da aynı şekilde karşıyız. Çünkü maden arama, doğayı, suyu, yeşili ve ekosistemi yok eden bir sistem. Siyanürle işlem yapıyorlar.

Siyanür göletleri yapılıyor. Ardından bu alanlar terk ediliyor. O vatandaş siyanürle nasıl baş edecek, susuzlukla nasıl mücadele edecek?

Kanadalılar kendi ülkelerinde toprağı kazmıyor, ancak buraya gelip Türkiye’de maden arıyor. Buna nasıl razı olalım?

Bu nedenle pazartesi günü ben de toplantıya katılacağım. Eskişehir halkının da orada olmasını rica ediyorum. Gerçekten mücadele edilirse bunlar engellenebilir. Özellikle arkadaşlarımızın çok büyük emeği var. Onlara şahsım adına ve Eskişehir adına teşekkür ediyorum.

Mihalgazi’de bildiğiniz gibi AK Parti belediyesi var. AK Parti belediyesi olabilir, buna saygı duyuyorum; ancak kendi yaşadıkları topraklara zarar vermemeleri gerekir. Bu çok önemli bir konu. Aksi halde yarın bir gün başka kapılarda çalışmak zorunda kalabilirler. Hastalıklar da yaygınlaşabilir.

Çünkü siyanür insan sağlığına ciddi zarar verir. Bugün yağmur yağsın diye dua ediliyor. Suya en büyük zarar veren unsurlardan biri de altın madenciliği. Bunun yanında ekosistem de yok olur. Toprak, ağaç, böcek, kuş, vahşi hayvan; kısacası tüm canlılar zarar görür. İnsan da bundan etkilenir.

Bu nedenle buna şiddetle karşı çıkıyorum. Eskişehir halkının da bunu kabul edeceğini düşünmüyorum."