Eskişehir Çevre Koruma ve Geliştirme Derneği adına konuşan Ali Haydar Çelik şu ifadeleri kullandı;

“Su, yaşamın temel direğidir ve Dünya’mız da her canlı için hayati öneme haiz bir kaynaktır. Dünya nüfusunun artması, iklim değişikliği, yer altı maden aramalarının artması gibi faktörler, su kaynakları üzerinde giderek artan bir baskı oluşturmaktadır. Bu nedenle, suyun sürdürülebilir bir şekilde yönetilmesi büyük önem taşımaktadır. Su kaynaklarımızın korunması, kirliliğin önlenmesi, verimli sulama yöntemlerinin kullanılması ve suyun ADİL dağıtılması, hem bugünün hem de gelecek nesillerin refahı için hayati bir sorumluluktur. Suyun değerini anlamak ve onu korumak, sadece çevresel bir görev değil, aynı zamanda insani bir zorunluluktur.

Akşehir Gölü kurumuş, Beyşehir, Eber, Acıgöl, Akgöl, Seyfe, Burdur ve Tuz gölleri can çekişmektedir. Fırat, Dicle, Gediz, Büyük Menderes, Sakarya nehirlerinin debilerinde ve su miktarlarında büyük düşüşler gözlenmiştir. Porsuk Barajı’ndaki su seviyesi alarm vermekte, Çifteler Sakarya Başı kurumaya başlamıştır.

Suyun bu kadar önemli olduğu bir durumda Uşak halkının yıllık su tüketimi 11 milyon metreküp iken, Uşak’ta Tüprag Altın Madeni şirketinin tüketimi 12 milyon metreküptür. Cengiz Holding’in Eti Bakır A.Ş. Alpagut/Atalan’da açacağı altın madeni projesi, Uşak’taki maden şirketinden daha fazla su tüketeceğini ve ülke geleceğine ipotek koyacağını iddia edebiliriz. Ülkemizde kişi başına düşen su miktarı 2020 yılı itibarıyla 1346 m³’tür. Buna göre ülkemiz sanılanın aksine su zengini değil, su azlığı çeken ülkeler arasındadır."

Bu değerin 2050 yılında 1120 m³’e düşeceği ve su kıtlığı için sınır değer olan 1000 m³’e çok yaklaşacağı tahmin edilmektedir. Unutmayın, su kaynakları sınırlıdır ve bu kaynakların adil ve sürdürülebilir bir şekilde yönetilmesi, gelecek nesillerin de su kıtlığı çekmemesi için hayati önem taşımaktadır. Suyu tasarruflu ve bilinçli kullanmalıyız.”