Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı Ayhan Erel şu ifadeleri kullandı;
"Eskişehir'de Anahtar Parti'nin bayrağını zirveye çıkarma çaba ve sevdasında olan ve kısa süre içerisinde de partimizi Eskişehir'de gönüllere yerleştiren çok değerli il ve ilçe yöneticilerim; hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. İl başkanımızın da ifade ettiği gibi, çok değerli Sayın Genel Başkanımızın Eskişehirli hemşerilerimize en kalbi sevgi, saygı ve selamlarını iletmekten mutluluk duyuyorum.
Eskişehir; köklü tarihi, çağdaş şehircilik anlayışı, güçlü sanayisi ve zengin kültürel hayatıyla Türkiye'nin en gözde, en güzide, en güzel şehirlerinden biridir. Anadolu'nun kalbinde yer alan Eskişehir; genç nüfusu, üniversiteleri, sanatla iç içe yaşamı ve örnek kent düzeniyle ülkemizin gurur kaynaklarından biridir. Porsuk Çayı etrafında şekillenen hayat şehre ayrı bir güzellik katarken, Odunpazarı Evleri geçmişin izlerini bugüne taşıyan önemli bir kültürel miras olarak hafızalarımıza ve gönüllerimize yer etmektedir. Anadolu Üniversitesi, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi ile bilim ve eğitim merkezi haline gelen Eskişehir, aynı zamanda sanayi, teknoloji ve üretim alanlarında da ülkemizin gurur kaynaklarından bir tanesidir. Misafirperver insanları, demokratik kültürü, sosyal yaşamı ve çağdaş yüzüyle Eskişehir, sadece bir şehir değil; umut, yenilik ve medeniyetin simgesidir. Eskişehir'imiz geçmişten aldığı güçle geleceğe güvenle yürüyen, Türkiye'nin aydınlık yarınlarına ilham veren nadide şehirlerimizden biridir.
Kelimelerin yetmeyeceği bu güzellikleri sayabildiğim kadarıyla saydığım Eskişehir'de, Anahtar Parti adına bulunmaktan mutluluk duyuyorum. Anahtar Parti, hepinizin bildiği gibi, 28 Ekim 2024 tarihinde, yani yaklaşık 1,5 sene önce kurulmuş ama kurulmadan önce bile Türk milletinin gönlüne taht kurmuş bir siyasi harekettir. Bu kısa süre içerisinde Türkiye'de 78 ilimizde ve 700'e yakın ilçemizde teşkilatlanarak yapılacak seçimlere katılma hakkını elde etmiştir. Hepimizin bildiği gibi, vatandaşımız Türkiye'de tahterevalli siyaseti arasında sıkışmış; AK Partili yöneticiler vatandaşa, "Biz gidersek CHP gelir.", CHP'li yöneticiler, "Eğer bize oy vermezseniz AK Parti devam eder." ikileminde bırakılmış ve iki tercihe zorlanmıştır. Biz Anahtar Parti olarak, "Daha iyisi mümkündür, daha güzeli mümkündür. Türk milleti, Türk halkı bu olumsuzlukları hak etmiyor. İtirazımız var, bu böyle gitmez." diyerek yeni bir anlayışla, yeni bir duruşla, yeni bir siyasetle Anahtar Parti'yi kurarak yola çıktık.
Anahtar Parti, bize sorulan şudur: "Siyasi yelpazenin neresindesiniz?" Değerli basın mensupları, kıymetli Eskişehirli hemşerilerim; Anahtar Parti'nin merkezi millet, kadrosu 86 milyondur. Bizim siyasi yelpazenin şu veya bu tarafına yerleşmemiz mümkün değil. Biz, 86 milyonu kucaklayan, sarmalayan, bugüne kadar yaşanan ayrışmaları ortadan kaldırmayı hedef edinen, 86 milyonu aynı ülküler, aynı idealler, aynı hedefler, aynı mevki ve mevziler yolunda ilerleyen, koşan bir bütün haline getirme niyetiyle yola çıktık. Türk milleti artık kaşını çatan, suratını asan, parmak sallayan, sesini yükselten siyaset anlayışından yorulmuştur, bıkmıştır. Güler yüze, kendisini anlayan, kendisiyle göz hizasında temas kurabilen, aradığında ulaşabilen, dün övdüklerine bugün söven, dün sövdüklerine de bugün öven bir anlayışı men ve reddetmektedir.
