Anayasa Mahkemesi, boşanmanın ardından verilen yoksulluk nafakasına ilişkin önemli bir karar aldı. Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinde bulunan ve nafakanın “süresiz olarak” istenebilmesine imkan veren ifade iptal edildi. Anayasa Mahkemesinin 4 Haziran 2026 tarihli kararı, 30 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı.

Süreç, Antalya 12. Aile Mahkemesinin baktığı bir boşanma davasında söz konusu düzenlemenin Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle Anayasa Mahkemesine başvurmasıyla başladı. Mevcut düzenleme, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek ve kusuru daha ağır olmayan tarafın, diğer taraftan mali gücü oranında süresiz nafaka isteyebilmesine imkan tanıyordu.

Anayasa Mahkemesi değerlendirmesinde mevcut sistemde nafakanın süresinin belirlenmesi konusunda hakime açık bir yetki verilmediğine dikkat çekti. Kararda, nafakanın belirli bir süreyle sınırlandırılabilmesinin mümkün olmadığı, mevcut düzenlemenin kişilerin maddi ve manevi varlığının korunması ile geliştirilmesi hakkı bakımından denge kurulmasını zorlaştırdığı belirtildi. Mahkeme, nafakanın kişinin hayatı boyunca devam etmesinin her durumda zorunlu hale gelmesinin haklar arasında kurulması gereken dengeyi bozabileceği sonucuna vardı.

Kararla birlikte Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinin birinci fıkrasındaki “süresiz olarak” ifadesi Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edildi. Ancak düzenleme hemen yürürlükten kalkmayacak. Anayasa Mahkemesi, iptal nedeniyle oluşacak hukuki boşluğun kamu yararını ihlal edebileceğini belirterek kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine hükmetti.

Buna göre karar 30 Eylül 2026 tarihinde yayımlanmasına rağmen “süresiz olarak” ifadesine ilişkin iptal hükmü dokuz aylık sürenin tamamlanmasının ardından yürürlüğe girecek. Bu süre içinde yoksulluk nafakasına ilişkin yeni hukuki düzenlemenin nasıl şekilleneceği önem taşıyacak.