Eskişehir Baro Başkanı Barış Günaydın şu ifadeleri kullandı;
“Yalova Sosyal Güvenlik Kurumu’nda görev yapan meslektaşımız Av. Zekeriya Polat’ın, dün görevi başında uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetmesi; savunma makamına yönelik sistematik şiddetin ulaştığı vahim noktayı bir kez daha gözler önüne sermiştir.
Bu saldırı yalnızca bir avukata değil; hukuka, adalete ve kamu hizmetine yöneltilmiş ağır bir saldırıdır. Fail hakkında yürütülecek sürecin sonuna kadar takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz.
Bugün aynı zamanda Eskişehir Barosu mensubu değerli meslektaşımız Av. Cemre Parmaksız’ı kaybedişimizin altıncı yıldır.
Mesleğinin gerektirdiği görevleri ifa ederken Ceza İnfaz Kurumu dönüşünde geçirdiği elim kazayla aramızdan ayrılan meslektaşımızı rahmetle anıyoruz.
Cemre Parmaksız’ın anısını yaşatmayı; devam eden dava sürecinin ve tüm sorumlularının takipçisi olmayı sürdürüyoruz. Onu unutmadık, unutmayacağız.
Bu iki acı olay, avukatlık mesleğinin her geçen gün artan riskler ve tehditler altında icra edildiğini açıkça ortaya koymaktadır.
Avukatlar; mahkemelerde, cezaevlerinde, icra müdürlüklerinde, kolluk birimlerinde, sosyal güvenlik kurumlarında, belediyelerde ve sahada görevlerini yerine getirirken öldürülmekte, tehdit edilmekte, darp edilmekte ve sistematik baskıya maruz bırakılmaktadır.
Bu bir meslek meselesi değil, hukukun yaşama meselesidir.
Avukata yönelen her saldırı; doğrudan adil yargılanma hakkına ve savunma özgürlüğüne yönelmiş bir saldırıdır. Avrupa Konseyi’nin, 12 Mart 2025 tarihinde kabul ettiği “Avukatlık Mesleğinin Korunmasına Dair Sözleşme”, avukatlara yönelik tehdit ve saldırıları insan hakları ihlali olarak tanımlayan ilk bağlayıcı uluslararası metin olma özelliğine sahiptir.
Sözleşme, 13 Mayıs 2025 tarihinde imzaya açılmıştır.
Bu sözleşme devletlere açık ve net yükümlülükler yüklemektedir:
-
Avukatların can güvenliğini sağlamak,
-
Tehdit ve saldırıları etkin şekilde soruşturmak,
-
Meslek örgütlerini baskı altına almamak,
-
Avukatların mesleklerini korkusuzca icra edebilmeleri için gerekli tüm tedbirleri almak.
Bu bir tavsiye değil, açık bir yükümlülüktür.
Ne yazık ki Türkiye, bu sözleşmeyi henüz imzalamamıştır.
Avukatların öldürüldüğü, adliyelerde darp edildiği, bürolarında saldırıya uğradığı bir ülkede; bu sözleşmenin hâlâ imzalanmamış olması, savunma makamının yeterince korunmadığının açık göstergesidir.
Bu durum, avukata yönelik şiddeti görünmez kılmakta ve adalet mekanizmasını zayıflatmaktadır.
Buna ek olarak, bugün açıklanan CMK Ücret Tarifesi ile yalnızca yüzde 25 oranında artış yapılması; zorunlu müdafilik görevini angaryaya dönüştüren anlayışın sürdüğünü bir kez daha ortaya koymuştur.
Avukatsız yürütülmesi mümkün olmayan bu hizmetlerde, meslektaşlarımızın emeği açıkça yok sayılmaktadır. Bu yaklaşım, adil yargılanma hakkını da doğrudan zedelemektedir.
Eskişehir Barosu olarak bir kez daha altını çiziyoruz:
Avukata yönelik her türlü şiddet derhal son bulmalıdır.
Türkiye, avukatları koruyan bu uluslararası sözleşmeyi gecikmeksizin imzalamalıdır.
Savunma makamı, yargının asli unsurudur ve hiçbir şekilde değersizleştirilemez.
Başta dün yitirdiğimiz meslektaşlarımız Av. Zekeriya Polat’a ve Av. Cemre Parmaksız’a, ayrıca mesleğini icra ederken hayatını kaybeden tüm meslektaşlarımıza Allah’tan rahmet; ailelerine, yakınlarına ve tüm meslek camiasına başsağlığı diliyoruz.
Onların anıları, adalet mücadelesindeki kararlılığımızın en güçlü sebebi olmaya devam edecektir.”





