Eskişehir Sakatlar Derneği üyeleri Fatma Yuna ve Osman Uslu şu ifadeleri kullandı:
"Ulaşım konusunda fazlasıyla sıkıntı yaşıyoruz. Özellikle binalarda, yollarda ve yeni yapılan yapılarda ciddi sorunlarla karşılaşıyoruz. Bir yere gitmek istediğimizde ilk düşündüğümüz şey, oraya ulaşıp ulaşamayacağımız oluyor. Bunu sadece engelliler açısından düşünmeyin.
Alanönü’nden Sivrihisar Caddesi'ne gelirken yolun ortasından gelmek zorunda kaldık. Tabakhane Caddesi’ne kadar geliş sebebimiz de buydu. Dernekten çıktık ve doğrudan yolun ortasından ilerledik. Başka çaremiz yoktu. Engelli yolu hattı bile işgal edilmişti. İki tekerlekli sandalye kullanan arkadaşım bile taşıt yolundan gelmek zorunda kaldı, kaldırımı kullanamadı. Daha ağır durumdaki arkadaşlarımız ne yapacak? Engelli kaldırımları da işgal edilmiş durumda.
Dört tane engelli yerine park etmiş araç gördüm. Kaldırımlar da zarar görmüş. Bu yüzden taşıt yolundan gelmek zorunda kaldık. Bu büyük bir sorun. Sadece engelliler haftasında hatırlanmak istemiyoruz.
Öyle bir sistem var ki hayatın normal akışında engeller kaldırılmıyorsa engelsiz bir yaşamdan söz edemeyiz. Bu bizim için çok büyük bir sorun. Engel camiasındaki herkes için geçerli bu durum. Görme engelliler, bedensel engelliler, zihinsel engelliler, ortopedik engelliler... Farkındalık oluşması için mücadele ediyoruz. Ya bizimle birlikte hareket edecekler ve durumu görecekler ya da biz kendimizi fark ettirene kadar gücümüz yettiği sürece mücadele etmeye devam edeceğiz.
Bu konularda toplumsal bir etki oluşturduğunuzda, yaşamın içinde bizim de olduğumuzu daha iyi anlayacaklar. Engel hayatın bir gerçeği. Doğuştan olabilir, sonradan olabilir. Herkese sağlık diliyoruz ama her an engelsiz bir yaşamdan söz etmek mümkün değil. Engel bizim hayatımızın içinde. Bu sorunlar giderildiğinde biz de daha rahat bir yaşam sürebiliriz.
Şu an yapılan imar planları ve kentsel dönüşüm çalışmaları da önemli bir konu. Özellikle Odunpazarı’nda, İçmekent ve Karapınar tarafında yeni dönüşümle birlikte alanlar açıldı. Ancak tekerlekli sandalye kullanan bir arkadaşım için bu bölgelerde ciddi zorluklar var. Rampalar uygun değil, seviyeyi koruyacak düzenlemeler yok.
Odunpazarı Meydanı turistik bir gezi noktası olduğu için yoğun kullanılıyor. Bu durum engelliler için de ayrı bir sıkıntı oluşturuyor. Tekerlekli sandalye kullananlar ve görme engelliler için erişim zorlaşıyor. Bu sorunlar dile getirildiğinde ve bizler de fark edildiğimizde mutlu oluruz."
Bu eleştirilere yanıt veren Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Sosyal İşler Başkanı Av. Sinan Tekin şu ifadeleri kullandı;
"Sosyal İşler Başkanlığı olmamız hasebiyle tabii engelli vatandaşlarımızın hakları, sorunları, buna ilişkin çözümler konusunda çalışan birim aslında Sosyal İşler Başkanlığı. Biz geçtiğimiz Ramazan ayında Ankara’daki engelli derneklerimizin bir araya geldiği bir iftar programımız oldu. Akabinde o katılımcı derneklerimizi ben bizzat bir ziyaret ettim. Bir tanesi de Türkiye Sakatlar Federasyonu. Kıymetli Başkanı ve yöneticileriyle beraber oturduk ve diğer engelli derneklerimizi ziyaret ettik.
Bununla birlikte şimdi 8 Mayıs tarihinde genel merkezimizde Genel Başkanımız Mahmut Arıkan’ın da katılımıyla ve Ankara’daki bütün engelli derneklerinin üst kuruluşları, federasyonlar, konfederasyonlar; malum Ankara’da, onların katılımıyla da engellilerin güncel sorunları ve çözüm önerileri çalıştayımızı inşallah Ankara’da genel merkezimizde yapacağız. Ben bu konularla ilgilenen bir siyasi partiyiz, siyasi hareketiz ve aslında ilk daha bu engellilerle alakalı Başbakanlıkta birimin kurulması Milli Görüş’ün icraatıdır. 54. Hükümet zamanında gerçekleşmişti, idari başkanlık şeklinde. Daha sonra devam etti.
Tabii Türkiye’de %12 civarında engelli vatandaşımız var. Yani engelli oranı çok büyük bir oran. Görme engelliler var, bedensel engelliler var vesaire. Tabii bu engelli vatandaşlarımızın sosyal hayata katılımı, iş hayatına katılması noktasında da ciddi çalışma yapmamız gerekiyor. Şöyle bir örnek vereyim, hem de biraz değişiklik olsun. Biz o Ankara’da derneklerimizi ziyaret ederken Görme Engelli Hukukçular Derneği var, oraya gittik. Biz de hukukçu olmamız hasebiyle orada yönetimdeki arkadaşlarımız adliyelerde bilirkişilik hizmeti veriyorlar. Yani bilirkişilik biliyorsunuz dosyanın çok ciddi incelenmesi, rapor tanzimi vesaire gerçekten çok meşakkatli, zor, uzmanlık gerektiren, bizzat dosya üzerinde hâkimiyet gerektiren bir iş koludur.
Görme engelli hukukçularımız bu bilirkişilik hizmetini yıllardır veriyorlar. Ben orada şunu gözlemledim: Gerçekten engelli vatandaşlarımızın toplumsal hayatta, iş hayatında yapamayacakları iş yok dedim ve bir hukukçu olarak orada bu sahneye, bu bilgiye değindiğimde aklıma gelen bir şey de oydu. Oradan çıktık bir başka engelli derneğimize gittik, yine görme engelli ancak belli oranda görme yetisi var. Biz orada dernek ziyaretimiz esnasında bizim fotoğrafımızı o çekti mesela. Dedim ki; evet, orada kesin kanaat sahibi oldum, dedim ki engelli vatandaşlarımızın yapamayacağı iş yok. Yeter ki hayat kolaylaştırılsın.
Zaten Türkiye Cumhuriyeti Devleti tanımlanırken sosyal bir devlet olduğu ifade edilir anayasamızda. Sosyal devlet ne demek? Sosyal devlet aslında vatandaşın hayatını rahatlatan devlettir. Hem engelli vatandaşlarımız için hem de diğer tüm vatandaşlarımız için bu noktada yapılması gereken çok şey var. Bunu ifade etmek isterim, devam edelim inşallah sizlerin de bu sorunları üzerine esnafımızdan da kesitler alalım."