Gelinen noktada Anahtar Parti bu tutum ve davranışıyla Türk milletinin yeni bir ümidi haline gelmiştir. Kısa süre içerisinde yapılan anketlere göre, tüm anket firmalarının ortalamasını aldığımızda, kısa sürede %6'lara varan bir oy oranına ulaşması, Anahtar Parti'nin Türk milleti tarafından gönlüne taht kurduğunu ortaya çıkarmaktadır. Anahtar Parti'ye oy veren, gönül veren veya oy vermeyi düşünen vatandaşlar, ülkemizdeki siyasi atmosfer nedeniyle iradelerini açıkça ortaya koyamadıklarından dolayı anket firmalarının yaptığı bu kamuoyu araştırmaları zaman zaman gerçek sonuçları da vermeyebiliyor. Bu nedenle biz diyoruz ki, Anahtar Parti'nin kayden oy oranı %5 olabilir, %6 olabilir ama Anahtar Parti'nin kalben oy oranı %30'lara dayanmıştır. Çünkü Türk milleti artık, demin söylediğim gibi, bu siyaset anlayışından, bugünkü yönetim tarzından, bugünkü liderlerin tutum ve davranışlarından bezmiştir, bıkmıştır, yorulmuştur.
Bugün baktığımızda, Anahtar Parti bu kısa süre içerisinde bu güce ulaşmasının altında yatan etkenlerden bir tanesi de Sayın Genel Başkanımızın bugüne kadar tutum ve davranışından kaynaklanmaktadır. Türk siyasi tarihinde eşine ender rastlanan bir özelliğe ve güzelliğe sahiptir Sayın Yavuz Ağıralioğlu. Biz, Sayın Genel Başkan'ın 8 yıl öncesinden bugüne kadar yaptığı bütün konuşmaları yapay zekaya yükleyerek sorduk, aralarında ne gibi çelişki var? Allah'a bin şükür, dün ne söylemişse bugün de aynı şeyi söylüyor; bugün söylediklerinin yarın da arkasında duracağına dair yapay zeka bile bunu ortaya koymaktadır. Bugün Türk siyasi hayatında bu kadar dürüst, bu kadar söylediğinin arkasında duran, bu kadar tutum ve davranışıyla doğru olan başka bir lideri, Türk halkının söylemiyle ilk defa şahit olduklarını söylemektedirler. Dolayısıyla Anahtar Parti, demin arz ettiğim gibi, kayden oy oranı, tespit edilen oy oranı belki %5'tir, 6'dır ama kalben oy oranı %30'lara dayanmıştır.
Kamuoyu araştırmalarında kararsız diye nitelendirilen seçmen oranı, tüm siyasi partilere göre en yüksek orandadır. Yani kararsızlar bir siyasi parti kurmuş olsa tek başlarına iktidar olabilirler. Biz bu kararsızlar kavramına da katılmıyoruz. Kararsız niye kararsız olsun ki? Vatandaş A partisine oy verirken artık o partiye oy vermeyeceğini beyan etmektedir; bir kararı vardır, kararı partisinden vazgeçmiştir. Dolayısıyla bu kararsızlar, Anahtar Parti gibi düşünen, mevcut düzene itiraz eden, Türkiye'nin bu güzel imkanları içerisinde bu kadar yoksulluk çekilmesine, fakirlik yaşanmasına itiraz eden; bu kararsız insanlar veya itiraz eden insanlarla aynı paralelde düşünmektedir. Dolayısıyla Anahtar Parti, hem partisine itiraz eden, partisinde mutlu olmadığı için partisi kendisini mahcup ettiği için, partisi kendisinin yüzünü öne eğdiği için partisinden kopan insanların umut kaynağı, tutunacağı dal, sığınacağı liman haline gelmişken aynı zamanda diğer partilere oy veren insanlarımızın, seçmenlerimizin de ümidi haline gelmiştir.
Zaten ümitliyiz çünkü baktığımızda Kurtuluş Savaşı yıllarında Türkiye'nin hiçbir fabrikası yok, yolları harap olmuş, tersanesi yok, ne bileyim silahı yok, topu yok, iğne yapacak fabrikası yok ama bu şartlar altında Türk milletinin bağrından bir Mustafa Kemal çıkmış ve 7 düvele karşı milletimizi bir ideal ülke etrafında toparlayarak emperyalist güçlere vermiş olduğu mücadeleyle Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni bağımsız hale getirmiştir. Allah'a binlerce şükür bugün baktığımızda üzerinde yaşadığımız bir vatanımız var, özgürce dalgalanan bayrağımız var, 5 vakit okunan ezanımız var, fabrikalarımız var, toplarımız, tüfeklerimiz, İHA'larımız, SİHA'larımız var. Olmayan akıl, ahlak, adalet ve erozyona uğrayan ekonomi.
