Eskişehir Anadolu SF CEO’su İbrahim Ergün şu ifadeleri kullandı;
"Bugün burada Eskişehir Anadolu Spor’un hedeflerini, kurumsal kimliğini, bundan sonra nasıl bir yol izleyeceğimizi ve şampiyonluğa nasıl ulaşmayı planladığımızı açıklamak üzere bir araya geldik. Katılımınız için hepinize teşekkür ediyorum.
Bu sezon şampiyonluk hedefiyle karakterli bir takım kurduk. Sahada mücadele eden futbolcularımıza ve teknik ekibimize huzurlarınızda teşekkür etmek istiyorum.
Futbolda inişler ve çıkışlar yaşanabiliyor. Zaman zaman kötü sonuçlar da alabiliyoruz. Ancak bu sezon oluşturduğumuz kadroyla birlikte Eskişehirspor ile beraber 2. Lig’e yükselmeyi hedefliyoruz.
Takımımızı ve altyapımızı büyük bir özenle oluşturduk. Şehrin dinamiklerini bozmadan, kendi ayakları üzerinde durabilen, bütçesine uygun hareket eden ve finansal açıdan sorun yaşamayan bir kulüp olmak istiyoruz.
Çok büyük paralar harcamadan da başarılı olunabileceğini göstermek istiyoruz. Futbolda başarının yalnızca parayla elde edilmediğini, takım halinde mücadele edildiğinde sahada nasıl sonuçlar alınabileceğini bugüne kadar oynadığımız karşılaşmalarda gösterdiğimizi düşünüyorum.
Bundan sonraki maçlarımızda da hedeflerimizden sapmadan yolumuza devam edeceğiz. Bu doğrultuda teknik ekibimiz ve sportif direktörümüz Ömer ile çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
Eskişehirspor ile birbirimize rakip olabiliriz ama düşman değiliz. Biz Eskişehirspor ile oynadığımız karşılaşmayı bir derbi olarak görmüyoruz. Bizim için bu karşılaşma bir dostluk ve kardeşlik maçıdır.
Bizim camiamız ve yönetimimiz bu masanın etrafındaki insanlardan oluşuyor diyebilirim. Elbette bize gönül veren, destek olan başka insanlar da var. Onların emeklerini ve katkılarını görmezden gelemeyiz.
Ancak burada iki ayrı şehrin takımı mücadele etmiyor. Aynı şehrin iki takımı olarak birbirimize nasıl destek olabileceğimize ve üst liglere nasıl yükselebileceğimize bakmamız gerekiyor.
Büyük camialara saygı duymalıyız. Futbolun birleştirici özelliğinden yararlanarak hareket etmeliyiz. Benim düşüncem bu yönde.
Eskişehirspor ile karşılaştığımızda diğer rakiplerimize karşı oynadığımız kadar hırslı olamayabiliyoruz. Elbette futbolcularımıza bu konuda herhangi bir yönlendirmede bulunmuyoruz. Herkes sahaya çıkıp kendi oyununu oynuyor.
Eskişehirspor'un bulunduğu liglere yakışmadığını düşünüyorum. Eskişehirspor'un olması gereken yer Süper Lig'dir.
Futbol artık çok büyük bir ekonomi ve endüstri haline geldi. Biz de Anadolu Spor olarak başarılı ve ekonomik açıdan sürdürülebilir bir kulüp oluşturmak istiyoruz.
Şu anda büyük bir sponsorumuz yok. Düzenli bir taraftar veya bilet gelirimiz de bulunmuyor. Eskişehir'den zaman zaman destek veren, deplasman giderlerimizi karşılayan kişiler oluyor. Ancak giderlerimizin büyük bölümünü anonim şirketimiz aracılığıyla karşılıyoruz.
Bu sezon takımımızı yaklaşık 30-35 milyon liralık bir bütçeyle oluşturduk. Bu bütçeyle karakterli bir kadro kurduğumuza inanıyorum.
Astronomik rakamlar harcamadan, belirli bir bütçe içerisinde oluşturulan bir takımın neler başarabileceğini göstermek istiyoruz. Futbolun yalnızca isimlere ve yüksek transfer ücretlerine dayanmadığını, takım oyununun başarı getirebileceğini sahada ortaya koyuyoruz.
Aynı ligde mücadele eden bir takımın tek bir futbolcuya sezonluk 15-20 milyon lira ödediğini duyduğumuzda ister istemez üzülüyoruz. Çünkü biz neredeyse iki futbolcunun maliyetiyle bütün bir sezonu tamamlayabilecek bir takım oluşturuyoruz.
Futbolcularımız sahaya çıktıklarında ne yapmaları gerektiğini biliyor. Teknik direktörümüzün taktik anlayışı doğrultusunda mücadele ediyorlar. Ben de bu oyunu izlemekten keyif alıyorum.
Futbolun sürekli astronomik rakamlarla yönetilmesi mümkün değil. Kulüpler borçlanıyor, camialar borç yükü altında kalıyor. Bu borçlar nedeniyle ilerleyen dönemlerde hedeflerinize ulaşmakta zorlanıyorsunuz.
