Eskişehir Halk Temsilcileri Meclisi Öğretmen İnisiyatifi Temsilcisi adına konuşan Öğretmen Pınar İnselöz şu ifadeleri kullandı:
"Ne kadar para, o kadar eğitim anlayışını kabul etmiyoruz. AKP iktidarının eğitimi patronların hizmetine sunan politikaları, özellikle Ziya Selçuk döneminde hız kazanan özel okullaşma hamleleriyle birlikte kamusal eğitimi çöküşün eşiğine getirmiştir. 2000'li yılların başında toplam okullar içinde özel okulların oranı yaklaşık %2 seviyesindeyken, bugün her beş okuldan biri özel okuldur.
Özel okul yatırımlarına teşvikler ve kamu kaynakları seferber edilirken, devlet okulları kaderine terk edilmiştir. Özellikle şehir merkezlerindeki devlet okulları 'bağış' adı altında istenen fahiş ücretlerle fiili olarak özelleştirilmekte, bu uygulama her geçen yıl sistematik biçimde başka okulları kapsayacak şekilde yaygınlaştırılmaktadır.
Milli Eğitim Bakanlığı, kayıt ücreti alınmasının sözde yasak olduğunu ifade etse de yapılan uygulamaları bilinçli bir biçimde görmezden gelmektedir. Okulları 'nitelikli' ve 'niteliksiz' olarak sınıflandıran bu anlayış, velilerin çocuklarına daha iyi bir eğitim sağlama arzusunu fırsata çevirmekte ve onları 'bağış' adı altında ödenen kayıt ücretlerine mahkum etmektedir.
Velilere sunulan 'okulun fiziksel şartlarının bu ücretlerle iyileştirileceği' vaadi, temel bir kamusal hak olan eğitimi piyasalaştırmaktadır. Bu tablo neticesinde devlet okullarında en temel insani ve güvenlik ihtiyaçları dahi ödenen para kadar erişilebilir hale gelmektedir.
Özel okullaşmanın hızlanmasıyla başlayan süreç, kayıt parası uygulamasıyla devlet okullarını da etkisi altına almış ve şu anlayışı hakim hale getirmiştir:
Ne kadar para, o kadar temizlik; ne kadar para, o kadar güvenlik; ne kadar para, o kadar eğitim.
Kamu-İş'in açıkladığı güncel verilere göre açlık sınırının 38 bin TL'yi, yoksulluk sınırının ise 121 bin TL'yi aştığı bu düzende, milyonlarca emekçi temel yaşam ihtiyaçlarını dahi karşılayamaz durumdadır.
İktidar bir yandan halkı yoksulluğa mahkum ederken; diğer yandan eğitimde cemaatlerle protokoller yaparak, karma eğitimi hedef alarak gericilikte vites yükseltmektedir. Eğitimin gericileştirilmesi ile tüccar zihniyetine terk edilmesi aynı madalyonun iki yüzüdür.
THTM Öğretmen İnisiyatifleri olarak açıkça söylüyoruz:
Kayıt parası talep etmek suçtur.
İkamet adresi esas alınsın veya alınmasın, hiç kimseden hiçbir gerekçeyle kayıt ücreti adı altında para talep edilemez. Bütün okulların ihtiyaçları doğrudan kamusal kaynaklarla, merkezi bir planlama dahilinde Milli Eğitim Bakanlığı tarafından karşılanmalı; tüm çocuklarımızın 'nitelikli' eğitim alması sağlanmalıdır.
Kayıt parası alan okulları açıklayacağımızı söylemiştik. Sözümüzün arkasındayız; bu okulları açıklıyoruz, açıklamaya devam edeceğiz.
Gericiliğe karşı laikliği, piyasacılığa karşı kamuculuğu savunmaktan vazgeçmeyeceğiz."





