Cumhuriyet Halk Partisi Eskişehir İl Gençlik Kolları Başkanı Anıl Yüksel şu ifadeleri kullandı;
"Eskişehir, uzun yıllardır “öğrenci şehri” kimliğiyle anılan köklü üniversiteleri ve yetiştirdiği nitelikli mezunlarıyla ülkemizin en önemli eğitim merkezlerinden biri olmuştur. Ancak son yıllarda şehrimizdeki üniversiteler, eğitimdeki başarılarından ziyade öğrencilerin karşı karşıya kaldığı sorunlarla gündeme gelmektedir.
Daha önce üniversite yemekhanelerinde yaşanan sorunlara ilişkin üniversite öğrencilerinin sesine kulak vermiş öğrencilerin ucuz, sağlıklı ve kaliteli yemeğe erişim hakkını savunmuştuk. Bu kapsamda gerçekleştirilen barışçıl protestolar sırasında öğrencilerin güvenlik görevlilerinin müdahalesine maruz kaldığını, haklarında adli ve disiplin soruşturmaları başlatıldığını öğrenmiştik.
Bugün ise, söz konusu adli soruşturmaların tamamlandığını ve öğrenciler hakkında iddianameler düzenlenerek kovuşturma aşamasına geçildiğini öğrenmiş bulunuyoruz.
Barışçıl şekilde hak arama özgürlüğünü kullanan öğrencilerin yargılanması ifade özgürlüğü, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı ile eğitim hakkının açıkça ihlalidir. Üniversite öğrencilerinin insanca koşullarda, erişilebilir fiyatlarla ve nitelikli beslenme imkânına sahip olması temel bir haktır. Üniversite yönetimlerinin görevi, bu talepleri cezalandırmak değil, öğrencilerin sorunlarını dinlemek ve çözüm üretmektir.
Ne yazık ki, öğrencilerinin meşru taleplerine kulak vermek yerine onları adli ve disiplin süreçleriyle karşı karşıya bırakan bir anlayışın, üniversitelerimizin saygınlığına katkı sunması mümkün değildir.
Nitekim kamuoyuna yansıyan üniversite memnuniyet araştırmalarında Anadolu Üniversitesi, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi ve Eskişehir Teknik Üniversitesi’nin ilk 10 içerisinde yer alamamış olması da tesadüf görünmemektedir. Öğrencilerinin haklarını gözetmeyen, demokratik katılımı teşvik etmek yerine baskıcı yöntemleri tercih eden yönetim anlayışlarının, öğrenci memnuniyetini olumsuz etkilemesi kaçınılmazdır.
Üniversiteler özgür düşüncenin, eleştirel aklın ve demokratik tartışmanın mekânlarıdır. Öğrencilerin düşüncelerini barışçıl yollarla ifade etmeleri suç değil, demokratik toplumun vazgeçilmez bir unsurudur.
Bu nedenle üniversite yönetimlerini antidemokratik uygulamalardan vazgeçmeye öğrencileri yargı süreçleriyle baskı altına almak yerine onların taleplerini dikkate alan, katılımcı ve öğrenci dostu bir yönetim anlayışını benimsemeye davet ediyoruz.
Eskişehir’in yeniden “öğrenci şehri” kimliğini güçlendirecek olan baskı ve cezalandırma değil, özgürlük, katılım ve nitelikli eğitim anlayışıdır."





