Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şube Binasında konuşan TMMOB Eskişehir İKK Kadın Çalışma Grubu adına konuşan Duygu Karaca şu ifadeleri kullandı;
“Eşit ve insanca yaşam haklarımıza sahip çıkıyoruz. 8 Mart, New York’ta tekstil fabrikasında çalışan kadın işçilerin düşük ücret, uzun çalışma saatleri ve insanlık dışı çalışma koşullarına karşı çıktıkları grevle tarihe geçti. 169 yıl öncesinden günümüze kadar kadınlar eşit yaşam koşulları için mücadele etmeye devam ediyor.
Cinsiyetimizi belirleyemediğimiz gibi hangi ailede, hangi şartlarda ve hangi coğrafyada dünyaya geleceğimizi de biz kadınlar belirleyememekteyiz. Yaşamımızda demokrasinin ve adaletin olmadığı ya da aşındırıldığı pek çok coğrafyada insanca yaşamak zaten yeterince zorken, hayata bir adım geriden başlayan kadınlar kendilerini çok daha zorlu bir mücadelenin içinde bulmaktadır.
Bu ülkede yaşayan pek çok hemcinsimiz gibi biz mimar, mühendis ve şehir plancısı kadınlar da eğitim ve çalışma hakkımızı kullanırken eşitsizliklerle karşılaşmakta, zorluklar yaşamakta, ayrımcılığa uğramakta, mobbinge, tacize ve sözlü veya psikolojik, bazen de fiziksel şiddete maruz kalmaktayız.
İşe alımlarda ayrımcılık olmaksızın sahada ve şantiyede çalışmaya uygun olduğumuzun, çalışma alanlarımızda ise iş bölümünde ve ücretlendirmede yaptığımız işle cinsiyetten bağımsız ve hak temelli koşullarda çalıştırılabileceğimiz bilinciyle haklarımıza sahip çıkıyoruz. Ekonomik kriz ortamında düşük ücret gözetilmeksizin kayıtlı çalıştırılmaya, emeğimizin hakkını alabilmeye ve sadece kadınlara özel iş alanlarına yönelmek zorunda bırakılmamaya dair haklarımıza sahip çıkıyoruz. Mobbing ve cam tavanların olmayacağı koşullarda fırsat eşitliğiyle görevlerimizde yükselme hakkımıza sahip çıkıyoruz.
Dünya genelinde pandemilerde ve kriz dönemlerinde ortaya çıkan önemli bir olgu da güvencesiz, esnek ve ucuz işçi olarak görülen kadınların kötü koşullarda, niteliksiz işlerde, yarı zamanlı ve geçici olarak çalışmak zorunda bırakılmalarıdır. Bu durumda ülkemizde çoğunlukla erkek mesleği olarak görülen ve erkeklerle özdeşleştirilen mühendislik alanında kadın istihdamının artırılması gerektiği açıktır. Toplumda mühendislik ve mimarlık eğitimi alan kadınların üretime ve bilime aktif katılım haklarına sahip çıkıyoruz.
Kadınların ev içine kapatılarak yaşamlarını sadece aile odaklı sürdürmeye zorlanmaması, eşitlikçi politikaların oluşturularak uygulanması, istihdam stratejileri doğrultusunda kadın istihdamının artırılması ve iş yaşamı ile özel yaşamın uyumlu hâle getirilmesine yönelik adımların atılabileceğinin farkındayız. Projelerden sahaya, şantiyeden eğitime, fabrikadan atölyeye, sanattan bilime var olmaya devam edecek ve mücadelemizi sürdüreceğiz.
Hayatımıza, haklarımıza, laik ve özgür yarınlarımıza sahip çıkıyoruz.”