Biz akılla, ahlakla, adaletle ve bilenlerle memleketi yöneterek bu sorunları çözeriz. Bu sorunlar çözülemeyecek sorunlar değil. Yeter ki milli gelir dağılımındaki adaletsizlik ortadan kalksın. Yeter ki biat, sadakat ilkesi bir tarafa bırakılarak liyakat, bilgi, birikim ilkesi öne alındığında Türkiye'nin sorunları çözülür. Türkiye'nin kaynakları, Türkiye'nin imkanları değil 86 milyona, 850 milyona kadar yetecek kadar çok ama açgözlülere yetecek kadar çok değil. Dolayısıyla bu imkanları yerli yerince, kararınca ve planlı bir şekilde kullandığımızda, adil ve dengeli dağıttığımızda Türk milleti bugünden daha çok mutlu, bugünden daha çok huzurlu hale gelecektir. Biz bu inançla, bu imanla yola çıktık.
Türk milleti de sağ olsun, var olsun. Geçen hafta ben Muş ve Bitlis'teydim. Oradaki vatandaşlarımızın gözlerindeki ışıltıdan bize olan sevdasını, sempatisini, her ne kadar iradelerini ortaya koyamazlarsa da anlamış olduk çünkü gözler hiçbir zaman yalan söylemiyor. Dolayısıyla Anahtar Parti Türkiye'nin Bitlis'inden Balıkesir'ine, Muş'undan Muğla'sına kadar her yerde Türk milletinin gönlünde ve onun problemlerini çözeceğine dair kanaatlerinin oluştuğuna şahit olduk. Bu da bizi mutlu etti. Ben basın mensuplarımıza bu güzel günde katılımlarından dolayı teşekkür ederim.
Yerel seçimler normalde 2029'da. Mart 2029. Yerel seçimlerin erkene alınabilmesi için bir anayasa değişikliği lazım çünkü anayasada diyor ki "Yerel seçimler 5 yılda bir yapılır." Dolayısıyla bugünden, 2026, 3 sene değil mi, 3 sene sonrası için bir şey söylemek zor ama Anahtar Parti'nin tüm kadrolarının sahada olduğunu sizler görmektesiniz. Gerek il başkanlığımız gerek Tepebaşı ilçe başkanlığımız gerek Odunpazarı ilçe başkanlığımız; stantlarıyla, üye kayıtlarıyla, ev ziyaretleriyle, yapmış olduğu sosyal faaliyetlerle Eskişehir'de adından en çok bahsettiren parti.
Bugün Türkiye'nin her yerinde sahada var olan partilerden bir tanesi Anahtar Parti. Biz Türk milletinin dertleriyle, sorunlarıyla ilgileniyoruz. Diğer bir tanesi de CHP'ye yapılan bu uygulamalardan dolayı CHP'nin yapmış olduğu mitingler var. CHP ve Anahtar Parti'nin dışında sahada başka bir partiyi biz göremiyoruz. Siz görüyorsanız ben onlar adına özür diliyorum ama bizim gezdiğimiz yerlerde Anahtar Parti Türk milletiyle iç içe, kaynaşmakta, dertlerini, sorunlarını dinlemekte, not almakta, çözüm yollarını araştırmakta.
CHP'nin sahada varlığının sebebi de bu belediyelere yapılan hukuksuz işlemlerden dolayı sesini duyurma çabasında. Onun için tabii ki Sayın İl Başkanımız ve onun önderliğindeki kadrolarımız, ilçe başkanlarımız bugün seçim olacakmış gibi çalışıyorlar. Adaylarını da burada Eskişehir'in gönlünde taht kuran, Eskişehirlilerin sorunlarını çözebileceğine inandığı insanları biz vitrine çıkarmak istiyoruz. Yani başta dediğim gibi biat ve sadakati bir tarafa bırakıp liyakati ve birikimi öne alarak Eskişehir'in var olan sorunlarını çözmede başarılı olabilecek kadrolarla zamanı geldiğinde inşallah Eskişehirli hemşehrilerimizin huzuruna çıkacağız.
