Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce şu ifadeleri kullandı;
"Öncelikle 2027 yılı yatırım programı yapmak gerçekten kolay bir iş değil. Bir taraftan işte ekonomi altında hakikaten hepimiz eziliyoruz. Özellikle büyükşehir belediyeleri toplu taşıma giderleri hepsi sizlere söylediğim, bahsettiğim bir konu gerçekten gün geçtikçe artıyor. Biraz da enflasyonik etkiler de yatırım programı yapmayı, önümüzdeki seneyi öngörebilmeyi zorlaştırıyor. Kasım ayında bütçemiz gelecek. Bütçemiz öncesinde biz yatırım programında neler yer alması gerekir derken tabii bir taraftan önümüzdeki senenin bütçesini de aşağı yukarı belirlemiş oluyoruz.
Bu bütçeyle özellikle ESKİ ile beraber de birleşince ciddi bir bütçe yöneteceğiz ama burada yatırıma gerçekten %25 oranında pay ayırabilmek kolay bir şey değil. Zaten biliyorsunuz %30'a yakını çalışanların, personelin maaşları, SGK, vergileri, fazla çalışmaları bunlara gidiyor. Bir de belediyelerin işte normal rutin giderleri var toplu taşıma gibi. Bunların hepsini çıkardıktan sonra toplu taşıma belediyeden ne kadar süvante ediliyor hep bahsediyorum sizlere. Bunlardan sonra geriye kalanı gördüğünüz gibi tamamen yatırıma ayrılmış durumda aslında. Yani nefes almadan ölmeyecek kadar, yaşayacak kadar bir gider ayırdıktan sonra geriye kalanı hepsi yatırıma ayrılmış durumda.
Biraz önce Ahmet Bey'in söylediği özellikle tramvay bakımı, tramvayların temizliği, durakların bakımsızlığı ile ilgili bir kere buradaki eleştirilere katılmadığımı söylemeliyim. Bizim tramvay sistemimiz pek çok şehre ilham olan, gelip incelenen, beğenilen ve benzerleri yapılmaya çalışılan, yıllardır beğenip yapmaya çalışan ama bir türlü hayata geçirilemeyen bir sistem. Bence öğünmeliyiz tramvay sistemimizle. Şehrin içinde kuğu gibi gezinen güzel tramvaylarımızla, rengiyle, kullanan vatmanlarıyla, toplu taşıma gücüyle, neredeyse otobüsün 2 katı kadar yolcu taşıyoruz, gücüyle ve tercih edilmesiyle. Çünkü hemen hemen benzer hatlarda otobüslerimiz de var, minibüsler de var ama en çok tramvay tercih ediliyor. Tercih edilmesiyle de biz gurur duyuyoruz. Bakımları yapılıyor, tertemiz tramvaylarımız. Duraklarımız bakımlı. Elbette ki zaman zaman yıpranıyor, bakıma ihtiyacı olan hale geliyor. O zaman da arkadaşlarımız rutin bakımlarını yapıyorlar.
Cadde üstü otoparkla ilgili bilmiyorum Ahmet Bey ne demek istedi ama biz cadde üstü otoparkı bırakıyoruz zaten biliyorsunuz. Çok kalmadı. Zaten onu bırakıyoruz ama açık otoparklara çok hız verdik. 2 tane otoparkımızla ilgili, kapalı otoparkımızla ilgili de projelerimiz devam ediyor. Onları da önümüzdeki sene programa almak istedik ama tabii şehrin öncelikleri var. Bunu değerlendiriyoruz.
Bir de şununla ilgili kentsel dönüşümde yetersiz kalındığı, altyapı aksaklıklarının bakımı ile ilgili birtakım eleştiriler geldi. Bir kere sormak istiyorum, kentsel dönüşüm görevi kimin? Başa dönmek için sormuyorum. Ben bakın farklı bir şeyi soruyorum. Yani kim olarak görüyorsunuz? Gerçekten merak ettiğim için soruyorum. Yani bu yerel yönetimlerin, merkezi yönetimin birlikte yapacağı bir iş mi yoksa yerel yönetimlerin, işte ilçe belediyelerimiz var, burada büyükşehir belediyemiz var, YİKOB var, valilik var, bakanlıklar var. Kimin görevi olarak görüyorsunuz? Müşterek görüyorsanız zaten biz anlaşıyoruz bu konuda. Sıkıntımız yok. Yani o yüzden "kentsel dönüşümde hiçbir şey yapmadınız" deyip böyle bir eleştiriyi yapmayı ben kolaycılık olarak görüyorum.
