Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü Yunus Emre Devlet Hastanesi bünyesinde oluşturulan BAHAR Merkezi, düzenlenen törenle hizmete açıldı. 71 Evler Mahallesi’nde gerçekleştirilen açılış programına yoğun katılım oldu.

Bağımlılıkla mücadele kapsamında hizmet verecek BAHAR Merkezi’nin açılış töreni 28 Eylül 2026 Pazartesi günü saat 11.00’de gerçekleştirildi. Merkez, Odunpazarı ilçesi 71 Evler Mahallesi Akçemse Sokak No:2 adresinde hizmet verecek.

Açılış programı saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından protokol konuşmaları gerçekleştirildi. Programda yapılan konuşmalarda merkezin çalışmaları ve sunulacak hizmetlere ilişkin bilgiler verildi.

Törenin devamında dua edilmesinin ardından açılış kurdelesi kesildi. Katılımcılar daha sonra BAHAR Merkezi binasını gezerek merkezde oluşturulan alanları inceledi. Program, ikramların ardından sona erdi.

BAHAR Merkezi, bağımlılıkla mücadele sürecinde destek ve tedavi hizmetlerinin yürütüleceği bir merkez olarak faaliyet gösterecek.

*

Yunus Emre Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Gamze Akın Mumcu şu ifadeleri kullandı:

“Yaklaşık 1,5 yıl önce bağımlı bireylerin yatarak tedavi ve rehabilitasyon süreçlerini yürütmek amacıyla Erişkin Arındırma Merkezi AMATEM Merkezimizi hizmete açmıştık. Bugün ise bu sürecin devamı olarak Bahar Merkezimizin açılışını gerçekleştiriyoruz.

Bahar Merkezimizde bireylerin tedavi sonrasında iyileşme süreçlerinin sürdürülebilirliğini sağlamak, yeniden bağımlılığa yönelme riskini azaltmak ve sosyal hayata uyumlarını desteklemek amacıyla ayaktan rehabilitasyon hizmeti sunacağız.

Biliyoruz ki bağımlılıkla mücadele yalnızca tedavi ile sınırlı değildir. Bireyin yeniden hayata tutunmasını ve toplum içerisinde sağlıklı, üretken bir yaşam sürdürebilmesini destekleyen uzun soluklu bir süreçtir.

Bu süreçte Bahar Merkezimizin hayata geçirilmesinde emeği ve katkısı bulunan herkese gönülden teşekkür ediyor, merkezimizin şehrimize ve hizmet vereceğimiz tüm bireylere hayırlı olmasını diliyorum.”

*

Eskişehir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici şu ifadeleri kullandı:

“20 bin metrekare arazi üzerine, 6 bin metrekare kapalı alanı olan, erişkin madde ve alkol bağımlılarının tedavi merkezi olarak konumlandırılmış bir bina. Bu bina bir yıl önce, şubat ayı itibarıyla Sayın Bakanımız Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’nun teşrifleriyle hizmete açılmıştır.

Aslında bu bina, Batı Anadolu’nun madde ve alkol bağımlıları için ciddi bir şifa merkezi. Yaklaşık 50 yatağa sahip olan bu hastanemizde farklı profilde, kadın ve erkek, çeşitli bağımlılıklara sahip hastalarımız tedavi olmakta.

Fakat aslında biz biliyoruz ki bağımlılıkta tedavi, önlem sonrası ikinci bir merhale. Asıl merhale hastaların tedavi sonrası rehabilitasyonu, sosyal uyumu ve yeniden hayata kazandırılması. Biz bu merkez marifetiyle aslında tedaviye ne kadar önem veriyorsak aynı zamanda yaşamın sürdürülmesine, yaşamın idame ettirilmesine de o kadar önem veriyor ve dikkat çekiyoruz.

Açacağımız merkez de aslında bir çeşit rehabilitasyon, sosyal uyum ve yeniden hayata tutunma projesinin somut örneklerinden birisi. Dünyada biliyorsunuz, bağımlılıkta en önemli iş bağımlılığa neden olan maddelerin sunumunu engellemek. Akabinde ise tedavi, daha sonra eğitim, rehabilitasyon ve hayata katılım esas aşamalar.

Biz bu merkez marifetiyle aslında kişilerin sadece kendilerini değil, aile ve efradının da katılımıyla birlikte iş ve meslek uyumlarını, hayata yeniden kazandırılmalarını ve sosyal ilişkilerinin güçlendirilmesini hedefliyoruz.

