Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, 18. Uluslararası Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu’nun açılışında yaptığı konuşmada organizasyonun 25 yıllık geçmişini, Eskişehir’de pişmiş toprak sanayisinin gelişimini ve bu yıl gerçekleştirilecek çalışmaları anlattı.

Sempozyumun 2001 yılında başladığını belirten Ahmet Ataç, “Ben bu sempozyumun tarihi geldiği zaman, ‘Tepebaşı’nın düğünü geldi.’ diyorum” dedi. Eskişehir’de ilk kiremit üretiminin 1926 yılında Anadolu-Alman Tuğla Fabrikası Anonim Şirketi ile başladığını aktaran Ahmet Ataç, 1927’de Eskişehir Mahsuller Kiremit ve Makine Tuğlası Limited Şirketinin kurulduğunu söyledi.

Ahmet Ataç, sonraki yıllarda Kurt Kiremit, Çiftkurt, Aslan ve Başak kiremit fabrikalarının üretime başladığını hatırlatarak, “Pişmiş toprak, Tepebaşı için emek, kültür, dayanışma ve kent belleğidir” ifadelerini kullandı.

Sempozyumun bu tarihsel geçmiş üzerine kurulduğunu anlatan Ahmet Ataç, amaçlarının pişmiş toprağın sanayi geçmişini bilim, sanat ve kentin günlük yaşamıyla buluşturmak olduğunu söyledi. Ahmet Ataç, “Pişmiş Toprak Sempozyumu Eskişehir’in mirasıdır. Tepebaşı’nın belleğidir. Kentimizin açık hava sanat havzasıdır” dedi.

Bugüne kadar sempozyuma 159 Türk ve 69 yabancı olmak üzere 228 sanatçının katıldığını açıklayan Ahmet Ataç, Eskişehir’e 244 pişmiş toprak heykel kazandırıldığını belirtti. Ahmet Ataç, sempozyumun sektör, sanat ve bilim olmak üzere üç temel ayağı bulunduğunu, geçmiş dönemlerde 400’ü aşkın bilimsel bildirinin yayımlandığını söyledi.

Bu yıl 6 Türk ve 2 yabancı olmak üzere 8 sanatçının eser ürettiğini belirten Ahmet Ataç, Türkiye’den Ayşegül Veryeri, Ercan Dural, Tuğba Önder, Bilgen Salur, Özgür Yıldız ve Ümit Gürsoy’un, Japonya’dan Mariko Okuba’nın ve Fransa’da yaşayan Çinli sanatçı Ying Xiang’ın sempozyuma katıldığını açıkladı.

Prof. Bilgehan Uzuner’in de “Gelenek Gelecek” sergisiyle sempozyumda yer aldığını söyleyen Ahmet Ataç, “Bilgehan Hocamla 25 yıldır bu sempozyuma çok ciddi emek verdik” dedi.

Sempozyumun geçmiş yıllarda hayatını kaybeden bilim, sanat ve spor dünyasından isimlerin anısına düzenlendiğini hatırlatan Ahmet Ataç, bu yıl organizasyonun 13 Mart 2026’da hayatını kaybeden Prof. Dr. İlber Ortaylı anısına gerçekleştirildiğini belirtti.

Pandemi sonrasında kolektif eser çalışmalarına başladıklarını anlatan Ahmet Ataç, ilk olarak hayatını kaybeden sağlık çalışanları anısına “Varlığımız Sağlığınız Anıtı”nın hazırlandığını söyledi. Ahmet Ataç, 520 sağlık çalışanının isminin tuğlalara yazıldığını, 57 sanatçıdan yaklaşık 450 parçanın geldiğini ve bunların ortak bir eserde birleştirildiğini aktardı.

Cumhuriyet’in 100. yılında ise “Sonsuz Cumhuriyet Anıtı”nın hazırlandığını belirten Ahmet Ataç, eserde 25 sanatçı ve 26 asistanın çalıştığını söyledi. Ahmet Ataç, 2025 yılında da Friglerden günümüze ulaşan Yazılıkaya’nın çağdaş sanatla yeniden yorumlandığını ve çalışmanın 9 sanatçı ile 24 asistan tarafından gerçekleştirildiğini kaydetti.

Bu yılın temasının “Atatürk ve Çocuk” olduğunu açıklayan Ahmet Ataç, sanatçıların ortak çalışmasıyla bir Atatürk Anıtı hazırlanacağını belirtti. Ahmet Ataç, çocukların hazırlayacağı çiçeklerin de eserin montajında kullanılacağını söyledi.

Sempozyum kapsamında geleneksel yemek yarışmalarının da gerçekleştirileceğini ifade eden Ahmet Ataç, cumartesi günü öğleden önce Down sendromlu çocukların, öğleden sonra ise Beldevlerinden yaklaşık 100 kadın kursiyerin yarışacağını açıkladı. Yarışmaların sebze, et yemeği, hamur işi ve tatlı olmak üzere dört kategoride yapılacağını belirtti.

Ahmet Ataç, Kılıçoğlu firmasına, Şeref Burak Özaydemir’e, Savaş Özaydemir’e, EFES Başkanı Rüştü Şentuna’ya, Espark Alışveriş Merkezine, Cassaba Modern’e, Espark yönetimine ve sempozyuma destek veren 25 kurum ve kuruluşa teşekkür etti. Ahmet Ataç ayrıca danışma kurulu üyeleri Hulusi Buyana, Mehmet Baturay Özkan, Mehmet Kaya ve Özge Kiraz ile belediye çalışanlarına teşekkür ederek, sempozyumu gelecek yıllarda da sürdürmek istediklerini söyledi.