Her zaman söylüyorum kentsel dönüşüm konusunda. Ne ayıp Zeynep Hanım? Ne ayıp? Hayır, kentsel dönüşümde yetersiz dediğiniz için ben bunu açıklıyorum şu anda. Ayıp demeniz bir kere çok ayıp. Yani burada ben ne gibi bir ayıp işledim? Zeynep Başkanım, ayıp demeniz ayıp. Yani ben burada ne gibi bir ayıp işlemiş olabilirim? Siz kentsel dönüşüm yetersiz dediniz, ben de cevap veriyorum. Ben hiç ayıp demiyorum, günah demiyorum, hatalısınız demiyorum. Dinliyorum hepinizi, siz de rica ediyorum beni dinleyin.
Kentsel dönüşüm konusunda elbette yapılacak çok iş var. Şehrimiz riskli şehirlerden bir tanesi. Tekrara düşmemek için söylemeyeceğim ama burada hemfikirsek, eğer birlikte çalışma konusunda irademiz varsa hep beraber bu konuda bir şeyler yapalım gerçekten. Biz ama kentsel dönüşümü hazırlamak için dediğim gibi fay hattı, mikro bölgeleme, imar planlarının yapılması konusuyla ilgili pek çok ön hazırlığı bitirmiş durumdayız zaten. Şehrin o biraz daha dönüşme ihtiyacı olan mahalleleri, sokakları, daha önce de bahsettiğimiz hızlı tarama yöntemiyle yapılan yapı envanterinin çıktığı bölümlerle ilgili de buraların dönüşüm adaları hazırlandıktan sonra ne güzel belki beraber gideriz, deriz ki "yarısı sizden yarısı bizden" kampanyalarını başka şehirlerde pilot uygulananları burada da uygulayın diye. İnşallah o günler de bize nasip olur, gideriz bunu alır geliriz ve şehrimizde de uygularız.
Çünkü hep şunu söylüyorum. Kentsel dönüşümle ilgili ada bazındaki çözümleri arkadaşlarımız çok titizlikle hazırlıyorlar. Özellikle bizim merkezdeki mahallelerimiz problemli. Ama dediğim gibi bunun zaten altyapısını teşkil edecek fay hattıdır, mikro bölgelemedir, imar planlarının ön çalışmalarının yapılması gereken konuları hallettik. Bunlara da ciddi bir bütçe ayırdık. Bunları da hepsi sizlerle paylaştım zaten.
Ama biz bu dönüşüm planlarını yaparken ve yürütürken şunu hiç gözden uzak tutmayalım, gönülden de uzak tutmayalım. Bizim Öncelikle dönüşmesi gereken işte merkezi hani böyle zon gibi görürsek o 1. zon gibi diyebiliriz. Yani Köprübaşı'nın etrafındaki bir yuvarlak çember çizersek aramızda teknikte çok arkadaşımız var. Mutlaka konuyu bizlerden daha iyi bilirler ve izah ederler ama ben de kendi bildiğim ve biraz da hukuki boyutuyla anlatacak olursam biz artık alansal bazdaki kentsel dönüşümlerden biraz vazgeçmek durumunda kalıyoruz giderek.
Çünkü Bakanlığın alansal bazda ilan ettiği 2 bölge var. Bir Küçük Sanayi Bölgesi, bir de Gündoğdu Bölgesi. Bizim de anımsarsanız daha önce Büyükşehir Belediyesi olarak 8 mahalleyi kapsayan ve o merkezde şekillenen kentsel dönüşüm alanımız vardı. Davalar açıldı ve süreç ne yazık ki yürütülemez hale geldi. Bakanlıkların ilgili bölümlerinde de alansal bazda bu dönüşümleri yapmak, vatandaşla büyük uzlaşıları sağlayabilmek gerçekten kolay bir iş değil. O yüzden ada bazında imar çözümlerini sunarak ve gerisini de belki arsa sahipleriyle oradaki yatırımcılara bırakarak ilerlemek daha mantıklı gibi. Zaten şu ana kadar Tepebaşı, Odunpazarı belediyelerimizin özellikle imar sorunu yaşayan mahallelerimizde yaptığı çalışmalar da bunlardı.
Ve bittikçe de görüyorsunuz orada inşaatlar yükselmeye başlıyor. Yaparken ayrık nizama dikkat ediyorlar, deprem yönetmeliğine dikkat ediyorlar, oradaki ada bazında çekme mesafelerini ve mümkünse sokakları da biraz büyüterek oraya ticaret verilecekse bunun otoparklarını ve o mahalle yoğunluğunu, trafik yoğunluklarını da düşünerek bir planlama yapıyorlar. Eğer biz bu sorunlu yerlerle ilgili planları yapıp uygulamaya geçtiğimizde de benzer bir yöntemle çalışmak en mantıklısı gibi geliyor. İmar planlarını yapıp ada bazında konuları çözüp parsel bazında çünkü dönüşüm çok doğru bir dönüşüm olmadığını kabul etmemiz lazım.
