Odunpazarı Belediyesi CHP Meclis Üyesi Cenk Sungur şu ifadeleri kullandı;
"Bazı tarihler vardır, üzerinden yıllar geçse de halkların kalbinde ve hafızalarında dün gibi yaşar. 21 Mayıs 1864 tarihi de, Çerkes halkı için işte böyle bir tarih.
Bundan tam 162 yıl önce, Çarlık Rusyası’nın Kuzey Kafkasya’yı işgal politikaları sonucu yüz binlerce Çerkes, yüzyıllardır yaşadıkları topraklarda zorla sürülerek, soğuk denizlere, hastalıklara, açlığa ve ölüme terk edildiler. Tarihçiler bu soykırımda, sayısı milyonlarla ifade edilecek kadar kalabalık bir Çerkes nüfusunun hayatını kaybettiğinden bahsediyorlar. Ve bu sürgünden sağ olarak kurtulanlarsa bir daha dönememek üzere anayurtlarından koparıldılar.
21 Mayıs’ta sürgün edilen sadece bedenler değil, bir halkın kültürü, dili, geçmişi ve doğal olarak geleceğiydi. Ve bu hadise tam anlamıyla bir soykırım tanımıdır. Bu nedenle 21 Mayıs sadece Çerkes halkı için değil, tüm insanlık için bir utanç günüdür.
Ne yazık ki bu sürgün ne ilkti ne de son. İnsanlık tarihi, benzer trajedilerin farklı coğrafyalarda tekrar tekrar yaşandığı örneklerle doludur.1944 yılında Kırım Tatar Sürgünü sırasında insanlar bir gecede yük vagonlarına doldurulmuş, yollarda binlerce insan hayatını kaybetmiştir. Yine çok yakın bir tarihte, 1995 yılında aynı acıyı Srebrenitsa’da Boşnaklar yaşamıştır. Avrupa’nın ortasında, dünyanın gözleri önünde gerçekleşen bu trajedi, sessizliğin, tepkisizliğin nelere yol açabileceğini bir kez daha göstermiştir.
İşte saydığımız bu soykırımlara, bu zulümlere sessiz kalınması, ne yazık ki yeni acıların yaşanmasına zemin hazırlamış. Çerkesya’da yaşananlara verilmeyen tepki, Kırım’daki vahşete karşı dünyanın sessizliği, Boşnakların soykırımdan geçirilmesine, Filistin’de Gazze’de yaşana drama zemin hazırlamıştır.
Unutulan her sürgün, her soykırım yenilerinin kapısını aralamaktadır. Bu nedenle burada ver her ortamda bu acıları anmak, sadece tarihi hatırlamak değil, geleceğe karşı sorumluluk almaktır. İşte tam da bu yüzden Çerkes halkının yaşadığı büyük trajedinin uluslararası kamuoyu tarafından daha güçlü şekilde tanınması ve Çerkes soykırımı gerçeğinin insanlık tarihinde hak ettiği şekilde yer bulması gerektiğine inanıyorum.
Dünyanın, bu halkların başına gelen bu gerçeklerle yüzleşmesi, gelecekte benzer acıların yaşanmaması için vicdanı bir sorumluluktur!
Bu vesileyle öncelikle Eskişehir’de yaşayan binlerce Çerkes ve Kırım Tatarı hemşehrimizin, soykırımlarda hayatını kaybeden atalarını rahmetle anıyor ve dünya üzerinde bugün hala zulme uğrayan tüm toplumlara selam olsun demek istiyorum."