Bu projede İŞKUR’dan Yeşilay’a, Yeşilay’dan üniversitemizin çeşitli birimlerine, organize sanayi bölgelerine, ticaret odalarına kadar iş ve meslek edinme konusunda birçok kurumun desteğine de ihtiyacımız olacak.

Bu vesileyle umarım kurumumuz sadece Eskişehir’imiz için değil, tüm Batı Anadolu için yeniden yeşermenin, yeniden hayata tutunmanın ve yeniden umudun bir başlangıcı olur. Burada hepinizin huzurunda BAHAR Merkezi’nin bir umut kapısı olduğunu dile getiriyor, hepinizi hürmet ve saygıyla selamlıyorum.”

*

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hasan Basri Yalçın şu ifadeleri kullandı:

“BAHAR Merkezimizin şehrimize hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum. Emeği geçenlerden, katkısı bulunanlardan Allah razı olsun diyorum. İnşallah bu merkezin sadece insanların tedavi edildiği değil, hayata katılımlarının sürdürülebilmesinin ve sağlık çerçevesinde hayata katılımlarının sağlandığı bir merkez olarak hizmet vermesini temenni ediyorum.

Bildiğiniz gibi sağlık hizmetleri aslında dünyada en pahalı hizmetlerden bir tanesi sayılabilir. Herhalde savaşı dışarıda tutarsanız, askerî harcamaları dışarıda tutarsanız, dünyada hükümetlerin en fazla belini büken harcamaların başında sağlık hizmetleri gelir.

Bu sağlık hizmetlerini biz, şükürler olsun ki özellikle son yıllarda, maliyetine hiç bakmadan vatandaşımızın doğrudan faydasına sunmak için elimizden gelen her türlü çabayı gösteriyor, her türlü yatırımı yapıyoruz. Hemen arkamda Şehir Hastanesi, şehrimize yaptığımız en büyük sağlık yatırımlarından bir tanesidir. Aslında yatırımlarımız şehrimizle ilgili olarak devam edecektir.

Bundan 20-30 yıl önce hastane kuyruklarında bekleyen, ilaç kuyruklarında bekleyen, hastanelerde doğru düzgün sağlık hizmeti almakta zorluk çeken insanlarımız, bugün otel konforunda hastane hizmetine sahip oluyorlar. Bu da bizim için aslında büyük bir gurur vesilesi.

Özellikle bu sağlık hizmetlerinin maliyeti nedeniyle son yıllarda yeni bir argüman ortaya konuluyor. Sağlık Bakanımız da bunu gittiği her ortamda dile getirmeye gayret ediyor. Sağlık merkezlerimiz sadece tedavi niteliğinde değil, önleyici sağlık merkezleri olma bakımından da önem arz ediyor.

Çünkü bir kanser hastalığını tedavi etmek çok büyük maliyetler oluştururken, insanların o kansere yakalanmadan tespit edilmesi ve önleyici hizmete sahip olmaları hem ciddi anlamda maliyeti düşürüyor hem de aslında sağlık sektörümüzün üzerindeki ağır yükü hafifletme gibi bir sonuç doğuruyor. Türkiye’nin dört bir tarafında bu önleyici sağlık merkezlerimiz de hızla açılıyor.

Bağımlılıkla mücadele de aslında bu anlamda buna benzer bir hizmet. İnsanlarımızı her türlü bağımlılığa karşı korumak için elimizden gelen her çabayı göstermeye devam ediyoruz. Ama bugün burada açılan birim, sadece insanların bağımlılığını tedavi etmek değil, o tedaviyi gerçekleştirdikten sonra sağlıklı ve sosyal bireyler olarak topluma yeniden kazandırılmalarını sağlayacak bir hizmettir.

Yani artık insanlarını tedavi etmekte bile güçlük çeken bir Türkiye’den, insanlarını tedavi ettikten sonra topluma en iyi formunda kazandıran bir Türkiye’ye doğru ilerliyoruz. İnşallah önümüzdeki dönemde çok daha başarılı hizmetlerle sağlık sektörümüzü inşa etmeye devam edeceğiz.

Bu anlamda burada bağış yapan, emeği geçen, buranın inşasında her türlü emeği olan herkese, sağlık sektörü çalışanlarımıza, bağışçılarımıza, devletimize, hükümetimize ve tabii ki bu sektörde çığır açan Cumhurbaşkanımıza çok teşekkür ediyoruz."