Aslında şehrimizde çok hızlı bir parsel bazında dönüşüm var. Fakat ne yazık ki o da yani şeye uygun olmayan 2 binanın arasına düşünün dönüşüm yapılıyor. Ve zaten çürük olan, sağlam olmayan binaların arasında bir dönüşüm yapılmaya çalışılıyor. Bunun da sağlıklı olduğunu söyleyemeyiz. O yüzden biz ada bazında çekme mesafelerini ayarlayarak ve ayrık nizam şekilde planlayarak bu yolda ilerlememiz lazım. İlerlerken de bunlar bittikten sonra dediğim gibi halkımızı da rahatlatacak. Çünkü zannediliyor ki merkez mahallelerde olunca bu işler kolay dönüşür gibi. Halbuki merkez mahallelerimizde yaşayan vatandaşlarımızın, hemşerilerimizin az çok maddi durumu belli. Dönüşümle ilgili de çünkü vatandaşa da bir maliyet çıkacak. Eğer biz de bu aşamada, yani bunlar bittikten sonra dönüşüm aşamaları başladığında hemşerilerimizi rahatlatacak birtakım destekler sunabilirsek Bakanlıkla beraber dönüşüm hızla yapılır bu konuda.
Bir diğeri de 2026'ya ilişkin "Çok söz verdiniz, tutmadınız." diye. Aslında biz her ayın 26'sında arka arkaya açılışlar yapıyoruz, temel atmalar yapıyoruz, hep sizlere de davet ediyoruz. Keşke görsek aramızda, gelseniz, o gururu, sevinci birlikte yaşasak. Bir eksiğimiz varsa da orada bize söyleseniz "Şu kısmı eksik." diye. Sizleri de aramızda görmekten mutluluk duyarız. Sözlerimizi yerine getiriyoruz. 2026'nın sonunda da zaten ocak ayında size mutlaka bunun hesabını vereceğiz.
"Kendinizi alkışlayanları dinlemeyin sadece." diye bir eleştiri geldi. Benim gerçekçiliğimden hiçbirinizin şüphesi olmasın. Hatta klasik karamsar yanım bile vardır. Öyle çok pozitif de bakmam ama ilişkiler anlamında, buradaki diyalog anlamında pozitif yanımı ve iyi niyetli yaklaşımımı "Her şeye pozitif bakıyorum." anlamında anlamayın. Yoksa projelere, bütçe yönetimine, şehrimizin yönetimine ilişkin birçok konuda titiz davranıyorum. Beni alkışlayanlara teşekkür ediyorum. Alkışlamayanların da eleştirilerine saygı duyuyorum.
Tramvay problemleriyle ilişkin yine gündeme geldi. Onlarla ilişkin cevap verdim. Bir de tramvay alımı ile ilgili Zeynep Başkanımız bir soru sormuştu. Şimdi bizim özellikle gördünüz, tramvay yapımı ile ilgili 1000 lira ayırdığımız bütçeler var. Bu biraz önce tramvay alımımıza ilişkin de söylendi ve tramvay hattı seferlerinin sıklığı ile ilgili bir eleştiri geldi. Şimdi bizim ilk aldığımız tramvaylar 20 yılını doldurdu, 20 yılın üzerinde. Ama çalışıyorlar fakat tabii biraz daha fazla arıza yapmaya başladılar. Sonradan aldığımız tramvaylar da neredeyse 10. yılını dolduracak. Dolayısıyla bizim hızlıca tekrar bir set daha tramvay almamız gerekiyor. Bunlar işte arızalar arttıkça ne yazık ki yeni tramvaylarımız da gelmedikçe sefer aralıkları uzamaya başlayacak. O nedenle biz bunun önlemini alarak tramvay ihalemizi hazırlıyoruz. Ekim ayı içinde de ihalemizi yapacağız. Tabii tramvay almak, tramvay hattı yapmak çok pahalı yatırımlar gerçekten. Ama bunu bir kere yaptıktan sonra da gördüğünüz gibi son derece ekonomik bir taşıma metodu. Keşke elektriğe bu kadar zam gelmeseydi, belki daha uyguna taşıyacaktık. Ama elektriğe bu kadar zam gelince tabii belki tramvay da o kadar uygun olmaktan çıktı ne yazık ki.
