Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emine Gümüşsoy şu ifadeleri kullandı;
"Transit geçişlerin yasaklanmasıyla ilgili tarafımıza bir soru iletildi. Öncelikle transit geçişten neyi kastettiğimizi açıklamak isterim. Burada sözünü ettiğimiz, sürücülerin trafik ışıklarında beklememek için üniversitemiz kampüsüne bir kapıdan girip diğer kapıdan çıkarak yollarına devam etmeleridir. Şu anda üç kapımız var ve bu üç kapı arasındaki geçişlerin kestirme güzergâh olarak kullanılmasını transit geçiş olarak tanımlıyoruz.
Halk arasındaki tabiriyle üniversitemizin arazisinin ve kampüsünün kestirme yol olarak kullanılması söz konusuydu. Bu durum kampüs içerisinde gerçekten çok ciddi bir trafik yoğunluğuna neden oluyordu. Ben üniversite rektörü ve buranın en üst yöneticisi olarak üniversitemizi, kampüsümüzü, akademik ve idari personelimizi, öğrencilerimizi düşünmek zorundayım. Bunun yanında kampüsümüzde bulunan Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanemizin hastaları ve hasta yakınları var. İnşallah kısa süre içerisinde açacağımız Diş Hekimliği Ağız ve Diş Sağlığı Uygulama Hastanemize gelecek hastaları ve hasta yakınlarını da düşünmek durumundayız.
Üniversite içerisindeki trafiği kontrol altında tutmamız gerekiyordu. Çünkü aşırı bir yoğunluk vardı. İnsanların sadece birkaç dakika beklememek ve yolu kısaltmak amacıyla kampüse girip diğer kapıdan çıkmaları üniversitenin işleyişini ciddi şekilde aksatıyordu. Bu konuda halkımızdan hassasiyet ve anlayış rica ediyoruz. Sağ olsunlar, uygulamanın ilk günü yeni bir durumla karşılaştıkları için bazı tereddütler ve şikâyetler oldu. Ancak bu konuda gerçekten anlayış bekliyoruz.
Şöyle düşünmek gerekiyor: Kampüse giriyorsunuz ve diğer kapıdan çıkmak istiyorsunuz. Fakat kampüsün içerisinde işleyen bir düzen var. Hastanemiz, fakültelerimiz, öğrencilerimiz, hastalarımız ve hasta yakınlarımız var. Sadece birkaç dakika beklememek amacıyla kampüsün içerisine fazladan araç yoğunluğu getirildiğinde bu durum bizi çok fazla etkiliyor.
Özellikle sabah ve akşam yoğun saatlerde bu sorun daha belirgin hale geliyordu. Sabah 08.30 ile 10.00 arasında ve akşam 16.30 ile 18.00 arasında ciddi bir trafik oluşuyordu. Sabah biz kampüse girmeye çalışırken, akşam da kampüsten çıkmaya çalışırken trafik çok fazla sıkışıyordu.
Bir başka önemli konu da hastanemiz. İnsanlar hastaneye bazen can havliyle geliyor. Allah korusun, zaman zaman yakınlarını kaybediyorlar. Böyle bir durumda insanlar araçlarını nereye park edeceklerini düşünürken kampüs içerisinde sürekli başka bir araç hareketliliği yaşanıyor. Su kamyonları, mobilya kamyonları, hafriyat kamyonları ve küçük araçlar kampüse giriyor. Dolayısıyla bu sıkışıklığı gidermem gerekiyordu ve bu nedenle böyle bir karar aldık. Halkımızdan burada biraz anlayış rica ediyoruz.
Trafik sıkışıklığının kampüs dışına yansıması, aslında bizim içeride ne kadar büyük bir trafik yükünü taşıdığımızı da ortaya çıkardı. Koruma ve güvenlik personelimiz saatte yaklaşık 490 aracı geri çevirdi. İnşallah burada daha sistematik bir yapı da oluşturacağız. Personelin doğrudan görevlendirilmesi yerine ilerleyen dönemde belki bir kamera sistemi kullanılabilir. Ancak biz aldığımız kararın arkasındayız. Kampüs içerisindeki trafiğin rahatladığını ve kampüs içerisinde bu konuda bir memnuniyet oluştuğunu görüyoruz.
Elbette bizim yaklaşımımız, “Biz rahatladık, dışarısı kötü olsun” şeklinde değil. Böyle bir düşüncemiz asla yok. İnşallah kampüs dışındaki trafik konusunda da gerekli düzenlemeler yapılacaktır.
Bazen konuyla ilgili manipülatif haberler de yapılıyor. Örneğin ambulansın trafik sıkışıklığında kaldığı görüntüler paylaşıldı. Buna gerçekten çok üzüldüm. Çünkü ambulans isterse üniversitemizin her kapısından geçebilir, üniversite arazisinin her bölümünü kullanabilir. O ambulans belki başka bir yere gidiyordu. Bu görüntülerin, bizim kararımızdan geri adım atmamızı sağlamak amacıyla paylaşılması son derece yanlış.
Şehrimizin pek çok yerinde zaman zaman trafik sıkışıklığı yaşanıyor. Burada hepimizin birinci görevi ambulansa yol açmaktır. Ambulansın görüntüsünü çekmek yerine ona yol açmamız gerekiyor. Bunun kampüsümüzü transit geçişlere kapatmamızla doğrudan bir ilgisi olduğunu düşünmüyorum.
Transit geçişlere izin verdiğimiz dönemde belki kampüs dışındaki trafik yükünün bir bölümünü üniversite olarak biz üstleniyorduk. Aldığımız kararla birlikte dışarıdaki trafik yükü artmış olabilir. Ancak bunun çözümü de kampüs dışındaki yolları ve trafik sirkülasyon sistemini ilgilendiren bir konudur. Bu konuda da kısa süre içerisinde gelişmeler olabileceğini düşünüyorum.
Tekrar belirtmek isterim ki kampüsümüzde bir hastanemiz bulunuyor. Bunun yanında yeni açmak üzere olduğumuz bir diş hastanemiz var. Burada kapasite 81 üniteden 241 üniteye çıkacak ve yaklaşık üç katı kapasiteyle hizmet verilecek. Dolayısıyla kampüs içerisindeki yoğunluğumuz zaten giderek artıyor.
Pazartesi günü öğrencilerimiz de geliyor. Hasta ve hasta yakınlarımız mevcut trafik yoğunluğundan şikâyetçiydi. Akademik ve idari personelimiz ile öğrencilerimiz de aynı sorunu dile getiriyordu. Biz bu kararı bütün bunları dikkate alarak aldık. Kamuoyunun kararımızın gerekçesini bu şekilde bilmesini rica ediyor, gerekli hassasiyet ve anlayışı bekliyorum."