*

AK Parti Eskişehir Milletvekili, önceki dönem Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Ayşen Gürcan şu ifadeleri kullandı:

"Bugün Eskişehir’imiz adına çok kıymetli bir sağlık hizmetinin daha açılışı vesilesiyle bir aradayız.

Adı da güzel aslında, çok da anlamlı: BAHAR.

Bahar ne demektir? Yeniden başlamaktır. Bahar, ümidin yeniden yeşermesidir. Zor geçen bir mevsimin ardından hayata yeniden tutunmaktır.

İnşallah bugün kapılarını açtığımız bu merkez de nice insanımızın hayatında böyle bir başlangıcın adı olacak.

Bağımlılık bugün dünyanın mücadele ettiği en ciddi meselelerden biri. Ülkeler farklı yöntemler geliştiriyor, sağlık sistemleri yeni modeller deniyor, üzerinde çalışıyor. Aileler ve toplumlar bu tehdidin karşısında büyük bir mücadele veriyor.

Çünkü bağımlılık, nerede ortaya çıkarsa çıksın, insanı merkeze alan çok boyutlu bir tehdit olarak karşımızda. Bir insanın hayatını mahvediyor, ardından ailesini etkiliyor, çocuklarını etkiliyor, sosyal çevresini etkiliyor. Zamanla insanın iradesini, aile bağlarını, çalışma hayatını ve geleceğe dair ümidini tüketiyor.

İşte bir bağımlılıkla mücadelede harcanan maliyetle onu önleme çalışmasında harcanan maliyetin karşılaştırılması. O dönem DPT’den şöyle bir karşılık almıştım: “Çok sofistike bir çalışma, hiç böyle bir şey beklemiyorduk.” diye.

Ne çıktı biliyor musunuz?

Bağımlılıkla mücadelede ne yaparsanız yapın, yaptığınız harcamanın sonu yok. Ama önlemek için yaptığınız ve daha işin başındayken ortaya koyduğunuz her çabanın sonuç verme ihtimali var. Bu çaba, kazanç olarak da maliyet olarak da size çok şey katıyor.

O yüzden ben tüm toplum sorunlarının aktörlerinin bu konudaki mücadelesini önemsiyorum. Eğitimden sosyal kurumlara, sosyal hizmet kurumlarından sağlık kurumlarına kadar herkesin bu anlamda taşın altına elini koymasını önemsiyorum.

Çünkü tedavi önemli, arındırma önemli ama asıl büyük mücadele, insanın yeniden hayata tutunmasıyla başlıyor. Alışkanlığı değiştirmek çok zor. İnsanın yeniden aynı noktaya dönmemesi için hayata tutunmasını sağlayan sebepleri güçlendirmek gerekiyor.

İşte BAHAR Merkezi tam bu noktada bu vazifeyi üstlenmiş durumda. Buraya gelen kardeşlerimiz, arındırma sürecinin ardından psikiyatri uzmanlarımızın, psikologlarımızın, sosyal çalışmacılarımızın, hemşirelerimizin ve farklı alanlarda görev yapan uzmanlarımızın desteğiyle kapsamlı bir rehabilitasyon sürecine girecek.

Bireysel görüşmeler yapılacak, ailelerle çalışılacak, grup terapileri gerçekleştirilecek, sanat ve iş uğraş atölyeleri düzenlenecek. Sosyal ve fiziksel faaliyetlerle hayatın içerisinde yeni alanlar açılacak.

Çünkü insan bağımlılıktan kurtulurken oluşan boşluğu üretmekle, çalışmakla, aileyle, maneviyatla, sanatla, sporla, dostlukla, hayatın kendisiyle doldurmak gerekir.

Burada çok önemli bir anlayış var: Bir insanı yeniden ayağa kaldırmak, bir aileyi yeniden ayağa kaldırmaktır. Bir aileyi ayağa kaldırmak, toplumun geleceğine sahip çıkmaktır.

BAHAR Merkezi’nde yürütülen çalışmaları bu açıdan çok kıymetli buluyorum. Danışanlarımız, 9 ila 12 aya yayılan yapılandırılmış bir programla takip ediliyor. Meslek edindirme kurslarından sosyal uyum çalışmalarına, aile danışmanlığından istihdam süreçlerine kadar hayatın farklı alanlarında destekleniyor.

