Eskişehir'de Emek Mahallesi Yaşar Kemal Caddesi üzerinde 3 katlı inşaatın en üst katında çalışırken dengesini kaybederek aşağı düşen kalıp ustası olarak çalışan Haşim Çınar kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.
Konu ile ilgili bir açıklama yapan İnşaat Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi Başkanı Oytun Gökten şu ifadeleri kullandı:
"Bir laf var; limanı belli olmayan gemiye hiçbir rüzgâr yardım etmezmiş. Bizler bu konularda, bilhassa kanun koyucunun gerçekten limanı belli mi değil mi bilmiyoruz. Bakın, son 2 ayda Kütahya’da da bize çok yakın bir olay yaşandı. Eskişehir’den de bir yapı denetimde çalışan arkadaşımız maalesef iş kazasından dolayı, ölümler olduğu için içeri girdi. Bir 3-4 ay, 2 ay falan durdu, çıkmış çok şükür.
Şantiye şefliği ve inşaat çok riskli konulardır. Şantiyede teknik konulardan şantiye şefi, inşaat mühendisi ya da ilgili mühendis sorumlu olmalıdır. Teknik konular. Ne demek bu? Kalıp göçerse, yani statiksel anlamda bir durum olursa, mukavemetsel anlamda bir durum olursa şantiye şefi bundan sorumlu olmalıdır.
Ancak bu konunun dışına çıktığımızda, eğer şantiye şefini iş güvenliğinden ya da diğer konulardan da sorumlu hâle getirirsek hangi birine yetişecek bu arkadaş?
Son 10 yılda yeni bir meslek doğdu. Kimya mühendisi adam, inşaat mühendisi kadın, işte efendime söyleyeyim başka herhangi bir işletmeci gidiyor, diyor ki: “Ben iş güvenliği okumak istiyorum.” ve bir iş güvenliği uzmanı mesleğine sahip oluyor. Doğru mu? Böyle bir meslek doğdu mu?
Peki böyle bir meslek doğduysa biz artık şantiyelerimizde, aynı şantiye şefi gibi, tam zamanlı bir iş güvenliği uzmanını da tutsak, müteahhitler bunun bedelini de ödese ve artık şantiye şefi günah keçisi ilan edilmek yerine gerçekten ölümleri durdurmak adına somut adımlar atsak.
Yani iş güvenliği uzmanı şantiyeye geldi. Şimdi düşen arkadaşımız kalıp çakarken dengesini kaybetti. Bu sıcakta normal. İş güvenliği uzmanı dese ki: “Arkadaşım, sıcaklık 40 dereceye, 45 dereceye çıkınca çalışma olmayacak.” Bunların kuralları var çünkü.
Şantiye şefi her şeyi bilemez. Şantiye şefinin her şeyi bilmesini beklemeyin. Ama günah keçisi ilan edildiğinde de her şeyi biliyor kabul ediliyor ve işveren vekili noktasında değerlendiriliyor. Ben meslektaşımı savunmak zorundayım arkadaşlar. Bu ölümlerin önüne geçmek birinci vazifemiz, insani görevimiz ama öbür taraftan da meslektaşımın hakkını, hukukunu gözetmek zorundayım. Şimdi iş güvenliği önlemini artık böyle almak zorundayız.
Artık ruhsatlarda iş güvenliği uzmanı için de bir fasıl açılacak, iş güvenliği uzmanı da imzalayacak. Belediye, kanun koyucu, ilgili bakanlık sorumluluğu yapı denetimlere yüklemeye çalışıyor. Kulağımıza gelen bilgi bu. Sosyal Güvenlik Bakanlığı bu şekilde.
Peki yapı denetimler? Hadi diyelim ki yüklediniz. Yapı denetimlerin şu anda kaç para aldığını biliyor musunuz? Toplam yapı maliyetinin yüzde 1,44’ü ile yüzde 1,60’ı arasında değişiyor. Yüzde 1,5 alıyor, tamam. Yüzde 5,5’a getir madem öyle. Burada güzel bir denetleme sistemi koy. Bu adamlara da kamu adına denetim yaptıklarıyla ilgili bir kamu niteliği ver, ondan sonra gerçekten düzgünce denetlensin.
Ama kanun koyucu ne hikmetse her zaman müteahhit üzerinden, yani bir sermaye üzerinden yaklaşım içerisine giriyor. Bütün kanun koyucular bu zamana kadar böyle. Şu anki hükümet için söylemiyorum bunu.
Geçenlerde buraya geldiğimde bir genel müdür yardımcısıyla sohbet ederken, bir daire başkanıydı yanlış hatırlamıyorsam, şöyle dedi: “Ya sizin odanıza meslekle ilgili bir şey sorduğumuzda anında cevap veriyorsunuz ama müteahhitlikle ilgili bir şey sorduğumuzda hemen cevap vermiyorsunuz.”
Dedim ki: “Bu gayet doğal değil mi? Biz meslek odasıyız. Mesleğimle alakalı şeyleri tabii ki hemen cevaplayacağım. Öbürü başka bir konu.”
Yani sermaye ile çalışan arasındaki ilişkiye benim eksenimden bakarsanız başka noktaya gideriz ama siz kendi ekseninizden bakıyorsunuz, o zaman da başka noktaya gidiyor. Bunu çok açık yüreklilikle söylüyorum. Çünkü bu kadar sermayenin tarafında yer almaktan artık biraz geri çekilmemiz gerekiyor. Kanun koyucular herkese eşit yaklaşmakla mükelleftir.
Burada bakın, çok özet bir öneri getiriyorum. Şantiye şefinin yanında mutlaka tam zamanlı bir iş güvenliği uzmanı olmalıdır. İş güvenliği uzmanlığı bir meslektir. Gerekirse yapı denetim üzerinden de bu sorun yönetilebilir. Ancak yapı denetimlerin de yüzde 1,5’la değil, bunu en az 3-4 katına çıkararak yönetebilirsiniz.
Aynı zamanda yapı denetimlerin de kendi içinde, iş güvenliğine gelene kadar onlarca farklı sorunu var. Yapı denetimi ve şantiye şefini bu işin dışında tutup, her şantiyeye tam zamanlı bir iş güvenliği uzmanı zorunlu hâle getirilmeli ve bunlar da ona göre tam zamanlı uygulamalarını yapmalıdır.
Bakın, bu ölümler azalmazsa ben burada başkanlığı bırakacağım. Çok net söylüyorum. Çünkü doğru bir tanedir, bu doğrudan da vazgeçmemek gerekiyor."