Adalet herkese lazım, hukuk herkese lazım. Yani belediyelerde gerçekten bir yolsuzluk varsa, Eskişehirlinin kendisine emanet ettiği değerler erozyona uğruyorsa, maddi manevi değerler erozyona uğruyorsa tabii ki bu bağlamda adli ve idari bir soruşturmanın yapılması kadar doğal bir şey yok ama bu sadece muhalefet belediyelerine yapılıyorsa vatandaşta şöyle bir algı oluşuyor: "Bu operasyonların, bu soruşturmaların sebebi siyasi." Burada gerçekten bir yolsuzluk var mıdır yok mudur tartışmasını yapmıyor, bunun siyasi sebeplerle yapıldığı yönünde algı oluşuyor. Siyasi irade, devletin yönetimine egemen olan iktidar eğer yolsuzluk yapan belediyelerin parti rozetine bakmaksızın hepsinin üzerine aynı hassasiyetle, eşit derecede gitmiş olsa bu problem olmaz.
Diğer bir problem de operasyon yapılan veya soruşturmaya uğrayan belediyelerde başkanlıktan alınan belediye başkanlarının yerine mecliste eğer yeterli sayısı yoksa, diğer partilerden meclis üyesi devşirerek mecliste sayısal üstünlüğü ele geçirip halkın kendilerine vermediği belediye başkanlığını hileyle veya çeşitli yollarla kendi partilerine mal etmesi, o şehirde yaşayan vatandaşların iradesine saygısızlık olarak düşünüyoruz. Eğer vatandaş Eskişehir'de A partisinden bir belediye başkanı seçmiş ise, belediye başkanı herhangi bir sebeple görevden alınmış ise onun yerine o partiden bir başkasının belediye başkanı olması, o halkın iradesinin belediyede egemen olma yolunda devam etmesini sağlayacaktır.
Anketlerin de bu söylediklerim tüm anket şirketleri için geçerli değil ama anketlerin de ticari kaygıları var. Anketlerin de ticari varlıklarını sürdürebilmeleri için maddi imkanlara ihtiyaçları var. Bazen bu ihtiyaçlarını gerçekçi olmayan anketler yoluyla sağlamaya çalışıyorlar. Örneğin, bazı anketlerde tabelasını dahi görmediğim bir parti, ismini vermeyeceğim siz biliyorsunuz onu, %3'ler çıkıyor. Ben inanın hiçbir yerde tabelasını görmedim o partinin. Ben de hayret ediyorum, yani nasıl %3 çıkıyor? Biz Anahtar Parti olarak bugüne kadar hiçbir anket firmasıyla anlaşma yapıp işte şu kadar para veriyoruz bizi bir kamu araştırması yapın şeklinde bir talebimiz olmadı. Daha çok diğer siyasi partilerin üye oldukları anket şirketleri bu araştırmaları yapıyorlar. Biz de son geçen ay sanırım, 3 tane anket şirketine bu şekliyle abone olduk. Yani bilgileri almak adına, yoksa anket yaptırmak adına değil.
Gerçek anketler sandıklarda ortaya çıkıyor. Kıbrıs seçimlerini hatırlayın. Yani neredeyse %15'lere varan bir yanılgı ortaya çıktı. Bir de Türkiye'de AK Parti'nin oluşturduğu bir siyasi atmosfer var. Bu atmosfer içerisinde vatandaşlar içlerindeki, gönüllerindeki partileri hür iradeleriyle ortaya koyamıyorlar. Dolayısıyla bu anketlerin ne kadar gerçekçi olduğu da bu bağlamda zaman zaman şüphe götürüyor. Ama biz sokaklardayız, biz vatandaşla iç içeyiz, pazardayız, çarşıdayız. Allah vermesin cenazelerdeyiz, düğünlerdeyiz. Vatandaşın bize olan teveccühü, Sayın Genel Başkan'ın... Şimdi böyle bir düğüne gidiyoruz, Genel Başkan var, diğer bazı siyasi parti liderleri var. İnanın Yavuz Ağıralioğlu'na olan ilgi alaka karşısında diğer arkadaşlar, diğer siyasi partinin liderleri çoğu orayı kısa zamanda bırakıp gitmek zorunda kalıyor."





