Eskişehir Emek ve Demokrasi Platformu adına konuşan Eylem Lodos şu ifadeleri kullandı:

Bugün burada yalnızca Halk TV’ye yapılan müdahaleyi protesto etmek için değil, halkın haber alma hakkına, ifade özgürlüğüne ve demokrasiye sahip çıkmak için bir aradayız. Halk TV’nin polis baskınıyla karşı karşıya kalması, yayınının durdurulması ve kanala kayyum atanması, basın ve ifade özgürlüğüne yönelik ağır bir müdahaledir. Bu müdahale, yalnızca bir televizyon kanalını değil, toplumun gerçekleri öğrenme hakkını da hedef almaktadır.

Saray rejimi, sömürü ve yoksulluk düzeninin üstünü örtmek, işçi ve emekçileri zifiri bir karanlığa mahkûm etmek istiyor. Gerçeklerin duyulmasından, halkın yaşadığı sorunların görünür olmasından ve bu sorunlara karşı yükselen itirazlardan korkuyor. Halkın en çok izlediği, haber almak için başvurduğu medya kuruluşlarının hedef alınması tesadüf değildir.

Dün T24, bugün Halk TV. Eleştirel seslerin susturulmak istenmesi, toplumun bütün kesimlerine yönelen baskılardan bağımsız değildir. Derin yoksulluğun, milyonlarca öğrencinin okula aç gitmek zorunda kalmasının, eğitim kurumlarında dayatılan gericileşmenin ve tek adam rejiminin ülkeyi sürüklediği karanlığın üzeri örtülmek isteniyor.

Fon vurguncularının açığa çıkarılmasını isteyen gazeteciler susturuluyor. Bu kişilerin tövbe ederek aklanmaya çalıştıklarına ilişkin iddiaların ve kamuoyunun bilmesi gereken gerçeklerin duyulması engellenmek isteniyor.

Amaç yalnızca gazetecileri susturmak değil, yoksulluğu, sömürüyü, adaletsizliği ve siyasi sorumlulukları görünmez kılmaktır. Halkın gerçekleri öğrenmesi engellendikçe, yaşanan sorunların üzerinin örtülebileceği sanılıyor. Oysa gerçekleri susturmak, halkın yaşadığı sorunları ortadan kaldırmaz.

Fon vurguncularının açığa çıkarılmasını isteyen gazetecileri tutuklayan, TELE1’e kayyum atayan, T24’ü kapatan, Evrensel’in de aralarında bulunduğu pek çok basın kurumunun sosyal medya hesaplarına erişim engeli getiren iktidar, basın özgürlüğünü baskı altına aldığı gibi halkın haber alma hakkını da gasbetmektedir.

TELE1’den T24’e, oradan Halk TV’ye uzanan müdahaleler, basın üzerindeki baskının münferit olmadığını gösteriyor. Gazetecilerin haberleri, yayın kuruluşlarının yayın politikaları ve halkın gerçekleri öğrenme hakkı hedef alınıyor. İktidarın hoşuna gitmeyen sesler susturulmak, eleştirel yayınlar etkisizleştirilmek isteniyor.

Buradan açıkça söylüyoruz.

Gazetecilik suç değildir. Eleştirmek suç değildir. Gerçekleri halka duyurmak suç değildir.

Basın özgürlüğü yalnızca gazetecilerin meselesi değildir. İşçinin iş cinayetlerini, emekçinin geçim mücadelesini, emeklinin geçim derdini, gençlerin geleceksizliğini, kadınların maruz kaldığı şiddeti ve öğrencilerin eğitim koşullarını öğrenebilmesinin güvencesidir.

Özgür basın, emeğiyle geçinenlerin sesini duyurabilmesinin, hak ihlallerinin açığa çıkarılmasının ve toplumun gerçek gündeminin görünür olmasının temel araçlarından biridir.

Özgür basın yoksa halkın sesi kısılır. Halkın sesi kısılırsa demokrasi nefessiz kalır.

Halkın haber alma hakkı, iktidarların izin verdiği ölçüde kullanılabilecek bir ayrıcalık değildir. Gerçekleri öğrenmek, eleştirmek ve ifade etmek temel haklardır. Bu hakları ortadan kaldırmaya yönelik her müdahale, toplumun demokratik yaşamına yönelmiş bir müdahaledir.

Bizler, gazeteciliği baskı altında tutan, yayın kuruluşlarını susturmaya çalışan ve halkın haber alma hakkını engelleyen hiçbir uygulamayı kabul etmiyoruz. Halk TV emekçilerinin ve baskılara karşı direnen bütün basın emekçilerinin yanındayız.

Buradan bir kez daha ilan ediyoruz.

Basın özgürlüğü pazarlık konusu yapılamaz. Halkın haber alma hakkı gasp edilemez.

Gazetecilerin özgürce haber yapabildiği, basın emekçilerinin güvenceli koşullarda çalıştığı, medyanın sermayenin ve siyasi iktidarın baskısından uzak olduğu demokratik bir ülke için mücadele etmeye devam edeceğiz.

Çünkü özgür basın, yalnızca gazetecilerin değil, işçilerin, emekçilerin, öğrencilerin, kadınların, emeklilerin ve demokrasiye sahip çıkan herkesin güvencesidir.

Eskişehir Emek ve Demokrasi Platformu olarak herkesi özgür basına, demokrasiye ve dayanışmaya sahip çıkmaya çağırıyoruz.

Özgür basın susturulamaz. Gazetecilik suç değildir. Halkın haber alma hakkı engellenemez. Baskılara karşı omuz omuza, sansüre karşı yan yana."