Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, 5 Haziran Dünya Çevre Günü dolayısıyla yayımladığı açıklamada iklim krizi, çevre tahribatı, plansız kentleşme ve doğal yaşam alanlarının yok edilmesi gibi sorunlara dikkat çekti. Çevre mücadelesinin yalnızca yerel yönetimlerin çabalarıyla sürdürülemeyeceğini belirten Dt. Ahmet Ataç, çevrenin korunmasının kalıcı ve bilimsel temellere dayanan bir devlet politikası haline getirilmesi gerektiğini ifade etti.

Dünya genelinde çevre sorunlarının her geçen gün daha görünür hale geldiğini kaydeden Dt. Ahmet Ataç, iklim değişikliğinin etkilerinin daha sık hissedildiğini, doğal kaynaklar üzerindeki baskının arttığını ve çevreye yönelik tehditlerin yaşamın her alanını etkilediğini belirtti. Bu nedenle çevre konusunun dönemsel gündemlerin ötesine taşınması gerektiğini dile getiren Dt. Ahmet Ataç, çevrenin korunmasına yönelik politikaların uzun vadeli bir anlayışla ele alınmasının önemine vurgu yaptı.

Çevre sorunlarının yalnızca belediyelerin imkânlarıyla çözülemeyeceğini ifade eden Dt. Ahmet Ataç, “Türkiye’de çevrenin korunması, ertelenebilir ya da dönemsel bir gündem olmaktan çıkarılmalı, kalıcı, bilimsel, katılımcı ve bağlayıcı bir devlet politikası haline getirilmelidir. Unutulmamalıdır ki doğayı korumak, geleceği korumaktır. Çevreyi savunmak, yaşam hakkını savunmaktır” dedi.

Açıklamasında doğal yaşam alanlarının korunmasının önemine değinen Dt. Ahmet Ataç, merkezi yönetimin çevresel değerleri koruma konusunda önemli sorumlulukları bulunduğunu belirtti. Ormanların, derelerin, meraların, tarım alanlarının, su havzalarının ve doğal yaşam alanlarının korunmasının öncelikli görevler arasında yer aldığını ifade eden Dt. Ahmet Ataç, çevreye zarar verdiği yönünde kamuoyunda eleştirilen uygulamalara karşı daha hassas davranılması gerektiğini söyledi.

Dt. Ahmet Ataç, “Merkezi iktidarın görevi, ormanları, dereleri, meraları, tarım alanlarını, su havzalarını ve doğal yaşam alanlarını korumaktır. Kamuoyunda çevre katliamı olarak nitelendirilen projelere, vahşi madencilik uygulamalarına, ekolojik dengeyi bozan rant odaklı yatırımlara ve bilimsellikten uzak girişimlere izin verilmemelidir. Doğayı yok eden hiçbir proje kalkınma olarak sunulamaz. Gerçek kalkınma, toprağı, suyu, havayı, ormanı, canlı yaşamını ve insan sağlığını koruyarak mümkündür” ifadelerini kullandı.

Çevre politikalarının toplumun tüm kesimlerini ilgilendiren bir konu olduğuna dikkat çeken Dt. Ahmet Ataç, doğanın korunmasını merkeze alan güçlü bir anlayışa ihtiyaç duyulduğunu belirterek, “Bugün ülkemizin ihtiyacı olan şey, doğayı rantın karşısında savunan güçlü bir çevre politikasıdır. Çocuklarımızın geleceğini korumak istiyorsak, çevreyi yalnızca kriz anlarında hatırlayan değil, her alanda önceleyen bir yönetim anlayışını egemen kılmak zorundayız” diye konuştu.

Çevre sorunlarının toplumun her kesimini aynı ölçüde etkilemediğini de vurgulayan Dt. Ahmet Ataç, özellikle dezavantajlı grupların çevre krizinin sonuçlarıyla daha yoğun şekilde karşı karşıya kaldığını söyledi. Çocukların, yaşlıların, engellilerin, kadınların ve düşük gelirli vatandaşların çevresel sorunlardan daha fazla etkilendiğini belirten Dt. Ahmet Ataç, çevre konusunun aynı zamanda sosyal adalet boyutu taşıdığına işaret etti.

Dt. Ahmet Ataç, “Çevre krizinin en ağır sonuçlarını çoğu zaman kırılgan kesimler, çocuklar, yaşlılar, engelliler, kadınlar, düşük gelirli yurttaşlar ve sosyo-ekonomik açıdan daha dezavantajlı gruplar yaşamaktadır. Çevre sorunu aynı zamanda bir sosyal adalet meselesidir. Bu nedenle çevre mücadelesi, yalnızca doğayı koruma mücadelesi değil, aynı zamanda eşit, adil ve insanca yaşam hakkı mücadelesidir” dedi.

Tepebaşı Belediyesi olarak çevre alanında uzun yıllardır çalışmalar yürüttüklerini belirten Dt. Ahmet Ataç, sürdürülebilir ve insan odaklı bir kent anlayışıyla hareket ettiklerini ifade etti. Enerji verimliliği, yenilenebilir enerji uygulamaları, geri dönüşüm çalışmaları, atık yönetimi, çevre eğitimleri ve yeşil alanların korunmasına yönelik projelerin bu yaklaşımın önemli parçaları olduğunu söyledi.

Çevre bilincinin küçük yaşlardan itibaren geliştirilmesine önem verdiklerini kaydeden Dt. Ahmet Ataç, çocuklara yönelik projelerin yanı sıra Yeryüzü Ekoloji Okulu gibi çalışmalarla doğa farkındalığını artırmayı amaçladıklarını dile getirdi.

Dt. Ahmet Ataç, “Tepebaşı Belediyesi olarak bizler, bu sorumluluk bilinciyle uzun yıllardır çevreye duyarlı, sürdürülebilir ve insan odaklı bir kent anlayışıyla çalışıyoruz. Enerji verimliliği projelerinden yenilenebilir enerji uygulamalarına, geri dönüşüm çalışmalarından atık yönetimine, yeşil alanların korunmasından çevre eğitimlerine, çocuklarımızda doğa bilinci oluşturacak projelerden Yeryüzü Ekoloji Okulu gibi örnek çalışmalara kadar pek çok alanda kararlılıkla hareket ediyoruz. Tepebaşı’nda hayata geçirdiğimiz çevreci uygulamalarla yalnızca bugünün ihtiyaçlarına yanıt vermeyi değil, gelecek kuşaklara daha yaşanabilir bir kent bırakmayı hedefliyoruz. Bizim yerel yönetim anlayışımızda çevre, tali bir başlık değil, kent politikalarının, sosyal politikaların ve yaşam hakkının ayrılmaz bir parçasıdır” ifadelerini kullandı.