Tüm Emeklilerin Sendikası Eskişehir Şubesi Başkanı Ali Paşa Şanlı şu ifadeleri kullandı:
“Halktan yanaysa, yoksulluğu kaldırmak istiyorsa, açlığı yok etmek istiyorsa bu sorunu çözecek. Onun için topu Meclis’e atarak, Meclis’te de çoğunluğu var diye el kaldırarak bize dayattığı açlığı, sefaleti kabul etmiyoruz.
Bu nedenle Cumhurbaşkanı’na da özellikle çağrıda bulunuyoruz. Çay-simit hesabı yapıyordu. İstanbul’da salon salon gezip, AK Parti Genel Başkanı olduğunda anne, baba ve iki çocuğun çay-simit hesabını yapıyordu. ‘Sabah, öğle birer çay-simit yeseler, bu parayla yaşanmaz; hayatlarını sürdürmeleri mümkün değil.’ diyordu.
Şimdi de aynı çay-simit hesabını yapsın. Anne, baba ve iki çocuğun çay-simit hesabını yapsın. Elektrik, su parasını, yakıt parasını, kira parasını, diğer giderlerini de katsın. Görecek ki en düşük emekli maaşının 60 bin liranın üzerine çıkması lazım; yani açlık sınırının üzerine çıkması lazım.
Şu anda Cumhurbaşkanı’nın maaşı bir emeklinin maaşının 14 katından fazla. Ya 4 katı fazla alsın, 10 katını da emekliye versin. Biz de diyoruz ki: Bir hesap yapsın. Buradan o hatırlatmayı yapalım: Haydi şimdi çay-simit hesabı yapsana!
Türkiye’nin her tarafında alanlardayız. TBMM Bütçe Komisyonu’nda en düşük emekli maaşı 20 bin lira olsun diye komisyondan geçirdiler. Yarın Meclis’e gelecek; yarın ya da çarşamba günü oylanacak.
Bu nedenle buradan bütün milletvekillerine sesleniyoruz. Şu an Meclis’te adaletli gelir dağılımı olsun, emekli maaşları adaletli düzenlensin diye oturma eylemi yapan milletvekillerine destek için de alanlardayız. Bütün milletvekillerine sesleniyoruz: Meclis’e geldiğinde emeklilerden yana tavır koymanızı istiyoruz. Oturma eylemindeki milletvekilleriyle birlikte olmanızı istiyoruz.
Açlık sınırı 40 bin liraya dayanmış. En düşük emekli maaşının bunun üzerine çıkarılması lazım; yoksa bir emeklinin yaşamını sürdürmesi mümkün değil. 20 bin liraya çıkardık diye övünmenize gerek yok. 20 bin lira, bir çocuğun şu an okula gidiyorsa —gitmese bile— aylık ihtiyacını karşılamaz.
Bu yüzden çağrıda bulunuyoruz: Özellikle bu teklif Meclis’e geldiğinde bütün milletvekillerinin emekliden yana, asgari ücretliden yana, halktan yana bir tutum sergilemesini istiyoruz. Yoksa bizden yana olmayanları, bu yasayı onaylayan milletvekillerini yanımızda görmek istemiyoruz.
Artık bunu öğrensinler: Milletin vekili, milletin hakları için orada. Sadece kendi ceplerini doldurmak için orada değiller. Bunu artık halkımızın anlaması lazım. Onun için alanlarda bağırıyoruz, çağırıyoruz, anlatıyoruz. Kar da olsa, tipi de olsa, yağmur da olsa sokaktayız. Niye? Çünkü artık bu gerçeği görmemiz lazım.
Bütün yetki Cumhurbaşkanı’nda. Topu Meclis’e atarak kendini kurtaramaz. Çünkü her konuda yetkili olan Cumhurbaşkanı artık. Cumhurbaşkanlığı sistemiyle yönetiliyoruz. Onun için topu Meclis’e atıp, Meclis’te çoğunluk var diye el kaldırttırıp da oylamayla kendini kurtaramaz.
Kararı Cumhurbaşkanı alacak. Açlık sınırı belli: 40 bin liraya dayanmış. Yoksulluk 100 bin liraya dayanmış. Alacağı karar, açlığı ve yoksulluğu ortadan kaldıracak. Kendi maaşıyla emekli maaşını kıyaslasın; rahatlıkla görecek. İnsanın insan gibi yaşayabilmesi için ne kadar maaş alması gerektiğini görecektir.
Bu nedenle buradan açık açık Cumhurbaşkanı’na çağrıda bulunuyoruz: Emekliden yana ol, asgari ücretliden yana ol, halktan yana tavrını koy, yetkini kullan. Onun için alanlardayız ve onun için de hep bağırıyoruz. Ne istiyoruz arkadaşlar? İnsanca yaşamak! Alacak mıyız? Alacağız! İnsanca yaşamak hakkımız; alacağız!”