Eğitim İş tarafından yazılı açıklama yapıldı;
"Milli Eğitim Bakanlığının 81 ile gönderdiği 2026-2027 Eğitim ve Öğretim Yılına İlişkin İş ve İşlemler Genelgesi, siyasi iktidarın eğitimi bilimsel ve pedagojik ilkelerden uzaklaştırarak ideolojik kalıba sokma çabasının yeni bir örneğidir.
Eğitim-İş olarak, eğitimin kronikleşmiş sorunlarına çözüm üretmek yerine öğretmeni daha fazla denetleyen, eğitim süreçlerini merkezî talimatlarla kuşatan ve yönetmeliklerle düzenlenmiş alanlarda dahi yeni yükümlülükler yaratmaya çalışan genelgeye karşı dava açtığımızı kamuoyuna duyururuz.
Kılık-kıyafet eylem kararımızın arkasındayız bu dönemde alacağımız eylem kararını önlük dayatmasını da kapsayacak şekilde genişleteceğiz. İl ve ilçe milli eğitim müdürlükleri ile okul idarelerinin olası baskı ve dayatmalarına karşı hiçbir üyemizi yalnız bırakmayacağız.
Genelgede yer alan kılık-kıyafet ve önlük dayatması, öğretmenlerin mesleki özerkliğine ve kişisel yaşam alanına açık bir müdahaledir. Hukuki veya pedagojik hiçbir karşılığı olmayan “toplumsal hassasiyet” gibi muğlak kavramların arkasına sığınılarak belirli bir yaşam tarzı hedef alınmaktadır.
Öğretmenler açlık ve yoksulluk sınırında yaşam mücadelesi verirken, okullarda temizlik ve güvenlik personeli yokken, çocuklarımız okula aç gelip giderken, öğretmenler ücretli-sözleşmeli gibi çalışma koşullarıyla sömürülürken Bakanlığın öncelikli meselesinin kılık-kıyafet olması kabul edilemez.
Öğretmenlik mesleğinin saygınlığı tek tip elbise dayatmalarıyla değil; insan onuruna yaraşır ücret ve çalışma koşullarıyla, can güvenliğini koruyan yasal düzenlemelerle ve öğretmenleri ayrıştırarak değersizleştiren istihdam modellerinin kaldırılmasıyla korunabilir.
Yandaş çevrelerin ve iktidar güdümlü medyanın bu genelgeyi “teşhircilikle mücadele”, “edep” ve “adap” gibi kılıflarla savunması mesleğimize ve özellikle kadın meslektaşlarımıza yönelik açık bir hakaret ve itibar suikastıdır. Öğretmenin mesleki yeterliliğini kendi sığ ahlak ölçütleriyle tartmaya kalkan bu zihniyeti reddediyoruz.
Öğretmenin saygınlığı üniformadan değil; bilgi birikiminden, dokunduğu hayatlardan ve aydınlanmacı kimliğinden gelir.
Bir kez daha kanıtlanmıştır ki MEB; laik, bilimsel ve pedagojik ilkelerle değil, siyasal ve ideolojik saiklerle hareket eden bir kuruma dönüştürülmüştür.
Eğitim-İş olarak, emeğimiz, onurumuz ve özgürlüğümüz için mücadele etmeye devam edeceğiz."





