Eskişehir Tuhafiyeciler ve İşportacılar Odası Başkanı Ali Safa Şen şu ifadeleri kullandı:

“Önümüzdeki hafta yalnızca ilkokul birinci sınıf öğrencilerimiz için okullar açılıyor. Bir sonraki hafta ise bütün öğrencilerimiz için 2026-2027 eğitim öğretim yılı başlayacak. Yeni eğitim öğretim yılı yaklaşırken aileler de çocuklarının okul kıyafetlerini temin etmeye başladı.

Bu dönemde okul kıyafeti satan esnafımızın işlerinde doğal olarak bir hareketlilik yaşanıyor. Eskişehir’de bu işi yapan esnafımız da mümkün olduğunca kaliteli, kullanışlı, sağlıklı ve uzun ömürlü ürünleri vatandaşımıza sunmaya çalışıyor.

Aslında okul kıyafeti satan esnafımızın hazırlıkları okullar kapanır kapanmaz başlıyor. Ürünlerin temini yapılıyor, yeni dönem için hazırlıklar tamamlanıyor ve şu anda okul kıyafetleri tezgâhlardaki yerini almış durumda. Okulların açılmasına kısa bir süre kalmasıyla birlikte alışverişlerde de hareketlilik başladı.

Önümüzdeki dönemde kış hazırlıklarıyla birlikte diğer esnafımızın işlerinde de hareketlilik olacaktır. Ancak okul kıyafetleri başlı başına ayrı bir sektör. Ailelerimiz, çocuklarının ihtiyaç duyduğu okul kıyafetlerini Eskişehir’de bu işi yapan esnafımızdan rahatlıkla temin edebilirler. Esnafımız hem sağlık ve kalite açısından hem de fiyat açısından uygun ürünleri vatandaşımıza sunmaya çalışıyor.

Kırtasiyeciler ise bize bağlı değil. Onlar bakkallar odasına bağlı.

Okul kıyafetlerindeki arma konusuna gelince, biz kıyafetlerde okul armasının bulunması gerektiğini bugüne kadar hep söyledik ve savunduk. Çünkü çocuklarımızın hangi okulda eğitim gördüğünü gösteren en önemli unsurlardan biri, kıyafetlerinin üzerindeki okul armasıdır.

Bu konuda okul aile birlikleri ile okul yönetimleri birlikte hareket edecek. Bazı okullarda armaları okul aile birlikleri veya okul yönetimleri temin edecek. Bazı okullarda ise aileler armaları dışarıdan alabilecek.

Zaten okul armalarının satıldığı belirli noktalar bulunuyor. Okul aile birlikleri armaları kendileri temin ediyorsa veliler buradan alabilecek. Eğer okul aile birliği veya okul yönetimi arma satmayacaksa, velilere armayı nereden temin edebilecekleri konusunda bilgi verecek. Aileler de belirtilen yerlerden armalarını alarak çocuklarının okul kıyafetlerine takabilecekler.

Okul kıyafetlerinin fiyatları konusunda da şunu söylemek gerekiyor: Hiçbir ürünün maliyetinin altında satılması mümkün değil. Ürünün kalitesi ve üretim maliyeti doğal olarak satış fiyatını da belirliyor.

Biz bunu geçen yıl da, önceki yıllarda da söyledik. Okul kıyafeti sektörü rekabetin olduğu bir sektör. Bu nedenle bir ürünün ederinin çok üzerinde satılması zaten kolay değil. İçinde bulunduğumuz enflasyonist ortamı ve geçen yılki fiyatları dikkate aldığımızda bugünkü rakamları da buna göre değerlendirmek gerekiyor.

Ülkede hemen hemen her şeyin fiyatı artıyor. Okul kıyafetlerinin de ciddi maliyetleri var. Esnafımızın sattığı ürünlerin kaliteli, sağlıklı ve uzun ömürlü olmasına dikkat ediliyor. Kaliteli bir ürünün de doğal olarak belirli bir maliyeti oluyor.

Ben esnafımızla sürekli iç içeyim. Okul kıyafeti satan esnafımızın ortaya koyduğu sermayeyle elde ettiği kazancın aynı oranda olmadığını çok iyi biliyorum. Esnafımız oldukça düşük kârlarla satış yapıyor. Bunun daha da altına inildiğinde zarar etmeleri söz konusu olabilir.

Vatandaşımızın gelirinin sınırlı olması nedeniyle okul kıyafetlerinin fiyatları yüksek görünebiliyor. Burada asıl mesele, birden fazla ürün alındığında ortaya çıkan toplam maliyet. Bir ürünün fiyatı yaklaşık 500 lira civarında olduğunda, birkaç parça kıyafet ve bunların yedekleri alındığı zaman aile açısından ciddi bir rakam ortaya çıkıyor.

Ancak ürünleri tek tek değerlendirdiğimizde, maliyetleri ve kaliteleri de hesaba kattığımızda fiyatların çok yüksek olmadığını düşünüyoruz. Esnafımız da vatandaşımızın şartlarını biliyor ve mümkün olduğunca düşük kârlarla okul kıyafetlerini ailelerimize ulaştırmaya çalışıyor.”