Eskişehir Büyükşehir Belediyesi CHP Meclis Üyesi Ali Haydar Çelik şu ifadeleri kullandı;

"Her kesin hesapta olduğu gibi, bugün gene AKP sözcülerini izlerken, hemen bir önceki yıl ondan önceki yıllar hafızamda yeniden canlandı. Yani kopyala yapıştır gibi, birbirinden farkı olmayan değerlendirme ve eleştiriler.

27 yıldır bu şehri yöneten belediyemizin ki son 1 yıl içerisinde geçen ay faaliyet raporunda da ifade ettiğimiz şekliyle önümüzde zaten faaliyetler ki ben geçen ay faaliyetleri anlatırken zaman yetmemişti, bazılarında anlatamamıştım. Ama buna rağmen Eskişehir'de hiçbir faaliyetin yapılmadığı şeklinde bir söylemin halk tarafından karşılık bulmadığını, aynı söylemi ısrarla tekrar etmelerinin onlara da hiçbir siyasi getirisi olmayacağını yıllardır görüyor, yaşıyoruz.

Şimdi sosyal hizmetler bütçesinin büyümesiyle ilgili ifade ettikleri konu, ülkenin gerçeğinin Eskişehir'de fakirleşmeyle birlikte yansımasıdır. Yani yoksullaşan yurttaşlarımız belediyemizden sürekli sosyal hizmetlerle ilgili talepte bulunuyorlar ki bu anlamda bu ihtiyacı karşılayabilmek adına sizlerin yapması gereken görevleri belediye kendi üstüne almak zorunda kalıyor. Onun için hiç şaşırmayın, niye şaşırıp burada bir de bu konuda ısrarla tavır takınmaya çalışıyorsunuz?

Kentsel dönüşümden bahsettiniz. Biz kentsel dönüşüm yapıyoruz. En son 111 daire, 4 iş yeri, bir kreş temeli attık. Siz hangi durumdasınız? Bunu hiç ifade etmiyorsunuz. Artı sanki bu ülkeyi siz yönetmiyorsunuz, sizin elinizde yönettiğiniz hiçbir belediye yok, o belediyeleri hiç görmüyorsunuz. Burada büyükşehirle ilgili hamasi birtakım söylemlerde bulunuyorsunuz. Kültür sanatla ilgili harcamalar Eskişehir için gayet doğal. Eskişehir halkı kültürü, sanatı seviyor. Eskişehir zaten dünyada kültür sanat şehri olarak tescillenmiş. Bu bağlamda, yani bu söylemleriniz açıkçası benim açımdan anlaşılır gibi değil. Zaten halkımız da bu söylemleri çok anlamış değil diye düşünüyorum çünkü ortada bir gerçek var. Yürütülen faaliyetler, yapılan hizmetler var ve bu hizmetlere karşı tamamen ret, inkâr tutumu var. Keşke birkaç tanesini öne çıkarıp da başta Büyükşehir Belediye Başkanımız olmak üzere belediyemize teşekkür etseydiniz. O zaman hiç olmazsa hepimiz açısından daha verimli, sağlıklı bir meclis oturumu olurdu diye düşünüyorum.

Şimdi tabii, hezeyanınız normal. Eskişehir'de siz belediye falan yönetmediğiniz için bunun nasıl yönetildiği konusunu anlamamanın burada ifade tarzını sizlerden görüyoruz, yakalıyoruz. Bir kere hizmet olmadan, faaliyet olmadan öyle gazetelere ilan vererek falan halkın kandırıldığı söylemi, yani nasıl bir söylem anlaşılır gibi değil. Neyin algısı? Yapılan faaliyetler burada ifadesini buluyor ve basında da onlar yansıyor. Şimdi olmayan bir şeyi basında biz yaptık diye nasıl ifade edelim? Şimdi bunlar nasıl söylemler? Belediyemiz açısından ve bizler açısından üzüntü verici. Onun için dilerim bundan sonraki faaliyet raporları ve kesin hesaplarda daha anlaşılır bir biçimde, belediyedeki gelişmeleri daha yakın yakalar bir biçimde ve yürütülen faaliyetlere emek vererek katılırsanız burada hamasi söylemden de kurtulmuş olursunuz. Çünkü pratik olarak siz büyükşehir belediyemizin faaliyetlerinin hiçbirinde görünür değilsiniz.

Bugün burada sadece rakamları değil, bir şehrin nasıl yönetildiğini konuşuyoruz. Çünkü bütçe dediğimiz şey kuru bir gelir gider cetveli değildir. Bütçe, asfalt olan yoldur, akan sudur, çalışan otobüstür, dar gelirli vatandaşın aldığı sosyal destektir, parkta güvenle oynayan çocuğun huzurudur, zor günde vatandaşın yanında duran belediyedir. Önümüzde duran 2025 kesin hesabı da tam olarak bunu göstermektedir.

