Eskişehir Barosu İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Büşra Karadan Ünver şu ifadeleri kullandı;
"İnsan hakları açısından da maalesef 2025 yılı çok olumlu bir tabloyla karşımızda değildi; sürekli her gün başka bir konu hakkında basın açıklaması yapmak zorunda kaldığımız, sizleri baroya çağırdığımız, bazen yazılı olarak sosyal medyadan yaptığımız açıklamalar vardı. Bu noktada İnsan Hakları Komisyonu olarak hem Türkiye'de hem dünyada ama temelde tabii ki Eskişehir ilinde meydana gelen insan haklarıyla birebir de hızlı bir şekilde bir tepki göstererek bu süreçlere müdahale etmeye çalışıyoruz.
2025 yılında hak ihlallerinin, adli süreçlerin ve ifade özgürlüğünün bilhassa soruşturmalarını yakından takip ettik. Özellikle gündemde 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefet, Cumhurbaşkanına hakaret ya da sosyal medyadaki paylaşımlarından kaynaklı suç işlemeye tahrik gibi suçlamalarla yargılanan, daha çoğunlukla üniversite öğrencileri ve yaş kitlesine baktığımızda da genç kişilerin olduğu bir yargılama sistemi ile karşı karşıya kaldık. 19 Mart olayları dediğim gibi gündemimizin 2025 yılının büyük bir çoğunluğunu oluşturdu.
İlk aşamada gözaltına alınanlardan itibaren aslında gözlemci avukatlarla birlikte sahadaydık. Daha ilk gün, eylemlerin ilk günü 18 avukatla, sonrasında giderek sayımız arttı ve 55'e yakın gözlemci avukatla birlikte kişilerin herhangi bir hak ihlaline uğramasını engellemek amacıyla, eğer bir hak ihlali varsa da bunun o an tutanakla tutulması ve ortaya konulması için çalışmalar yürüttük. Gözaltına alınan kişi sayısı bizim bildiğimiz, tabii ki avukata erişim hakkının kısıtlandığı kişiler de olduğu için gözaltı sayıları konusunda polisteki rakamlarla bizdeki rakamlar tutmuyordu, bunu sonrasında fark etmiştik. Bizde 52 kişinin ismi vardı.
Soruşturmalar başladıktan sonra 82 kişi hakkında soruşturma yürütüldü. Şu an için bizde bilgisi olan, bize başvuran ya da bir şekilde davalarda karşı karşıya kaldığımız rakamlar mevcut. Bunlardan 63'ü 2911 kapsamında değerlendiriliyor. Barışçıl toplantı hakkının cezai süreçlerle karşı karşıya kaldığını bize gösteriyor aslında. Duruşmaları devam ediyor pek çoğunun, beraat edenler var, kesinleşen kararlar var ancak beraat dosyalarının istinafta olduğu pek çok farklı dosya var. Bu noktada biz duruşmalara gözlemci sıfatıyla katılıyoruz ve duruşmalarda herhangi bir hak ihlali yaşanmamasını istiyoruz.
82 kişiden dediğimiz gibi 63'ü 2911, 35'i 2911. maddenin 32. fıkrası, 28. maddesi, yine 3 kişi 2911'in 33/A dediğimiz yüzü kapatmadan kaynaklı yargılanıyor, 33/B'den yargılanıyor. Bu noktada 12 kişi TCK 299 Cumhurbaşkanına hakaret suçlamasıyla yargılanıyor; ek olarak 2 kişi de TCK 214 suç işlemeye tahrik kapsamında hakkında işlem yapıldı. Bu noktada dediğimiz gibi duruşmaları sürenler, yargılamaları sürenler var; biz kaçırmadan bunları gözlemci sıfatıyla takip ediyoruz.
Aynı zamanda yıl boyunca üniversitelerde başlatılan disiplin soruşturmaları oldu. Bu noktada bizlere ulaşan öğrencilere komisyon üyesi meslektaşlarımız bilgilendirmelerini yaptılar. Kendileri kendi avukatlarıyla birlikte takiplerini yapıyorlar zaten, savunmalarını verdiler, idari dava açanlar var. Biz bu kapsamda da bize ulaşan tüm bilgileri basınla birebir de paylaşarak bir kamuoyu oluşturmaya da çalıştık. Bu konuda ben tüm çalışan meslektaşlarıma, komisyonda görevli olan herkese tekrar teşekkür ediyorum.
