Eskişehir Büyükşehir Belediyesi İmar ve Bayındırlık Komisyonu üyesi Erdoğan Aydoğmuş şu ifadeleri kullandı;
"Değerli dostlar, ben biraz sizleri geriye götürmek istiyorum. Sene 1993; o zaman Eskişehir tek belediye, yani diğer illerle olduğu gibi tek belediye. 8 Eylül 1993 yılında 541 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Samsun ve Antalya ile birlikte 7 ili Büyükşehir Belediyesi statüsüne dönüştürüldü. Yani sene 93; 94 seçimleri ile birlikte Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’ne dönüştü.
Burada iki tane alt kademe belediyesi oluştu. Şehrimizin ortasından geçen Porsuk Nehri ikiye böler, burada Porsuk Nehri’nin güneyinde kalan yer Odunpazarı Belediyesi, kuzeyinde kalan yer ise Tepebaşı Belediyesi olarak oluşturuldu. Yani iki tane merkez ilçe, 12 tane de kırsal ilçemiz oluştu. Eskişehir’in 14 tane ilçesi var şu anda.
Buradan şu konuya geçmek istiyorum: Kentin, o kentte yaşayanların sağlıklı ve düzenli bir yaşam biçimini sürmeleri için o bölgenin imar planlarının olması gerekir. Yani imarsız bir kentleşme, sıkıntılı ve sağlıksız bir kentleşmedir. Burada sene 86; rahmetli Sezai Aksoy Belediye Başkanı ve Eskişehir imar planlarını İller Bankası’na yaptırdığı nazım imar planı Belediye Meclisince onaylandı.
Daha sonra Eskişehir’in bütününü kapsayan 1/1000 ölçekli uygulama imar planları etaplar halinde 1987, 88 ve 89 yıllarını kapsayacak şekilde onaylandı, hayata geçti. Bundan önce, yani 86 yılından önce İrem Acaroğlu’nun yaptığı parçacıl imar planları vardı ama sağlıklı değildi, o da daha sonra mahkeme kararıyla iptal edildi. Netice itibarıyla Eskişehir planlı bir sürece 1986 yılında rahmetli Sezai Aksoy döneminde girmiş oldu.
Yine hatırlayacağınız üzere, rahmetli Cumhurbaşkanı Turgut Özal zamanında 2981 sayılı imar affı yasaları çıkartıldı. Kentin varoş olan kesimleri, yani hisseli, paydaşlı mülkiyet halinde olan taşınmazlar müstakil tapuya kavuştu. Bu arada hazine mülkleri üzerine yapılan, belediye mülkleri üzerine yapılan yapılar da bu af kapsamından yararlanarak mülkiyet sahibi oldular.
Değerli dostlar, planlama süreci yine bu şekilde devam ediyor. Yine 2002 yılında revizyonlar yapıldı, 2004’te revizyonlar yapıldı. En son 15.06.2022 tarihinde Eskişehir’in 1/5000 ölçekli revizyon imar planı yapıldı; 15.06.2022 tarihinde.
Arkadaşlar, değerli dostlar; bunları anlatmamın amacı o kentin, biraz önce Sayın Genel Başkan Yardımcısı’nın da ifade ettiği gibi, nerede tarım yapılacak, nerede sanayi yapılacak, nerede konut yapılacak, nerede ticaret yapılacak; bunların belirlendiği bir ölçek. Değerli dostlar, plan yapmak o kadar zor bir olay ki birçok kamu kurumundan gerekli izinleri almanız gerekir; başta tarım olmak üzere.
Başta tarım; tarım arazilerinin tarım dışı gaye ile kullanılmasına dair yönetmelik hükümleri gereği tarım iznine tabi. Marjinal arazi mi, mutlak tarım arazisi mi; bunları belirleyerek bu tarımdan gerekli izinler alınarak, jeolojik etütler yapılarak bir planlama sürecine girersiniz.
Plan sadece belediyeler tarafından yapılmıyor değerli dostlar. Planı TOKİ yapar; en son yayınlandı dünkü resmi gazetede, Özelleştirme İdaresi yapar. Özelleştirme İdaresi yapar, TOKİ yapar, belediyeler yapar, bakanlıklar yapar; Çevre ve Şehircilik, İklim Bakanlığı yapar. Dolayısıyla böyle karmaşık bir düzen içindeyiz. En son dünkü resmi gazetede Eskişehir’i direkt yakından ilgilendiren bir konu herhalde gözünüze çarpmıştır, dünkü resmi gazetede yayınlandı. Bu, Eskişehir’in Cumhuriyet dönemi yapısı olan ve aynı zamanda 2012 yılında tescil edilmiş olan, yani Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunca tescil edilmiş bir alanı, 68 bin metrekare yanlış hatırlamıyorsam, Hava Hastanesi’nin olduğu kent belleği olan bir alanı Özelleştirme İdaresi özelleştirme kapsamı içine almıştır.
Bu alanın ne şekilde değerlendirileceği Özelleştirme İdaresinin kendi uhdesinde olan bir husus.