Türkiye'de belediyecilik yapmak artık sadece hizmet üretmek anlamına gelmiyor. Aynı zamanda ekonomik krizle, yüksek enflasyonla, artan enerji maliyetleriyle, akaryakıt zamlarıyla, personel giderlerindeki yükselişle mücadele etmek anlamına geliyor. Böylesine ağır ekonomik şartlara rağmen Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, Ayşe Başkanımızın önderliğinde hizmet üretmeye devam ediyor. Mali disiplinini korumuş ve kaynaklarını kontrollü kullanmış bir belediyemiz var. Bakın, rakamlar ortada. Birçok müdürlükte ayrılan ödeneklerin tamamı harcanmamış. Bu neyi gösteriyor? Bu da şunu gösteriyor. Bulduğumuz her kuruşu harcayalım anlayışıyla değil, ihtiyaç oldukça planlı şekilde hareket edelim anlayışından kaynaklanıyor. Herhâlde biraz komik oldu Zeynep Başkanım. Örneğin hizmet alımlarında, malzeme giderlerinde, bakım kalemlerinde ciddi oranlarda tasarruflu kullanım görülmektedir. Bazıları bunu eleştiri konusu yapmaya çalışabilir ki başta sizler olmak üzere. Niye tamamı harcanmadı diyorsunuz. Biz de diyoruz ki kamu yönetiminde başarı, bütçeyi son kuruşuna kadar tüketmek değildir. Başarı, vatandaşa hizmet ederken mali dengeyi koruyabilmektir. Çünkü belediyecilik ev yönetmeye benzemez. Evde gelir belliyse gideri ona göre ayarlarsınız. Ay sonunu düşünmeden hareket ederseniz bir süre sonra faturayı vatandaş öder. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi işte tam da bunun tersini yapmıştır. Kaynağını korumuş, hizmetini aksatmamış, şehrin yatırım düzenini sürdürmüş, sosyal belediyecilikte geri adım atmamıştır.

Bu kesin hesap cetvellerine baktığınızda çok önemli bir şey daha görürsünüz. Bu belediye şatafatla değil; planlamayla, organizasyonla ve kamu sorumluluğuyla yönetilmektedir. Personel giderleri var, hizmet alımları var, bakım onarım kalemleri var, sosyal destekler var, ulaşım, altyapı, kültür ve çevre yatırımları var. Yani bu şehir, yaşayan büyük bir organizma gibi yönetilmekte. Bir tarafta yollar yapılacak, bir tarafta sosyal yardımlar sürecek, bir tarafta kırsal hizmetler devam edecek, bir tarafta ulaşım hizmeti dönecek. Ve bütün bunlar yapılırken belediyeler ağır ekonomik baskılar altında hizmet üretmeye devam edecek. Kolay değil meclis üyeleri, kolay değil. Bugün birçok belediye bırakın yatırım yapmayı, maaş ödemekte zorlanır hâlde. Ama Eskişehir Büyükşehir Belediyesi bütün baskılara rağmen hizmet üretmeye devam ediyor. İşte mesele budur.

Muhalefet bazen bütçeye sadece Excel tablosu gibi bakıyor ki izlerken, dinlerken de bunu yakalıyoruz. Ama belediyecilik sadece cetvel işi değildir. Şehir yönetmek vizyon işidir, denge işidir, öncelik işidir. Bugün bu kesin hesap, kaynağın rastgele değil planlı kullanıldığını, harcamaların kontrol altında tutulduğunu, belediyenin mali yapısının korunduğunu göstermektedir. Ve şunu da açık açık söylemek lazım. Bu ülkede enflasyonun, akaryakıt zamlarının, enerji maliyetlerinin sorumlusu sizlerken sanki bu konu belediyelerin sorunuymuş gibi burada konuşmaya çalışıyorsunuz. Belediyeler, merkeze ekonomik tablonun yükünü sırtında ağır bir biçimde taşımaya devam ediyor. Buna rağmen Eskişehir'de toplu taşıma çalışıyorsa, sosyal destek sürüyorsa, kültür sanata yatırım devam ediyorsa, kırsal hizmetler aksamıyorsa bu bütçenin arkasında ciddi bir emek ve ciddi bir yönetim anlayışı vardır. Dolayısıyla bugün burada yalnızca rakamları değil; emeği, planlamayı, kamu sorumluluğunu ve vatandaş adına yürütülen hizmet anlayışını oyluyoruz."