Eskişehir Adliyesi önünde toplanan mahkûm yakınları, adli hükümlüler için eşit infaz düzenlemesi ve umut hakkı talebinde bulundu.

Mahkûm yakını Nurcan Öztürk de şu ifadeleri kullandı:

“Diğer mahkûm yakınları yaşadıkları hayal kırıklığı nedeniyle buraya katılmadılar. Günlerdir mücadele veriyoruz ama onlara da hak veriyorum. Çünkü bizim yüzümüze kapanan kapılar onların da yüzüne kapandı. İnsanlar artık haklarını arayamayacaklarını düşündükleri için bu tür etkinliklere katılmak istemiyor.

Ama yapmayın. Hepimizin evladı içeride. Hepimizin evladı çok ağır cezalar aldı. Başka şehirlerde aynı suçtan 5 yıl ceza verilirken bizde 20 yıl verilenler oldu. Bu nedenle ailelere sesleniyorum. Lütfen mahkûmlarınızın arkasında durun. Utanılacak ya da korkulacak bir şey yok.

Ben göğsümü gere gere ‘Benim evladımı çıkarın.’ diyebiliyorum. Çünkü benim çocuğum tecavüzcü değil, uyuşturucu bağımlısı değil, cinayet işlemedi. Benim çocuğum sadece arabada yanlışlıkla bulunmaktan dolayı 28 yıl ceza aldı. Delil olmadığını ispatlayamadım. Bunun gibi çok sayıda genç içeride ve hepsi üniversite öğrencisi.

Benim çocuğum Trakya Üniversitesi BESYO 4. sınıf öğrencisiydi. Antrenördü. Devlete madalyalar kazandırmış, birçok öğrenci yetiştirmiş bir gençti. Biz artık kahrımızdan ölecek duruma geldik. Kendimizi öldürecek noktaya geldik. Asıl suçlu dışarıda gezerken, suçsuz içeride deniliyorsa ben ne yapayım? Size soruyorum, ben ne yapayım?”