Bizim tramvay alımına ilişkin bir de şöyle bir öngörümüz de var. Bunun ileride sayısını da artırmak istiyoruz. Çünkü biliyorsunuz daha önce sizlerle de paylaşmıştım. Bizim 2 üniversitemize de tramvayımız gidiyor. Eskişehir Teknik Üniversitesine de gitmesini çok istiyoruz. Bununla ilgili hem güzergah çalışmalarımızı hem imar planıyla ilgili çalışmalarımızı tamamladık. Bu konuda Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü ile sinyalizasyonla ilgili bazı bir şeyi var aramızda, görüşmeler devam ediyor. Onların hassasiyetlerini de çok iyi anlıyoruz ama biz de onların hassasiyetlerine uygun olacak şekilde oradaki uçak seferlerine herhangi bir zarar vermeyecek şekilde projemizi sunduk. Onlardan cevap bekliyoruz. O nedenle burada bütçeye alamadık. Çünkü bu sürecin, bu bürokratik sürecin ne zaman sonuçlanacağını bilmiyoruz. Ama bunu yapmak istediğimiz niyetimiz belli olsun diye de buradaki, yani tamamen çıkarmak istemedik. Çünkü olmayan bir şeyi sonra tekrar eklemek için biliyorsunuz tekrar meclise getirmek gerekiyor. O yüzden 1000 lira gibi bedellerle, burada genel bir cevap da vermiş olayım, "Hani bazı yatırımlara niye 1000 lira koydunuz?" konusuyla ilgili. Herhalde aklı başında hiç kimse bu ülkede 1000 liraya bir yatırım yapılamayacağını bilir. 1000 liraya ne alacağımız az çok ortada. Buraya koymamızın sebebi bazen bürokratik sebeplerle bu süreçler uzayabilir, bir sonraki seneye kalabilir. O nedenle bu şekilde koyuyoruz. Zaten ek bütçemiz, yedek bütçemiz var biliyorsunuz. Eğer herhangi bunların yapılması gibi bir durum olur ve bürokratik süreçler bizim lehimizde ilerlerse biz de buradan yedek bütçemizden alarak bunları yapma konusunda irademizi ortaya koyacağız.
Ama bürokratik engeller demişken hani çok sık sorulduğu için söyleyeyim, hem de meclisi bilgilendirmiş olayım. Bizim Kuşak Yol projemiz, mesela biliyorsunuz hemen seçimden sonra burada bir meclis kararı alarak süreci başlattık. 2,5 yıl oldu. Hala daha biz bürokratik yazışmaları bitiremedik. Ne yazık ki böyle. İnşallah bu sene bitirirsek önümüzdeki sene onu koyacağız. Ama süreç 2027'de de uzarsa bu yatırımın başlaması, kamulaştırmaların başlaması 2028'i bulacak. Bürokratik işlemlerin sonuçlanıp sonuçlanmama durumuna göre ama yapma irademizi de ortaya koymak için, çünkü belediye başkanları çok iyi bilir, yatırımlar onun evladı gibidir. Hani böyle üstüne titrer. Ona en iyi şekilde bakıp şehre en iyi şekilde ya da ilçemize ya da beldemize en iyi şekilde hizmet verecek yatırımı yapmak isteriz. Üzerine titreriz. O yüzden biz bunları çıkaramadık. Belki bu sene sonuçlanmayacak bürokratik yazışmaları ama gönlümüzde onları çıkarmaya el vermedi, koyduk. Umuyoruz ki süreç umduğumuz gibi gider. Bu süreçler olumlu ve hızlı sonuçlanırsa bunları da yapacağımızdan herkes emin olsun.
"Mali disiplinden uzak." demişsiniz. Ben buna kesinlikle katılmıyorum. Daha önce bütün hesabımız, kitabımız ortada. Ben disipline çok dikkat eden birisiyim. Yani bazı şeyleri suçlarken de lütfen biraz gerçekçi olun. Böyle sadece eleştirmek için de yapılmasın bu eleştiriler.
Bir de gençlerimizin göz ardı edildiğine bazı yatırımlarda gibi bir eleştiri oldu. Bir kere buna katılmıyorum. Yani bizim yaptığımız birçok proje zaten gençlerle ilgili. Bir de gençlerle ilgili projede illa binalar yapmak zorunda değilsiniz. Onları sosyal hayatın içine katmak, burs vermek, yurt sağlamak, onlara uygun fiyatlı yemek sağlayabilmek, onlar ile ilgili sosyal kütüphaneleri artırabilmek, onların geleceği gençlik merkezlerini artırabilmek, bunların hepsi gençliğe yatırımdır. Gençliğe yapılan yatırım zaten 4 duvarla sınırlanacak bir şey değil. Bu arada hem spor tesislerine hem kütüphanelere büyük yatırımlar yapıyoruz. Daha geçenlerde Halk Evi'nin geçmişten gelen aynı zamanda bir saygı duruşu gibi de olan Halk Evi'nin kütüphane şeklinde olacağını, gençlere hizmet vereceğini söylemiştik. Bu eleştiriye de katılmıyorum.
