Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce şu ifadeleri kullandı;

"Bütçe denkliğinin şişirilmesi gibi bir konu, bunun kabul edilmesi mümkün değil. Çünkü bütçeler yapılırken, her şeyden önce size şunu söyleyeyim: Biz şu anda neyi tartışıyoruz biliyor musunuz? 1,5 yıl önce yapılmış bir bütçeyi tartışıyoruz. Bu bütçe, 2024 yılının kasım ayında yapıldı ve hani köprünün altından çok sular aktı denir ya, 1,5 yılda bu ülkede neler oldu neler. 1,5 yıl önce yapılan bütçenin tutup tutmadığını bugün konuşuyor olmak bile o kadar abes geliyor ki bana. Biz hakikaten 1 ay öncesini göremiyoruz. Mesela biraz önce Ahmet Bey dedi ki işte "asfalt, yol." Bir belediye başkanının herhalde en çok istediği şey, yoldan şikayet gelmemesidir. Vatandaşına, halkına en konforlu yolları sunmaktır, öyle değil mi? Burada 15 belediye başkanıyız, hangimiz bunun aksini söyleyebiliriz? "Yok, ben yola bütçe ayırmak istemiyorum" diye. Arkadaşlar, ocak ayından bugüne bütün asfaltın ana maddesi %100 zam geldi. Hangi belediye başkanı 1,5 yıl önce yaptığı bütçeyle öngörüp böyle bir zammı buna göre hizmet edebilir?

Bir kere biz içinde bulunduğumuz zorlu şartlar içinde gerçekten ekonomi çok kötü. Bu sadece ülkemizde değil, dünyada da çok kötü. Etrafımızda savaşlar yaşanıyor ve tüm bu olumsuzluklara rağmen bütün belediye başkanlarımızla beraber şehrimize, hemşehrilerimize en iyi hizmeti verebilmek için uğraşıyoruz. Bazen sosyal yardım önceliğimiz oluyor bazen asfalt önceliğimiz oluyor bazen her evine her eve ulaştırdığınız o çeşmeleri açtığınızda akıtabildiğimiz su oluyor. Önceliğimize göre ve o ay, o yıl ülkenin içinde bulunduğu şartlara göre önceliklerimizi belirleyerek hizmet etmeye devam ediyoruz.

Aslında biraz önce ülke gündemi ve şehir gündemi üzerine konuştuk. Elbette ki burada Eskişehir'in konuları konuşulmalı, bizler yerel yöneticiyiz ama konu kesin hesaba gelince, ekonomiye gelince tabii ülkenin bulunduğu ekonomik durumdan da ari değil bu durum. Hani anne babaların bir lafı vardır evlatları için, bunu da şu anlamda söylüyorum çünkü bizler belediye başkanları için şehirler evlatlarımız gibi gerçekten, evlatlarımızdan ayırmadan hizmet etmeye çalışıyoruz. Hani nasıl aile bütçesini yapıp önceliği evlatlarımıza veriyorsak evlatlarımızın okul gibi barınma gibi eğitim gibi sağlık gibi koşullarını en iyi şekilde vermeye çalışıyorsak şehirlerimize de böyle bakıyoruz biraz evlatlarımız gibi. Hani anne babaların bir sözü vardır, "Ben evladımın tahtını yaptım ama bahtını yapamadım" diye. Biz belediye başkanları şehirlerimizin tahtını yapıyoruz ama bahtını yapmak biraz da ulusal ekonomilere bağlı. Ne yazık ki ulusal ekonomiden de bağımsız değil. O nedenle konuya böyle bakılmasını isterim.

Bizler elbette ki 13 milyarlık bütçemiz gelir gider tutsun, bizim hakikaten, yani ben istemez miyim 9 milyar bir gelir olsun, 13 milyar diyorum. Ve düşünün 2025 bütçesiyle ben 2026 bütçesini aynı yaptım. Bunu zaten kasım ayında bütçede çok ayrıntılı konuştuk o yüzden tekrara düşmeyeceğim. Biz geçen yılki yani 1 sene önceki bütçeden farklı bir şey yapamadık. Şimdi ben yıllarca genel sekreterlik de yaptım, şöyledir: İşte ocak ayında, şubat ayında, mart ayında hazineden gelen gelirlerimiz az çok bellidir. Biz 1 sene sonra o aya, 1 sene önce diyelim ki ocak ayında almış olduğumuz aydaki hazineden gelen paya 1 sene sonra enflasyon uyguladığımızda az çok belli olurdu ne geleceği. Ve biz de genellikle öz gelirimiz zaten belli yani öz gelirin genel bizim gelirimize düşen payı belli. Hazineden, devletten gelen pay ve İller Bankasından gelen payı da enflasyonla belirleyip bütçeye koyarız. Ve yıllardır da bu genellikle 3 aşağı 5 yukarı tutar, geçen sene tutmadı. Yani geçen sene o öngördüğümüz, 1 sene önce gelen enflasyona uyguladığımız gelir gelmedi. Bunun sebebi tabii biz de vergilerden toplanan hazineden pay alıyoruz, muhtemelen bunlar tutmadığı için biz kimseyi suçlamıyoruz. "Niye tutmadı? Niye bizim öngördüğümüz gelir gelmedi?" demiyoruz. Gelen gelire göre giderlerimizi kıstık, yatırımlarımızı kıstık, bütçeyi denkleştirdik. Hatta o kadar titiz davranmışız ki sizlere de dert olmuş ama bütçe fazlası verdik ve bununla da gurur duyuyoruz. Demek istediğim, ülkenin 1,5 sene önce yaptığımız bütçenin hesabını şimdi verirken bu konuda biraz daha adil ve şeffaf olunması gerektiği.