En sonunda söyleyeceğimi şimdiden de söyleyeyim; özellikle Ayrımcılıkla Mücadele Komisyonu ve İnsan Hakları Komisyonu olarak da sizden ricamız, bize evet kendi durumlarıyla ulaşan kişiler oluyor, biz bunları tamamen gizlilik ve şeffaflıkla yürütüyoruz; kimseyle bir isim paylaşımı vesaire yapmıyoruz. Ancak olur bizim gözümüzden kaçan ya da bize başvurmaktan çekinen ya da bu kurumu bilmeyen, hani komisyonları bilmeyen kişiler olabilir; siz basınla olaylarla birebir de iletişim halindesiniz. Biz bu noktada herkesten gelecek ihbarlara, durum bildirimlerine açığız; bu konuda sizlerin de desteğini 2026 yılında da bekliyoruz. Bizler de elimizdeki verileri kamuoyuyla paylaşmaya her zaman devam edeceğiz.
Ayrımcılıkla Mücadele Komisyonu'nun temel alanı; cinsel yönelim temelli ayrımcılığa uğrayanlar, mülteciler ve aynı zamanda geçici koruma statüsünde olanlar. Mülteci kavramı hukuken ülkemizde çok karşılaştığımız bir kavram ama doğru teknik bir kavram değil, geçici koruma statüsü daha doğru bir kavram. Aynı zamanda sosyal dışlanma riski taşıyan gençler ve sağlık hizmetlerine erişimde sorun yaşayan yurttaşlar bize başvuruda bulunabiliyorlar. Bunların verileri de bizde gizli tutuluyor tamamen. O noktada çeşitli kurumlardan gelen eğitim talepleri oluyor bizlere ayrımcılıkla mücadele kapsamında yaptığımız. Biz kurum ve kuruluşlarla, belediyelerle birlikte bu eğitim programlarını düzenliyoruz; Kadın Hakları Komisyonumuzla birlikte toplumsal cinsiyet eşitliği üzerine aynı zamanda çalışıyoruz. Bize ulaşan her bir birey için güvenli, gizliliğe sadık ve destekleyici bir yaklaşımı benimsiyoruz. 2026 yılında da özellikle kurumlar nezdinde, sağlık doğrultusunda HIV, HPV gibi daha dışlanma riski taşıyan ya da yanlış anlaşılan durumları çözmek ve bunlara ilişkin hukuk haklarını anlatan eğitimler vermeye devam edeceğiz.
Bir de Eğitim, Kültür, Sanat, Spor Komisyonumuz var başkanlığını yürüttüğüm. Bu komisyon biraz daha baromuz içerisinde mesleki dayanışmamızı güçlendirmek, zor anlattığımız bu stresli süreçlerde meslektaşlarla bir araya gelerek dayanışmayı artırmak üzerine çalışan bir komisyon. 2025 yılı boyunca aslında en aktif komisyonlarımızdan bir tanesi oldu. Bu konuda tüm Eskişehir Barosu'na da teşekkür ediyoruz, gerçekten çok sahiplenilen ve güzel eğitimlerle, faaliyetlerle bir araya geldik.
2025 yılı boyunca toplam 18 ücretsiz mesleki seminer düzenledik. 25'ten fazla da ücretli olarak bilirkişilik, uzlaştırmacılık, arabuluculuk gibi temel ve uzmanlık alanlarında eğitimler düzenledik. Aslında burada yeni kurulan şeyle birlikte, kurumlarımızla birlikte Eskişehir Barosu'nu şehirde fark yaratan bir eğitim merkezi haline getirmek istiyoruz, bölgesel bir merkez olarak konumlandırmak istiyoruz. Bu konuda Eskişehir'in çünkü gerçekten güzel bir gücü var.
Sadece mesleki eğitimlerle değil sosyal faaliyetlerle de bir araya geldik; toplam 24'ten fazla sosyal faaliyet düzenledik. Quiz Night'lar, tavla turnuvaları, masa tenisi, satranç turnuvaları, bir araya gelirken eğlendiğimiz buluşmalar gerçekleştirdik. Kitap okuma kulübümüz de yine Eskişehir Barosu'nda kültürel faaliyetlerimize devam etti. Aynı zamanda göreve geldiğimiz süreçte kurulan Akustik Ceza da pek çok yerde sahne alarak bize çok keyifli zamanlar geçirtti. Biz bu noktada 2026 boyunca da komisyonumuzun faaliyetlerini, mesleki dayanışmayı güçlendirmek, meslektaşlarımızın talepleri doğrultusunda bir araya gelerek daha sağlıklı bir meslek ortamı yaratmak üzerine çalışmalara devam edeceğiz."