Eskişehir Adliyesi ve Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesinin katkılarıyla gerçekleştirilen “Sanal Ortamda Bahis, Şans Oyunları ve Kumarla Mücadele” panelinde konuşan Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel şu ifadeleri kullandı:

“Bu konu üzerinde gerçekten ciddiyetle durmamız ve konuşmamız gereken hayati meselelerden biridir. Son dönemlerde noktasal açılarımız, yani bu tehlikenin yayıldığı odak noktaları da vardır.

Bugün aile çevresinde, arkadaş arasında bu olaydan en az bir kez haberdar olmayan neredeyse kimse yok. Toplumumuzu, ailelerimizi ve ülkemizi tehdit eden bir boyuta gelmiş durumda. Çevremize, ‘Bu sorunu duyan var mı?’ diye sorduğumuzda belki önceleri ‘Kimse yok.’ deniyordu ama bu ara yeni gelen genç arkadaşlarımızın bile bu hastalıktan mustarip olduğunu görüyoruz. Maalesef çok hızlı yayılan bir hastalık.

Buna ‘hastalık’ diyorum çünkü artık bir bağımlılık hâline gelmiş durumda ve bağımlılığı çözmek de gerçekten bir hastalıkla mücadele etmek kadar zor bir süreç. Bu, hem bireysel hem de toplumsal anlamda acilen düzeltmemiz gereken hususlardan bir tanesidir. Dolayısıyla bu denli önemli bir hususa değinildiği için tekrar teşekkür ediyorum.

Hepiniz geleceğin hukukçuları olarak buradasınız. Tabii ki her şeyi sadece hukukun içine hapsetmek, hukukun bir şeye müsaade etmesinin onun çok doğru ve ideal olduğu anlamına gelmez. Burada yasa dışı bahisten, sanal kumardan bahsediyoruz. Devlet kurumu olarak burada mücadele etmemiz aşikârdır ve bu bizim en temel vazifemizdir.

Ancak şunu da bilmeliyiz: Her ne kadar yasal olsa dahi kumarın her türü, bahsin her türü ve alın teri dökmeden kazandığınız paranın her türü uzak durmamız gereken bir husustur. Bunu açıkça söylüyorum ve söylemek zorundayım. Dünyadaki en büyük düşünürlerden birinin çok güzel bir sözü vardı, hatırlarsınız: ‘Her yasal kumar helal değildir.’ diyordu.

Yasal kumarı oynayınca bu size helal mi olacak? Yasal kumarı oynayanlar ‘Helal olsun.’ diyecek belki ama öyle bir şey yok. Emek sarf etmeden kazandığınız hiçbir şeyin helal olmadığını düşünmek zorundasınız. Eğer böyle bir vicdani sorumluluğa sahip değilseniz, bugün yasal oynadığınız kumarı yarın yasa dışı oynarsınız.

Burası yasal olsun ya da olmasın; kumardır, şans oyunudur veya bahistir. Bu işlerden şiddetle uzak durmamız lazım. Kamu görevlileri olarak bunu söylemekte bir sakınca yok çünkü biz burada sadece yasa dışı olandan değil, genel anlamda kumar, bahis ve şans oyunlarının tamamından bahsediyoruz.

Hiçbirimiz kendi emeğimizle, alın terimizle kazandığımızdan daha şerefli, daha helal bir lokma yiyemeyiz. Bizlere düşen, kanuni çerçevede mübah görünse dahi hiçbir şekilde bu işlere yanaşmamak ve bu tür ortamlardan uzak durmaktır.

Geleceğin hukukçuları olarak siz gençleri bu anlamda bir büyüğünüz olarak uyarıyorum ama hukukçu kimliğinizle de yapmanız gereken çok şey var. Çünkü artık kumara ya da bahse düşmek için iddia bayilerine gitmeniz gerekmiyor. O, doğrudan cebinize gelmiş durumda. Hepimizin elinde cep telefonları, bilgisayarlar, tabletler var ve bu reklamlardan kaçmak isteseniz bile kaçamıyorsunuz.

Haber izlemek için Türkiye’nin en çok izlenen televizyon kanalının uygulamasını açıyorsunuz, karşınıza bahis siteleri çıkıyor. Maç izliyorsunuz, alttan bahis reklamları geçiyor. Derbi maç izlerken bile bunlara maruz kalıyorsunuz.

Özellikle oyun sektörü ile bu tür bahis işleri arasında çok büyük bir yakınlık var. Bir sürü bedava oyun, bedava aplikasyon görüyorsunuz. Kendimize şunu sormamız lazım: ‘Bu kadar emek sarf edilerek üretilmiş bir aplikasyon neden bedava?’

Neden bedava? Çünkü oradaki aplikasyonu indirenler arasından bizim gibi bu tuzağa düşenler olursa, o bahis siteleri zaten aplikasyon üreticilerinin ihtiyacından fazlasını o kişilerden çıkarıyor. Sizin aplikasyon üreticisinin üç beş kuruşuna ihtiyacınız yok. Oradaki yasa dışı kumar ve bahis siteleri zaten arkadan sponsorlukla alacaklarını fazlasıyla alıyorlar.

Kendimizi bu tür kötü alışkanlıkların başlangıcı olan sanal ortamlardan, özellikle kumar ve bahis işlerinden korumamız ve çevremizdeki arkadaşlarımızı da korumamız lazım. Bu tür alışkanlıkları olan arkadaşlarımız varsa onları ciddiyetle uyarmalıyız. Eğer uyarılara kulak asmıyorlarsa yollarımızı ayırmamız gerekir."