Yargıtay Genel Hukuk Kurulu, kiracıların yalnızca kira bedelini değil, aidat ve fatura gibi yan giderleri de zamanında ödemekle yükümlü olduğuna ilişkin dikkat çeken bir karara imza attı. Karar, bu giderleri ödemeyen kiracılar hakkında tahliye sürecinin daha kısa sürede tamamlanabilmesinin önünü açtı.
Kurulun verdiği karara göre, kira bedeli dışında kalan aidat, elektrik ve su gibi giderler de kira borcunun bir parçası olarak kabul edildi. Bu giderlerin ödenmemesi halinde, kiracıya yazılı bildirimle 30 günlük süre tanınacak. Bu süre içinde ödeme yapılmazsa, borcun gecikmiş sayılacağı ve tahliye sürecinin başlatılabileceği belirtildi.
KARARIN KAPSAMI NETLEŞTİ
Yargıtay Genel Hukuk Kurulu, Borçlar Kanunu kapsamında kiracının sorumluluklarını açık şekilde ortaya koydu. Kurul, kiracının sadece kira bedelinden değil, kullanım sırasında ortaya çıkan yan giderlerden de sorumlu olduğunu vurguladı. Aidat ve faturaların ödenmemesinin, sözleşmenin sona erdirilmesi ve kiracının çıkarılması için geçerli bir neden sayılacağı kararda açıkça yer aldı.
Kararda, icra yoluyla başlatılan işlemler sonrasında verilen 30 günlük sürenin önemine dikkat çekildi. Bu süre içinde ödeme yapılmaması halinde, borcun kesinleşmiş sayılacağı ve tahliye işlemlerinin hızla ilerleyebileceği ifade edildi.
TÜM MAHKEMELER İÇİN BAĞLAYICI
Gayrimenkul Hukuku Uzmanları, alınan kararın uygulamadaki etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Avukat Ali Güvenç Kiraz, kararın sadece belirli dosyalarla sınırlı olmadığını belirterek, “Yargıtay Genel Hukuk Kurulu kararları tüm mahkemeler için bağlayıcıdır” dedi.
Uzmanlar bazı kiracıların yalnızca kira bedelini ödediğini, aidat ve fatura gibi giderleri ise aksattığını ifade ederek, “Bu tür eksik ödemeler artık açık şekilde tahliye nedeni sayılıyor” ifadelerini kullandı.
Kararla birlikte uygulamada yaşanan belirsizliklerin ortadan kalktığını belirten uzmanlar icra takibi sonrasında tanınan 30 günlük sürede yan giderlerin ödenmemesi halinde tahliye kararlarının daha hızlı şekilde uygulanabileceğini söylüyorlar.
Yeni kararın ardından, kira ilişkilerinde yan giderlerin önemi bir kez daha netleşirken, uygulamada yaşanan farklı yorumların da büyük ölçüde sona ermesi bekleniyor.





