Gazi Çelik, Eskişehir’deki konut satışları, gayrimenkul piyasası ve değişen yaşam alışkanlıklarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gazi Çelik, ekonomik belirsizliklerin emlak sektörünü doğrudan etkilediğini söyledi.
Eskişehir Emlak Komisyoncuları Odası Başkanı Gazi Çelik şu ifadeleri kullandı;
"2026 yılı Nisan ayında Eskişehir’de toplam 2.070 konut satışı gerçekleşmiş görünüyor. Gayrimenkul danışmanı olarak biz sahada çok bir şey hissetmedik ama bu TÜİK verilerine göre o şekilde görünüyor ama bizim meslektaşlarla olarak bu alışverişlerin bize çok yansımadığını görüyoruz. Bunların banka işlemleri, ipotek işlemlerinin olduğunu düşünüyoruz. Şu anda bizim sektörümüze bakacak olursak yaşadığımız bugün itibarıyla piyasalar çok istikrarsız bir şekilde devam ediyor. Dün akşam biliyorsunuz bir karar açıklandı. Bu da piyasaların tamamen duracağı, artık ekonominin de daha da daralacağını, durma noktasına geleceğini düşünüyorum. Bizim sektörümüz istikrar isteyen bir sektördür. Eğer piyasalarda istikrar olmazsa alışveriş de olmaz diye düşünüyorum. İnşallah bu sıkıntıları en yakın zamanda ülke olarak atlatırız diye düşünüyorum.
Bu bizler için çok olumsuz bir durum. Çünkü insanlar önünü göremediği zaman alışveriş yapmıyorlar. Paralarını da daha doğrusu biliyorsunuz altının aşırı derecede yükselmesi vardı, şu anda da doların yükselmesini bekliyor insanlar. Önlerindeki istikrarlı bir durumu görmedikleri zaman beklenti içine giriyorlar. Bu da piyasaların durma noktasına geleceğini düşünüyorum.
Gayrimenkule yatırım yapabilmesi için kira gelirlerinin de bazı insanlar için iyi olması lazım. Şu anda gayrimenkul fiyatları bir hayli yüksek ama kira getirisi az olduğundan dolayı insanlar başka yerlerde yatırım yapmayı düşündüklerini düşünüyorum. Örneğin dolarda beklemek istiyorlar, altında beklemek istiyorlar. İnsanların da kafasının karıştığını görüyoruz yatırım yapacak insanların.
Türkiye'de hane halkı sayısı geriliyor. Eskiden biliyorsunuz bir hanede 3-4 çocukla beraber hane halkı yaşıyordu ama bunun son zamanlarda görüyoruz ki artık evlerde tek başına yaşam başladı. Bunun da tabii sebepleri var. Yeni yetişen nesillerin özgürce kendileri başına yaşamak istemeleri buna benzer, ne diyebiliriz? Türkiye'de tek başına yaşam sayısının ortalamalara göre %20'lerin arttığını görüyoruz. Ekonomik sıkıntıları sayabiliriz. Hızla boşanmaların olduğunu görüyoruz. Bunlar başlıca sebepleri diyebiliriz. Artık insanlar fazla masraf etmek istemiyor, ekonomik sıkıntı olduğundan dolayı. Buna üniversite öğrencilerini de katabiliriz, genç ve orta yaş grubunu da katabiliriz. Artık insanlar özgürce kendi yaşamak istiyorlar. Çok fazla sıkıntıya girmek, aile baskısına girmek istemiyorlar. Bundan dolayı da artık ailelerin parçalandığını ve bağımsız olarak yaşamaya çalıştıklarını görüyoruz.
İşte ailelerin ağır ağır bağımsız yaşamaya başladıklarını, bunun en başlıca sebeplerinin ekonomik sıkıntılar olduğunu, daha küçülerek masrafların daha azalmasından yana olduklarını görüyoruz. Artı çok fazla ekonomik sıkıntılardan dolayı boşanmaların olduğunu görüyoruz ve bu boşanmalardan dolayı insanların artık yalnız yaşamak istediklerini görüyoruz, yaptığımız şeylerde. Bize gelen taleplerde bunu görüyoruz.
Şehrimiz biliyorsunuz üniversite şehri. Diğer şehirlere oranla şehrimizde butik ev sayısı, 1+1 dediğimiz, 1+0 dediğimiz evlerin de arttığını görüyoruz. Arz talep dengesine göre müteahhitler yeni 1+1 ve 1+0 yapıyorlar."