Değerli dostlar, bu kadar değerli bir alanın havadan baktığınızda o binanın uçak şeklinde olduğunu görürsünüz. Havadan bakıp o bina uçak şeklindedir. Yani netice itibarıyla bu tür yapılaşma ile ilgili planlama ile ilgili farklı birimlerin plan yapması son derece sıkıntılı.
Değerli dostlar, ben 6306 sayılı yasaya kısaca değineyim. Burada yasa gereği belediyelerin riskli bina tespiti ancak ve ancak lisanslı bürolar tarafından riskli bina olarak değerlendirilen yapılar, ancak belediyenin ilçe belediyesi olarak bizim yapacağımız husus bu binaları 90 gün içinde tahliye etmek, elektriğini kestirmek, suyunu kestirmek, doğal gazını kestirmek.
Akabinde bu işlemler yapıldıktan sonra belediye bu binaları yıkar. Yani riskli bina tespiti yapılmış bir binanın ancak ve ancak biz boşaltma ve yıkım işlerini gerçekleştiriyoruz. Riskli alan tespiti ise Cumhurbaşkanlığının yetkisi dahilinde olan bir husus. Riskli alan tespiti, riskli bina ayrı bir husus, riskli alan tespiti ayrı bir husus.
Bunun akabinde Büyükşehir’in ben aynı zamanda Büyükşehir Belediye Meclis üyesiyim. Burada Büyükşehir’in yapmış olduğu çalışmalardan da kısaca bahsetmem gerekirse şunu tutabilir misiniz? Gündoğdu bir alanı 9,6 hektar, burası kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı olarak 2010 yılında tespit edilmiş. Bu alanda her türlü anlaşma işlemleri yapılmış, ihaleye çıkarılmış ancak ihaleye katılan olmamıştır. Burada yaklaşık 800 konutun üretilmesi planlanmaktadır.
Yine Gündoğdu iki kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı 20,67 hektar. Burada parsel sayısı 107, malik sayısı 330. Burada da biraz önce bahsettiğim gibi 11.11.2010 tarihinde burası da kentsel dönüşüm alanı ilan edilmiş ancak vatandaşlarla uzlaşmanız gerekiyor. Yani vatandaşla uzlaşacaksınız. Burada kamulaştırma yapamazsınız, vatandaşla uzlaşı yoluyla çözeceksiniz. Burada da uzlaşma çalışmaları halen yürütülmektedir. Yine burada devam eden çalışmalar, ihale çalışmaları devam ediyor.
Ha şunu da kısaca bahsedeyim. Hemen bu bahsettiğim Gündoğdu proje alanının bitişiğinde Bakanlığın ilan ettiği riskli alanlar var. Burada herhangi bir çalışma yapılmamıştır bu tarihe kadar. Belediyenin yaptığı çalışmaların haricinde burada Bakanlığa ait alanda en ufak bir çalışma yok.
Yine Odunpazarı’nın eski oto sanayi bölgesi olarak belirlenen alan Bakanlık tarafından burası riskli alan ilan edilmiş ancak burada da bugüne kadar en ufak çalışma yapılmamıştır. Büyükşehir Belediyesi olarak yine Gündoğdu Mahallesi’ndeki çalışmalar devam ediyor. Bu konuda Estonbentli’nin olduğu alanlarda projeleri tamamlanmış ve burada vatandaşlar eliyle yani kendileri tarafından bu hazırlanan imar planlarını hayata geçireceklerdir. Bu Gündoğdu Mahallesi’ndeki çalışmalar süreklilik arz etmekte, anlaşmalar devam etmekte, hayata geçirilmeye çalışılmaktadır.
Bunun haricinde Büyükşehir Belediyesi olarak Porsuk bir ve Porsuk iki projelerini de oluşturmuş, burada vatandaşlar eliyle yani kendileri tarafından hayata geçirilmesi sağlanacaktır. Belediyeler burada aracı konumda yani yönlendirici konumda işlemlerini yürütecektir. Ben kısaca planlama ve yapılan işler hakkında kısaca bilgi verdim. Hepinize saygılar sevgiler sunarım.
Ha bu arada şunu da ifade edeyim. Şehrin içinden geçen şu anda imar yolu vasfında olan kentimizin ortasından geçen Ankara otoyolu maalesef imar yolu vasfında. Bunun için gerek kuzey çevre yolu veya gerekse güney çevre yolunun acilen Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından gündeme alınması gerekir. Yani kuzey çevre yolu statik yönden daha az sanat yapısına gereksinim duymakta dolayısıyla kuzey çevre yolunun daha çabuk yapılabileceği, daha çabuk hayata geçirilebileceği yönünde çalışmalar sürdürülüyor. İnşallah yatırım programına alınıp bu süreci hızlandırılması gerekir. Bunun akabinde Büyükşehir Belediyesi olarak da bu yollara paralel ana kuşak yollarının çalışmasını da sürdürmekte, kamulaştırma işlemleri yürütülmektedir."





