Ali Safa Şen, esnafın ödeme zorlukları yaşadığını ve tekstil sektöründeki daralmanın zincirleme etkiler oluşturduğunu söyledi. pic.twitter.com/9SZBa9cuDf
— Gazete26 Gzt26 Eskişehir (@gazete26) April 30, 2026
Eskişehir Tuhafiyeciler ve İşportacılar Odası Başkanı Ali Safa Şen şu ifadeleri kullandı;
"Eskişehir’imiz Türkiye’deki 81 ilden bir tanesi. Dolayısıyla ülkemizdeki her olaydan şehrimiz de direkt ya da dolaylı etkilenmektedir. Bu etkilenilen alanlardan biri de ekonomik alan. Dolayısıyla Türkiye’nin içinden geçmiş olduğu ekonomik sıkıntılar veya dünyanın içinden geçmiş olduğu ekonomik sıkıntılardan direkt ya da dolaylı Eskişehir’deki esnafımız da etkileniyor. Dolayısıyla bizim tuhafiyeci esnafımız da bu ekonomik sıkıntıdan, bu ekonomik krizden ciddi manada etkileniyor.
Şu anda bütün Türkiye’de olduğu gibi şehrimizdeki esnafın da ekonomik sıkıntıları var. Bunu nereden görüyoruz? Ödeme taahhüt ettikleri yere yani ürün aldıkları, satmak için ürün aldıkları kurumlara ödemelerini yapmakta zorlanıyorlar. Dolayısıyla bankalardan veya Esnaf Kredi Kefalet Kooperatiflerinden yoğun bir şekilde kredi talebinde bulunuyorlar. Bunun da göstergesi esnafımızın ekonomik anlamda istediği ticareti yapamaması ve ekonomik ödemelerini, taahhütlerini yerine getirememesidir. Bu en büyük sıkıntımızdır, şu anda Eskişehir’deki tuhafiyeci esnafımız bir ekonomik sıkıntıdan geçmektedir.
Türkiye’deki ekonomik krizden direkt etkilenen sektörlerden biri de tekstil sektörüdür. Dolayısıyla tekstil sektörünün etkilenmesi işçileri de direkt olarak etkiliyor. Maalesef insanların ekonomik gelirlerinin çok iyi olmaması tekstildeki talepleri azalttı; yani tekstil ürünlerinin kullanımındaki talepleri azalttı. Dolayısıyla imalatçı firmalar ürettikleri ürünleri yeteri kadar karlılık oranıyla da satamadılar.
Dolayısıyla kısır döngüden, ekonomik sıkıntıdan imalatçılar yani fabrikalar da etkilendi. Bunun neticesi orada imalat yapan işçilerimiz de etkilendi. Tabii ki bunun en büyük etkilenme alanlarını İstanbul’da gördük. Biraz önce de size daha önce de söylediğim gibi tekstil alanındaki çok imalatçı Afrika ülkelerine fabrikalarını taşıdı. Dolayısıyla bu tekstil atölyelerinde çalışan işçilerimiz de işsiz kaldılar ve kapanmaya başladı, fabrikalar kapanmaya başladı. İşçilerimiz işsiz kalmaya başladı.
Bu İstanbul’daki sıkıntı gitgide Anadolu’ya da yayılmaya başladı. İşte İstanbul’un haricinde tekstilde göz bebeğimiz olan Kahramanmaraş gibi, Gaziantep gibi tekstil imalat sektörlerinin merkezlerinden sayılan illerimizdeki işçilerimiz de işsiz kaldı. Dolayısıyla çalışmış oldukları günlerdeki maaşlarını almakta bile zorlandılar. Pek çok firmamız konkordatoya gitti veya konkordatoya gitmeyenler de kapatmak zorunda kaldı. Tabii oradaki fabrikalarımızın pek çoğu da fason imalata dayalı fabrikalarımızdı.
İşte İstanbul’daki fabrikalar Afrika’ya gidince İstanbul’daki üretim merkezlerine fason imal eden Maraş gibi, Gaziantep gibi illerimizdeki imalathaneler de kapatmak zorunda kaldı. Orada çalışan işçilerimiz de işsiz kaldılar. İşte yarın 1 Mayıs’ta bu işçilerimizin işsiz kalması ya da ekonomik sıkıntıya düşmeleri gerçekten bizi de üzüyor.
Ekonomik kriz fabrikaların kuruluş yıllarına bakmıyor. 100 yıllık firmalar bile kapanıyor. İyi yönetilmedikleri ya da kriz öngörüleriyle yönetilmeyen firmalar maalesef kapatmak zorunda ya da imalatlarına ara vermek zorunda kaldılar. Tekstil sektöründe maalesef ileride çok daha sıkıntılı günler bekliyor. Benim en büyük endişem; yarın Türkiye ekonomik olarak düzlüğe çıktığında ki bizim lokomotif ihracat ürünümüz olan tekstilde firmalarımız çalıştıracak kalifiye eleman bulmakta zorlanacaklar."