Bu merkezde aslında her kardeşimizin önüne yeni bir başlangıç kapısı açılıyor: “Yeniden başlayabilirsin, hayatını yeniden kurabilirsin, ailene, işine, sevdiklerine yeniden sarılabilirsin. Biz bu mücadelede senin yanındayız.”

Bizim devlet anlayışımız işte bu: İnsanı yaşat ki devlet yaşasın. İnsanın onurunu korumak, düştüğü yerden elini tutmak, yeniden ayağa kalkabilmesi için imkân oluşturmak.

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, diğer tüm alanlarda olduğu gibi sağlık alanında da ortaya koyduğumuz büyük dönüşümün merkezinde bu anlayış bulunuyor. Şehir hastanemizden aile sağlığı merkezlerimize, koruyucu sağlık hizmetlerimize kadar Türkiye’nin dört bir yanında güçlü bir sağlık altyapısı kurduk.

Şimdi bu güçlü altyapıyı, bağımlılıkla mücadele gibi toplumumuzun geleceğini doğrudan ilgilendiren alanlarda da daha ileri taşıyoruz.

Burada özellikle ailelerimize seslenmek istiyorum: Bağımlılıkla mücadelede aile çok değerli, çok önemli. Bazen bir insanın yeniden hayata dönmesini sağlayan en büyük güç, kendisine uzanan samimi bir eldir. Bazen sabırla yanında duran bir anne, bir baba, bir eş, bir kardeştir.

Onun için ailelerimizi bu mücadelenin güçlü bir parçası olarak görüyoruz. Ailelerimiz sevgisiyle, sabrıyla yanında olacak; devletimiz tedavisiyle, hekimiyle, psikoloğuyla, sosyal desteğiyle vatandaşımızı yalnız bırakmayacak.

Toplum olarak bizler de dışlayan bir anlayışın yerine, insanı yeniden hayata kazandıran bir yaklaşımla büyüyeceğiz. Bir insanımızı dahi bağımlılığın pençesinden çekip alabiliyorsak, bir aileye yeniden huzur verebiliyorsak, bir gencimizin önünde yeniden temiz bir gelecek açabiliyorsak bunun değeri hiçbir şeyle ölçülemez.

BAHAR Merkezi’mizin de Eskişehir’imizde nice güzel başlangıçlara vesile olacağına yürekten inanıyorum. Buradan sağlığına kavuşan, ailesine dönen, mesleğine yeniden sarılan, kendi ayakları üzerinde duran her kardeşimizin hikâyesi bizim için büyük bir mutluluk olacaktır.

Bu kıymetli merkezin şehrimize kazandırılmasında emeği bulunan Sağlık Bakanlığımıza, Valimize, İl Sağlık Müdürlüğümüze, Yunus Emre Devlet Hastanemize, burada büyük bir fedakârlıkla görev yapacak hekimlerimize, psikologlarımıza, sosyal çalışmacılarımıza, hemşirelerimize ve bütün sağlık çalışanlarımıza yürekten teşekkür ediyorum.

BAHAR’ın, adı gibi nice hayatlara bahar getirmesini temenni ediyorum. Merkezimizin Eskişehir’imize, hemşerilerimize ve bütün ailelerimize hayırlı olmasını diliyor, hepinizi saygıyla, muhabbetle selamlıyorum."

*

Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz şu ifadeleri kullandı;

"Bugün insanımıza umut olmak, hayata yeniden tutunmak isteyen vatandaşlarımızın yanında olduğumuzu göstermek ve bağımlılıkla mücadeledeki kararlılığımızı bir kez daha güçlü biçimde ortaya koymak için bir aradayız.

Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz BAHAR Merkezi’nin adı bile aslında bize çok önemli bir şey söylüyor. Bahar, kışın ardından yeniden doğan hayat demektir. Solmuş bir dalın yeniden yeşermesi, karanlığın ardından ışığın görünmesi, bitmek üzere olduğunu düşündüğünüz bir hikâyenin yeniden başlamasıdır.

Bugün BAHAR Merkezi’nin açılışını gerçekleştiriyoruz. Çünkü bağımlılıkla mücadele yalnızca bir sağlık meselesi değildir. Bağımlılık; bireyin sağlığını, ailesini, dostlarını, iş hayatını, hayallerini ve geleceğine dair umutlarını etkileyen çok yönlü bir sorundur.