Bir de algı konusuna geleyim. Yani bizler şehirleri yönetirken, hizmet ederken, tek tek hesap verirken, çünkü bizim bütçe hesap verme dönemimiz, faaliyet raporu hesap verme dönemimiz, kesin hesap hesap verme dönemimiz, hesap verirken bunu algıyla yapmıyoruz, rakamlarla yapıyoruz. Bütün rakamları şeffaf şekilde önümüze koyduk. Diyebilir misiniz ki "Şu bilgiyi bizden gizlediniz. Burada gizli saklı bilgiler var. Şunun da perde arkasında şeyler var." Hepsi ortada. Evet, belki yorumlamalarda farklılıklar olmuştur, o da hani dediniz ya "çok uzmanların anlayabileceği konular", işte komisyonlar da bunun için var zaten ihtisas komisyonları. Uzman kişiler otursun buna çalışsın, hatta kendi uzmanlıkları yetmiyorsa yönetmelik, kanun gereğince uzman da davet edip ona göre incelesinler diye var zaten ihtisas komisyonlarımızın rolü budur.

Diğer devreden ödeneklerle ilgili. Devreden ödeneklerle ilgili de komisyonlarda bilgi verildi. Tabii ki geçen seneki bütçeyle ilgili yani bizim 13 milyarlık bütçemiz 9 milyar civarında tuttu gelir gider dengesinde, devredeni de bu seneye alarak bu senenin bütçesine ekleyerek ilerliyoruz.

Asfaltla ilgili, özellikle ilçelerle ilgili söylediğimiz konuda da dediğim gibi biz bu sene bitüme gelen zamlarla beraber planladığımız yolların yapılamayacağı, kendi ödeneklerimize göre 2025 kasımında yaptığımız bütçeye göre belli oldu. Biz de bu nedenle İller Bankasından kredi için başvurduk çünkü sizlere, şehrimize, hemşehrilerimize verdiğimiz sözü yerine getirmek istiyoruz. İller Bankası bu aradaki fark bitüme gelen bu üst düzey zamla ilgili aradaki farkı da eğer bu şekilde krediyle halledebilirsek aynı şekilde ilçelerimize hizmet etmeye devam edeceğiz. Bu sene özellikle 12 kırsal ilçemizin merkezinde özellikle nerede kötü bir yol varsa, büyükşehire düşen bir yol varsa yapmayı kendimize görev kabul ediyoruz.

Ben kesin hesabın hazırlanmasında emeği geçen başta genel sekreterimiz, yardımcımız, daire başkanlarımız ve inceleyen, bizlerin önüne raporu sunan, gayet ayrıntılı bir şekilde izleyen meclis üyelerimize huzurlarınızda teşekkür etmek istiyorum. Yapılan katkılara da teşekkür ediyorum, eleştiriler bizi büyütür elbette ama olumlu şeyleri de söylemek lazım, sadece eleştiri yapıp. Benim duyduğum tek olumlu yön herhalde temsil, tanıtım giderlerine ilişkin oldu. Onun dışında aslında pek çok olumlu güzel rapor vardı. Bir de çok yakında kamuoyuyla paylaştık, bizim stratejik planla ilgili de bir eleştiri oldu, onunla da ilgili söylemek isterim.

5 yıllık yaptığımız stratejik planda biz bugüne kadar tamamladığımız ve başlayıp da devam eden oranda %70'e ulaşmış durumdayız. Bununla da gurur duyuyoruz, geriye kalan 3 yıldan az sürede de çalışma arkadaşlarımla beraber, meclis üyelerimle beraber şehrimize hizmet etmek için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz."