Eskişehir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici şu ifadeleri kullandı;
"Bugün burada sadece Eskişehir'de bir ambulans teslim töreni yapmakla kalmayacağız. Hep birlikte Eskişehir'deki sağlık hizmetinin gücüne güç katarken afet ve olağanüstü durumlarda hazırlık seviyemizin ne kadar güçlendiğine de hep birlikte şahit olacağız.
Değerli misafirler, biliyorsunuz ki ölümle yaşam arasındaki o kritik çizgide acil sağlık hizmetlerinin müdahalesi çok önemli, hepimiz bunun farkındayız. Bu sürecin saniyeler içinde yönetilmesi, organizasyonunun yapılması, sahadaki yaralı ve muhtaç vatandaşlarımıza etkin, efektif ve kapsayıcı bir sağlık hizmetinin sunulması çok kıymetlidir. Dolayısıyla bu organizasyonun altyapısını oluşturacak cihaz, ekipman, araç ve gereçlerin de güncel ve hazır olması, yaygın olması da hayatta kalma oranlarını aynı oranda etkilediğini hepimiz biliyoruz.
Bugün Eskişehir'de 10 adet tam donanımlı, her birinin bedeli yaklaşık 100.000 dolar civarında olan ambulansın teslimini yapacağız. Sevgili konuklar, biliyorsunuz bugün 2002 yılına geriye döndüğümüzde Eskişehir istatistiklerine baktığımızda, 2002 yılında Eskişehir'de 7 tane hastane öncesi acil sağlık hizmetleri istasyonu, çok değil yaklaşık 20 yıl önce 7 tane acil sağlık hizmetleri istasyonu ve 7 tane de ambulansımızın olduğunu görüyoruz.
Bugün geldiğimiz nokta itibarıyla 75 adet acil tam donanımlı ambulansımız, 44 adet de hastane öncesi acil sağlık hizmetleri istasyonumuz var. Filomuza yeni katılan ambulanslarımızla birlikte ambulanslarımızın ortalama yaşı 8,5'ten 7,2'ye kadar düşmüş durumdadır. Diğer taraftan aslında Türkiye ortalamalarına baktığınız zaman ambulans başına ve istasyon başına düşen nüfus sayılarımız Türkiye ortalamasına göre oldukça iyidir. Bu yeni ambulanslarımızla birlikte yaklaşık %15 civarında ambulans başına düşen nüfusumuzu da azaltarak 12.000'lere kadar çekmiş bulunmaktayız.
Böylece yeni ambulanslarımız, yeni istasyonlarımız ve 2026 yılında hizmete alacağımız ilave istasyonlarımız sayesinde daha hızlı, daha kapsayıcı şekilde Eskişehir'in her kilometresine, her saniyesine hızlı bir şekilde müdahale edebilir hale geleceğiz. Yaklaşık bizim 2025 yılı istatistiklerimize baktığınızda 112 komuta kontrol merkezimize yıllık yaklaşık 220.000 civarında çağrı gelmektedir. Biz de bu çağrılarla ortalama 81.000 - 82.000 civarındaki vatandaşımızı bu ambulanslarımız marifetiyle hastanelere taşımaktayız.
Buradan da anlaşılacağı gibi güçlü, genç, dinamik ve hazır bir filonun sahada ne kadar kıymetli ve etkin olacağı aşikardır. Bu 10 ambulansımıza ilave olarak bir de Bakanlığımızın olağanüstü hal durumlarına karşı giderek büyüttüğü, güçlendirdiği Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi'miz yani UMKE ekiplerimiz var. Bakanlığımız ciddi anlamda bu UMKE ekiplerini de sahra hastanelerinden sahra jeneratörlerine, sahra ameliyathanelerinden lojistik cihaz ve ekipmanlara kadar destekliyor. Bu destekten bugün bir araç da ilimize nasip oldu.