Fakat şunu çok iyi biliyoruz: Hiçbir hayat kaybedilmiş değildir. Hiçbir insan umutsuz değildir. Hiçbir mücadelede yeniden başlamak için geç değildir. Yeter ki insanımızı yalnız bırakmayalım. Yeter ki elinden tutalım. Yeter ki yeniden ayağa kalkabileceğine inanmasına destek olalım.

İşte BAHAR Merkezi tam da bu anlayışın eseridir. Asıl hedefimiz onların hayatlarını yeniden kurmalarına, kendilerine yeniden güvenmelerine, aileleriyle bağlarını güçlendirmelerine, üretmelerine ve geleceğe umutla bakmalarına destek olmaktır.

Kıymetli hemşehrilerim, bu merkezin adının neden BAHAR olduğunu düşündüğümüzde aslında hepimizin hayatına dair çok güçlü bir anlamla karşılaşıyoruz. Hayatta bazen kışlar uzun sürer, bazen insan kendisini karanlığın içinde hisseder. Bazen umutlar azalır, yollar kapanır, insan geleceği göremez hâle gelir. Ama nasıl ki kışın ardından bahar mutlaka geliyorsa insan hayatında da yeniden başlamak için her zaman bir kapı vardır.

İşte BAHAR Merkezi o kapılardan biridir. Buraya gelen her vatandaşımıza şunu söylemek istiyoruz: Geçmişiniz, geleceğinizin kaderi olmak zorunda değildir. Dün yaşananlar, yarının nasıl olacağını belirlemek zorunda değildir. İnsan değişebilir, güçlenebilir, yeniden ayağa kalkabilir, yeniden başlayabilir. Biz de devlet olarak bu yeniden başlangıç yolculuğunda vatandaşlarımızın yanında olmak zorundayız.

Hastanemize adını veren büyük gönül insanı Yunus Emre’nin yüzyıllar öncesinden bizlere bıraktığı şu söz, bu anlayışı çok güzel ifade ediyor: “İlim ilim bilmektir.”

İnsanın kendisini tanıması, kendi değerini fark etmesi ve yeniden kendine inanması, hayatını değiştiren en önemli adımlardan biridir. İnanıyorum ki BAHAR Merkezi’nde atılan her adım bir ailenin de hayatını değiştirecektir. Bir insan yeniden hayata tutunduğunda bir aile yeniden umutlanır. Bir aile yeniden güçlendiğinde toplum da güçlenir. Biz insanımızın yeniden hayata bağlanması için mücadele ediyoruz.

Buradan özellikle bağımlılıkla mücadele eden vatandaşlarımıza ve onların ailelerine seslenmek istiyorum: Yalnız değilsiniz. Devletimizin bütün kurumlarıyla yanınızdayız. Bu mücadelede sizlerin yanında olmaya, ihtiyaç duyduğunuz her anda destek sunmaya ve yeniden güçlü bir hayat kurabilmeniz için imkânlarımızı seferber etmeye devam edeceğiz.

Değerli konuklar, bu kıymetli merkezin Eskişehir’imize kazandırılmasında iradeleriyle bize güç veren Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a ve Sağlık Bakanımız Sayın Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’na şükranlarımı sunuyorum.

Bakanlığımızın değerli yöneticilerine, kıymetli milletvekillerimize, hastane yönetimimize, sağlık çalışanlarımıza, paydaş kurumlarımıza ve emeği geçen, destek olan herkese gönülden teşekkür ediyorum.

Kurumlarımız arasındaki güçlü iş birliği ve ortak irade sayesinde Eskişehir’imize kazandırılan BAHAR Merkezi’nin vatandaşlarımıza umut, ailelerimize güç, sağlık sistemimize değer ve şehrimize önemli bir kazanım sağlayacağına yürekten inanıyorum.

Dilerim ki bu kapıdan içeri giren her vatandaşımız, kendisine yeniden inanmış, hayata yeniden bağlanmış ve geleceğe yeniden umutla bakan bir insan olarak çıksın.

Çünkü biz inanıyoruz: Kış ne kadar uzun sürerse sürsün, bahar mutlaka gelir. Bazen hayatın en güzel baharı, yeniden başlamaya karar verdiğimiz gün gelir.

BAHAR Merkezi’nin Eskişehir’imize, vatandaşlarımıza ve ülkemize hayırlı olmasını diliyor; başta sağlık çalışanlarımız olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Hepinizi saygıyla, sevgiyle ve muhabbetle selamlıyorum."