Ben teşekkür ediyorum ve yatırım programımızı, isterseniz sonra gündem dışı, oylayacağım çünkü. Evet bir oylayayım isterseniz. Ben bu yatırım programında emeği geçen tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum, tüm bürokratlarımıza teşekkür ediyorum. Günlerdir bu yatırım programını inceleyen, görüş veren, eleştirilerde bulunan, bize katkı sunan, olumlu bulan, olumlu oy kullanan herkese de teşekkür ediyorum.
İlki bizim hat boyu dediğimiz Devlet Demiryollarının alanı ile ilgili. Gerçekten şehrimiz için güzel bir haber. Basın mensuplarımız da buradayken bunu paylaşmak isteriz. Uzun yıllardır şehrimizin önemli bir sorunuydu. TCDD'nin geçtiği kapalı kesit olan alanın üstündeki hat boyu alanın bakımsızlığı, güvenlik problemleri yaşaması gibi ciddi bir sorun vardı.
Burada TCDD bir proje hazırladı. Bizlerle de paylaştı. Proje ihaleye çıkma aşamasında, ihale sürecinde de hem komisyon üyelerimizle, İmar Komisyonu üyelerimizle hem de bizlerle paylaştılar. Biz de eleştirilerimizi söyledik. Bunları da dikkate alarak gerekli değişiklikleri de yaptılar. Meclisimizden de hem 1/5000'lik hem de 1/1000'lik planlar oy birliği ile geçti. Ben şehrimize hayırlı olsun diyorum. Çok önemli bir sorun çözülmüş oldu böylelikle hep beraber.
Bir de yine oy birliği ile geçen bazı konularımız var. Bir tanesi de Taşbaşı. Şehrimizin en güzel noktalarından bir tanesi, şehrin kalbi. Taşbaşında büyük bir dönüşümü yapmak, kentsel dönüşümü sağlamak belki biraz güç. Çünkü kurulda yetkisi olan yerler de var. O nedenle biz bu alanın içindeki bazı bölümlerde dönüşümler yaparak, İrfan Çarşısı ile başlayarak, bundan sonra da hızlandırarak şehrimizin bu zamanla döküntü haline gelmiş olan pasajlarını, sokaklarını düzenleyerek ilerlemek istiyoruz. Bu da başlangıç olsun. Umuyorum bundan sonra yine meclisimizden çıkacak bu iradeyle, oy birliği ile çıkacak iradeyle bu çalışmalarımıza devam ederiz.
Yine 19 Eylül bildiğiniz üzere Gaziler Günü. Sizlerle de bir onuru ve gururu paylaşmak istiyorum bu hafta için. Biliyorsunuz 19 Eylül, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e Gazi unvanının, Mareşal unvanının verildiği gündür aynı zamanda Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından. Böyle önemli bir haftada bizler de gazilerimize, şehit yakınlarına koordinasyon merkezi olarak kullanabilecekleri; erişilebilir, otopark problemi olmayan, aynı zamanda engelsiz bir hizmet sunan yeri bugün hizmete açtık. Ben emeği geçen herkese, katılan herkese teşekkür ediyorum. Bu da Eskişehir için güzel bir hizmet oldu, örnek bir çalışma oldu. Diğer şehirlere de ilham, örnek olsun diyorum.
Ayrıca Avrupa Hareketlilik Haftasındayız. Avrupa Hareketlilik Haftası bir taraftan bizim şehir içinde hep bahsettiğimiz trafikle ilgili konuları çözmek için de önemli bir hafta. Bu haftada hepimizin bireysel araçları, şahsi araçları kullanmak yerine toplu taşıma, yürütme, yaya olarak ve bisiklet kullanarak tavrımızı belli etmek, önce meclis üyelerimizden başlayarak hepimizin sorumluluğudur diye düşünüyorum. Bunu size hatırlatmak istiyorum.
Yine Ahi Evran Veli ile başlayan 8 asırlık ahilik geleneğimiz bu hafta 39. Ahilik Haftası olarak kutlanıyor. Ben bu vesileyle bunu şiar edinen, etik kurallarını benimseyen; dürüstlükle, ahlakla görevini yapan tüm esnafımızı kutluyorum. Buradan tekrar haftalarını da kutlamış olayım."





