Şeker-İş Sendikası Eskişehir Şubesi Başkanı Hamit Dokuzlar şu ifadeleri kullandı;
"Dünyanın ve ülkenin zor günlerden geçtiği bugünlerde hayat pahalılığı ve etrafımızdaki fırtınaların ortasında bizleri ayakta tutan tek bir şey var. Toprağımıza ve emeğimize olan sarsılmaz inancımız.
Türk Şeker Sanayinin 100 yıllık serüveni fabrikaların, makinaların, üretim rakamlarının tarihinden ibaret değildir. Bu büyük miras pancar üreticisinin alın teri, Şeker Sanayi çalışanlarının fedakarlığı, mühendislerimizin bilgi birikimi, ustalarımız ve çalışanlarımızın emeği ve Cumhuriyetimizin üretim iradesi ile yazılmış ortak bir kalkınma hikayesidir.
Bu vesileyle başta Genel Müdürümüz Muhiddin Şahin ve Genel Müdürlüğümüze Şeker Sanayini ayakta tutmak için gösterdikleri azim ve gayretler için teşekkür bir borç biliyoruz.
Bizler burada sadece bir kamu kurumu veya bir fabrikanın mensupları değiliz. Bizler toprağa ekilen bir tohumdan sofraya gelen saf şekere kadar uzanan devasa dayanışma zincirinin halkalarıyız. Çiftçimizin tarlasında, nakliyecimiz direksiyonunda, işçimiz tezgahında, müdürlerimiz iradesine aynı aşkla ve hürmetle sarılırsa işte bizi güçlü kılan, bu çatı altında birleştiren şey işimize duyduğumuz derin saygı, birbirimize olan sarsılmaz bir sevgimiz olacaktır.
1933 yılında ilk harcı koyulan bu kutsal ocak 93 yıldır durmaksızın üretiyor. Bugün burada sadece bir fabrikanın kapılarını açmıyoruz. 94. kampanya dönemi ile birlikte köklü bir geleneğe, koca bir mirasa, topraklara verilmiş sözü yeniden canlandırıyoruz.
Şu an içimize çektiğimiz buhar, avuçlarımızdaki pancar kokusu bize yabancı değil. Bu koku nasırlı elleriyle bu fabrikayı kuran dedelerimizin, ömrünü bu çarklara veren babalarımızın, toprağa düşen her damla alın terinin kokusudur.
Ailemize yeni katılan genç kardeşlerimiz var. Onlara da şeker ailesinin yuvasına hoş geldiniz diyorum. Bu vesileyle geçmişten bugüne bu fabrikaya ömrünü adamış, aramızdan ayrılıp ebediyete intikal eden tüm emekçilerimizi rahmetle yad ediyor, hayatta olan büyüklerimizi ve ustalarımıza sağlıklı, huzurlu ömürler diliyorum.
Kıymetli çiftçilerimiz, gecenin ayazında, güneşin sıcağında tarlamızda büyüttüğünüz her bir tohum sizin sabrınızın ve sevginizin eseridir. Siz toprağa küstürmediniz, fabrika da sizi asla mahcup etmeyecek. Tarladan fabrikaya taşıdığınız her pancar sadece şeker değil; hayvancılığımıza küspe, toprağımıza, sanayimize melas, geleceğimize umut oluyor.
Kıymetli nakliyeci ve mesai arkadaşlarım, gece gündüz yollarda direksiyon sallayan nakliyeci kardeşlerim ve kısıtlı imkanlara rağmen 14 fabrikanın yükünü sırtlayan makine fabrikamız, EMAF'ımız dahil geceyi gündüze katan çalışanlarımızın hakkı ödenmez. Sizlerden en büyük dileğim önce can güvenliğimiz, iş sağlığını korumamızdır. Hiçbir üretim tek bir kardeşimizin tırnağına zarar gelmesinden daha değerli değildir. İş güvenliği kurallarından taviz vermeden bu toprağın bereketini saf, duru, beyaz şekere dönüştürmek için omuz omuza vereceğiz.
Bu duygu ve düşüncelerle 94. yılında kapılarını berekete açan pancar kampanyamızın başta Eskişehir'imize, Türk Şeker Sanayine, çiftçilerimize, emekçilerimize, tüm milletimize hayırlar getirmesini diliyor; Rabbim ayağımıza taş değirmesin, kazasız, belasız, hayırlı, bereketli nasip etsin. Yolumuz açık, kampanyamız mübarek olsun."





