Eskişehir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici şu ifadeleri kullandı;
"2018 yılı ekim ayında Sayın Cumhurbaşkanımızın vizyoner liderliğinde hayata geçen 7. Şehir Hastanesi, Eskişehir Şehir Hastanesinin içerisinde yüksek teknolojik cihazlarla konumlandırdığımız 20 yataklı yoğun bakım ünitemiz Eskişehir’imize ve bölgemize hayırlı olsun. Bu vesileyle hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Hoş geldiniz, sefa getirdiniz diyorum.
Burada sadece bir kurdele kesimi veya bir tesis açılışı yapmakla kalmayacağız. Dünyadaki demografik değişimlerin, bölgesel ihtiyaçların ve küresel sağlık trendinin iyi bir analizini yaparak Eskişehir’imize kazandırdığımız son derece stratejik bir yatırım hamlesini de hep birlikte ziyaret edeceğiz.
Dünyada ve ülkemizde ulaşılabilir sağlık hizmetinin en önemli göstergelerinden birisi sadece hasta yatak sayısı değil. Artık dünya bunu satın almıştır. Aslında en önemli hamlelerden birisi giderek yaşlanan nüfusunuzun artan hastalık yükünü nasıl yönettiğiniz. Bu bağlamda aslında dünyaya Türkiye bir rol model ülke olarak ortaya çıkıyor.
Sayın Cumhurbaşkanımızın vizyoner liderliğinde ülkemizin değişik sathı mahallinde kazandırılan şehir hastaneleriyle şu an Türkiye hem Avrupa Birliği ülkeleri içerisinde hem de OECD ülkeleri içerisinde 100 bin kişiye düşen yoğun bakım yatak sayısı en yüksek ildir, en yüksek ülkedir. Ama bu, bugün böyle olmamız yerimizde sayacağımız anlamına gelmiyor. Mevcut durumumuzu daha da güçlendirerek devam ettirmemiz gerekiyor.
Aslında Eskişehir’in kamusal anlamda yani Eskişehir Şehir Hastanesi ile Yunus Emre Devlet Hastanemizi esas aldığımızda yaklaşık 250 civarında erişkin yoğun bakım yatağımız var. Bunun yaklaşık 150 tanesi de 3. basamak yoğun bakım yatağı. Ama hal böyleyken biz hâlâ %85’in üzerinde doluluk oranıyla çalışıyoruz. Bunun başlıca nedenlerinden birisi Eskişehir sadece kendi il nüfusuna değil, bölge illerine de sağlık taleplerini yöneten, yönlendiren bir il olmasından kaynaklanıyor. Eskişehir’de bugün, bugün anitibarıyla aylık il dışına sevk sayısı ortalama 10, 11 civarındadır. Bu, Türkiye’de inanılmaz iyi bir rakamdır. Bunlar da sadece son derece farklı, özellik arz eden hastalardır.
Ama hal böyle duracak mıyız? Hayır. Bu, sadece bizim sağlık çalışanlarının fedakâr ve azimli çalıştığının en önemli göstergelerinden birisi. Ama şunu biliyoruz ki dünyada ciddi bir demografik değişiklik var. Nüfus giderek yaşlanıyor ve yaşlanan nüfusun da kronik hastalık yükü artıyor. Biliyorsunuz, pandemiyle birçok Avrupa Birliği ülkesi hastalarına nefes veremediler. Ama ülkemizde Allah’a çok şükür, bu yüksek yoğun bakım kapasitesiyle nefessiz hiçbir hastamız kalmadı. Hal böyleyken artan hasta yükü, artan yaşlanma, yaşam süresinin uzamasıyla birlikte bu yaptığımız tesisin ne kadar stratejik bir hamle olduğunu apaçık ortaya koymaktadır.
Esasen bu tesisleri, bu devasa kampüs hastaneyi, bu kampüs hastane içindeki özellikli birimleri vizyoner liderliğiyle bize kazandıran başta Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Sayın Bakanımız Kemal Memişoğlu’na, sayın vekillerimize, sayın valimize huzurunuzda teşekkür etmek istiyorum.
Bilakis de bunun altını çizerek söylemek isterim. Bu mevcut birazdan gezeceğimiz tesis göreceksiniz, yüksek bir donanıma sahip. İçerisinde 7/24 hastanın monitörize edilebildiği, yaşam solunum ünitelerinin olduğu, çok ciddi diyaliz altyapısının olduğu bir tesis. Bu tesisin bize kazandırılmasında büyük katkıları olan Akfen Holding’e, Akfen Holding’in CEO’su Uğur Kılınç Bey’e de huzurlarınızda teşekkür ederim. Umarım bu yeni tesisimiz hem bölgemize hem de ilimize hayırlara vesile olur."