Kanal 26 ekranlarında yayınlanan Muhabirin Gözünden programında Eskişehir'deki şap hastalığı ve aşılama çalışmaları ele alındı. Merve Esra Özer'in Eskişehir Bilecik Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Erdinç Yuva'nın açıklamalarını sorması üzerine Gazeteci Akif Yer, kentteki hayvan sayıları, aşılama çalışmaları ve yetiştiricilerin karşılaşabileceği maddi kayıplar hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Akif Yer şu ifadeleri kullandı;
"Şap hastalığı oldukça bulaşıcı bir hastalık. Şöyle düşünün, bir ahırda 100 büyükbaş hayvan var. Bunlardan birinde şap hastalığı görüldüğünde diğer 99 hayvana da bulaşma riski bulunuyor. Pandemi döneminde yaşadığımız bulaşma sürecine benzetebiliriz. Hastalığın yayılmasını önlemek amacıyla ahırın ve gerekli görülmesi halinde bulunduğu bölgenin karantinaya alınması gerekiyor.
Eskişehir'de de zaman zaman şap hastalığı nedeniyle karantinaya alınan mahalleler oluyor. Sivrihisar, Mahmudiye, Çifteler ve Han ilçelerinde bunun örneklerini daha önce gördük.
TÜİK'in 2025 yılı verilerine göre Eskişehir'de yaklaşık 163 bin büyükbaş hayvan bulunuyor. Eskişehir Bilecik Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Erdinç Yuva da yaptığı açıklamada 60 bin hayvanın şap hastalığına karşı aşılandığını söyledi.
Buradan Erdinç Başkan'a da seslenmek istiyorum. Başkanım, verdiğiniz rakamlara baktığımızda 163 bin büyükbaş hayvanın 60 bini aşılanmış görünüyor. Yani yaklaşık 103 bin hayvanlık bir fark bulunuyor. Bu da toplam büyükbaş hayvan varlığının yaklaşık üçte ikisine karşılık geliyor. Elbette bu hayvanların tamamının aşısız olduğunu söyleyebilmek için aşılama verilerinin aynı dönemi kapsadığını ve önceki aşılamaları da içerdiğini bilmemiz gerekiyor.
Eskişehir'de ayrıca yaklaşık 1 milyon 243 bin küçükbaş hayvan bulunuyor. Büyükbaş ve küçükbaş hayvanları birlikte değerlendirdiğimizde kentteki toplam hayvan varlığı 1 milyon 400 bini aşıyor. Dolayısıyla hayvancılığın Eskişehir ekonomisinde ne kadar geniş bir alanı kapsadığını bu rakamlardan da anlayabiliyoruz.
Şap hastalığıyla mücadelede yürütülen çalışmaları olumlu buluyorum. Ancak aşılama konusunda daha fazla çalışma yapılması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü bu hastalık özellikle genç hayvanlarda çok ağır sonuçlara yol açabiliyor. Yetişkin hayvanlar hastalığı atlatabilirken buzağılarda ölüm riski daha yüksek olabiliyor.
Bir de işin ekonomik boyutu var. Size bir soru sorayım. Bugün bir büyükbaş hayvanın fiyatı ne kadar? 200 bin lira mı, 300 bin lira mı?
Ben bu konuyu da araştırdım. Hayvanın yaşına, ırkına ve özelliklerine göre fiyatlar değişiyor. Piyasada 90 bin liradan başlayıp 300 bin liraya kadar ulaşan rakamlarla karşılaşabiliyoruz. Dolayısıyla şap hastalığı nedeniyle bir hayvanın kaybedilmesi, yetiştirici açısından ciddi bir maddi kayıp anlamına geliyor.
Üstelik mesele hayvan kaybıyla da sınırlı değil. Hastalığa yakalanan süt hayvanlarında verim düşebiliyor. Tedavi, bakım ve karantina süreçleri de yetiştiricinin maliyetlerini artırıyor. Süt hayvancılığı yapan işletmeler açısından bu durum ayrıca ekonomik kayıplara neden olabiliyor.
Bu nedenle aşılama çalışmalarının düzenli şekilde yürütülmesi gerekiyor. Hayvancılıkla uğraşan vatandaşlarımız zaten bu hastalığın ne kadar ciddi olduğunu bizden daha iyi biliyor. Ben özellikle aşı takvimine uyulması gerektiğini hatırlatmak istiyorum.
Eskişehir'de 163 bin büyükbaş hayvanın bulunduğu düşünüldüğünde, hastalığın yayılması halinde ortaya çıkabilecek ekonomik kaybın boyutu da büyüyor.
Bir konuya daha dikkat çekmek istiyorum. Şap hastalığı geçiren hayvanların kesimi ve etlerinin değerlendirilmesi konusunda mutlaka veteriner hekimlerin kontrolü ve ilgili mevzuat esas alınmalı. Hastalık şüphesi bulunan hayvanların kontrolsüz şekilde kesime gönderilmemesi gerekiyor.
Eskişehir Bilecik Veteriner Hekimleri Odası Başkanı'nın açıklamasını da bu açıdan değerlendiriyorum. Özellikle aşılama sayıları, hastalığın yayılma riski ve yetiştiricilerin karşılaşabileceği ekonomik kayıplar üzerinde durulması gereken konular."