Diğer bir konu, bugün teslim alacağımız çok önemli bir konu; biz bunu çok ciddiye alıyor ve önemsiyoruz: Mobil Komuta Kontrol Merkezimiz. Bu mobil komuta kontrol merkezimizin altını çizmek isterim. Bu aslında sahada bizim için son derece stratejik bir araç olacak. Bir şekilde olağanüstü durumlarda yani deprem, yangın, sel, büyük sanayi yangınları vesaire gibi durumlarda bizim bir şekilde dijital üssümüz haline gelecek. Mobil komuta kontrol merkezini herkesin gezmesini tavsiye ediyorum.
Burada içeri girdiğinizde göreceksiniz; 5 adet paramedik ve ATT'nin görev alacağı kompartıman, 1 adet doktorumuzun görev alacağı mahal var. Bunlar tamamen dijital bir şekilde tüm verileri kontrol edebilen, Gammer'de gördüğünüz 112 konfigürasyonuna sahip tüm çağrıları karşılayıp il içindeki ambulans mobilizasyonunu yönetebilecek donanıma sahiptir. Olağanüstü durumlarda hiçbir şeye ve lojistiğe gerek olmaksızın 7/24 hizmet verebilecektir. Ayrıca cihaz ve ekipmanın ötesinde içerisinde lojistiğini sağlayacak pis su sistemi, temiz su sistemi, tuvaleti, banyosu, mutfağı ve bir de brifing odası olacaktır. Dolayısıyla biz bu mobil komuta merkezimizi çok önemsiyoruz. Bu konfigürasyona sahip bu donanımda Türkiye'de ilk olduğunu da çok rahatlıkla söyleyebilirim.
Değerli misafirlerimiz, yaklaşık bundan 3 yıl önce 6 Şubat'ta 11 ilimizi etkileyen bir asrın felaketiyle karşılaştık. Bu felaketten dolayı kaybettiğimiz vatandaşlarımıza rahmet diliyor, kalanlara da başsağlığı dileklerimi iletiyorum. Umarım Allah'ın izni ve takdiriyle ülkemiz bir daha böyle bir felakete maruz kalmaz. Yalnız unutmamak lazım, ben bunu çok ciddiye alıyor ve önemsiyorum, altını çizmek istiyorum: Türkiye Cumhuriyeti Devleti o kadar büyük bir devlet ki, 11 ili etkileyen o büyük felakette yaklaşık 52.000 civarında vatandaşımızı deprem bölgesinden diğer illere transferini sağladı. Bu arkadaşlar, küresel boyutta bir hasta transferidir. Bu boyutta 52.000 civarında hasta transferini sağlayan başka bir ülke yok. Bunun altını çizmek isterim; bu dünyada birçok literatürde de tartışılan, nasıl başarıldığının ve organizasyonun nasıl yapıldığının müzakere edildiği bir konudur. Velhasılıkelam biz de bu mobil komuta kontrol merkezini bu tecrübelerden ve bu yaşanmışlıklardan örnek alarak ilimize kazandırmış bulunmaktayız.
Değerli misafirler, bu cihazların ve bu araçların ilimize kazandırılmasına katkı sağlayan başta Cumhurbaşkanımız, Sayın Sağlık Bakanımız Profesör Doktor Kemal Memişoğlu'na, sayın vekillerimize, bizzat Ayşen Bakanıma, sayın valimize hepinizin huzurunda teşekkür etmek isterim. Bir diğer teşekkürümü de geceye yenilmeyen sağlık personellerine etmek isterim. Sezai Karakoç'un dediği gibi: "Geceye yenilmeyen her kişiye ödül olarak bir sabah, bir gündüz ve bir güneş vardır." Dolayısıyla hepinizin huzurunda geceye yenilmeyen; olağanüstü durumlarda, depremlerde, afetlerde, kazalarda ve yaralanmalarda emeklerini esirgemeyen değerli sağlık çalışanlarına da huzurunuzda teşekkür ediyor, saygılarımı arz ediyorum."