Öncelikle borçlarınızı kapatmanız gerekiyor. Borç yükünü ortadan kaldıramadığınız sürece üst liglerde kalıcı başarı elde etmek kolay olmuyor. Biz 2. Lig ve 1. Lig hedeflerimize sağlam adımlarla ilerlemek istiyoruz.
Stadyuma ulaşım konusunda Büyükşehir Belediyesi ile ring hattı oluşturulması için temasa geçtik. Bunun dışında 54B numaralı otobüs hattı da bulunuyor. Tramvaydan inen taraftarlarımız bu otobüsü kullanarak stadyuma ulaşabilirler. Bildiğim kadarıyla otobüs stadyumun önüne kadar gidiyor.
Taraftarlarımız sefer saatlerini takip ederek maçlara gelebilirler. Bunun yanında ek bir ring hattı oluşturulmasını da değerlendirebiliriz. Gerekirse bu ulaşım hizmetinin maliyetini kendimiz de karşılayabiliriz.
Bizim Eskişehirspor kadar geniş bir taraftar ve şehir desteğimiz bulunmuyor. Buna rağmen maçlarımızı ücretsiz yapıyoruz. Futbolseverlerin gelip karşılaşmaları izlemesini, oynadığımız futbolu görmesini istiyoruz.
Herkesin bu takıma sahip çıkmasını arzuluyoruz. Başarının böyle geleceğine inanıyorum.
Özellikle kış aylarında stadyuma ulaşım zorlaşabiliyor. Yağmurda ve karda taraftarlarımızın sıkıntı yaşamaması için Büyükşehir Belediyesi ile yeniden görüşebiliriz. Maçlardan yarım saat veya bir saat önce birkaç servis konulması bile ulaşımı kolaylaştıracaktır.
Eskişehirspor ile oynayacağımız karşılaşmada da diğer maçlarımızda olduğu gibi sahaya futbol oynamak için çıkacağız. Bizim saha konusunda özel bir talebimiz bulunmuyor.
Kendi sahamız Osmangazi Üniversitesi'nde. Ancak deplasmana nasıl gidiyorsak, hangi sahada oynamamız gerekiyorsa oraya çıkar ve futbolumuzu oynarız. Bizim açımızdan herhangi bir fark yok.
Geçen sezon Eskişehirspor'dan gelen talebi geri çevirmedik ve karşılaşmayı onların istediği sahada oynadık. Çünkü her iki takımın da bu şehrin takımı olduğunu kabul etmemiz gerekiyor.
Biz lider Gençlerbirliği ile oynadık ve berabere kalarak rakibimize iki puan kaybettirdik. Ayvalıkgücü karşısında ise üç puan aldık. O dönemde Eskişehirspor açısından bu puanlar oldukça değerliydi.
Biz Eskişehirspor'un rakipleriyle oynuyoruz, Eskişehirspor da bizim rakiplerimizle karşılaşıyor. Birbirimizin rakiplerinden puan aldığımızda her iki takımın da hedeflerine ulaşmasına katkı sağlamış oluyoruz.
Bu nedenle birbirimizi rakip olarak görüp ayrışmak yerine, abi kardeş ilişkisi içerisinde hareket etmeliyiz. Her iki takımın da üst liglere yükselmesi için birbirimize destek olmamız gerekiyor.
Bizi birbirimizden ayrıştırdığınızda ortak bir başarı elde etmek zorlaşır.
Eskişehirspor Bölgesel Amatör Lig'de mücadele ederken devre arasında bizden takım kaptanımızı ve kanat oyuncumuzu istedi. O dönemde play-off hattında olmamıza rağmen bu iki futbolcumuzu verdik.
Herhangi bir bonservis bedeli de talep etmedik. Çünkü Eskişehirspor'un Bölgesel Amatör Lig'de mücadele etmesini doğru bulmuyorduk. Daha üst liglerde olması gerektiğini düşünüyorduk.
Bu nedenle kendi hedeflerimizden fedakarlık ederek oyuncularımızın transferine izin verdik. Benzer bir durum yeniden yaşanırsa yine aynı fedakarlığı yaparız. Çünkü ikimiz de Eskişehir'in takımıyız.
Kulübümüzün öncelikli hedefi bu sezon şampiyon olarak 2. Lig'e yükselmek. Önümüzdeki sezondan itibaren altyapımıza daha fazla önem vermek istiyoruz.
Altyapıdan A takımda forma giyebilecek, kulübümüze sportif ve ekonomik katkı sağlayabilecek futbolcular yetiştirmeyi planlıyoruz.
Uzun vadede hedefimiz daha üst liglerde mücadele etmek. 1. Lig ve Süper Lig'e yükselmek istiyoruz. Ancak şu anda bütün dikkatimizi bu sezon şampiyon olmaya ve 2. Lig'e çıkmaya verdik.
Eskişehirspor yönetimiyle çok sık görüşmüyoruz. Ancak Ulaş Başkan ile aramızda herhangi bir mesafe veya sorun bulunmuyor. Ben de Eskişehirli olduğum için kendisiyle arkadaşlığımız var.
Zaman zaman çim sahada antrenman yapmak istediğimizde Eskişehirspor'un tesislerinden yararlanabiliyoruz. Bu konuda herhangi bir olumsuzlukla karşılaşmıyoruz. Kulüpler arasında böyle bir sıkıntı bulunmuyor."





