48 yaşında, evli, 2 çocuk annesi, zincir bir markette işçi olarak çalışan Hülya Yılmaz şu ifadeleri kullandı;

"Ben işçi bir kadınım. Her sabah gün doğmadan yola çıkan, vardiya sisteminden dolayı gecesi gündüzüne karışan ve eve geldiğinde yorgunluğunu kapının dışında bırakmaya çalışan milyonlarca kadından biriyim. Çoğu zaman emeğim hiç görünmez, sesim hiç duyulmaz ama hayatın akışı benim ellerimde devam eder.

İşçi olmak zaten zordur ama kadın işçi olmak daha da zordur. Uzayan çalışma saatleri, düşük ücretler, ağır iş temposu. Bir yanda iş yerinin sorumluluğu, diğer yanda evimin yükü. İşten çıkıp eve gittiğimde 2. mesaim başlar. Çocuklarım, eşim, evim, hayatım, tüm sorumluluklar beni bekler. Aslında 2 ayrı hayatı birden yürütmeye çalışıyorum. Üniversite mezunu kadın işçi olarak açlık sınırının altında bir maaşla her ay ay sonunu nasıl getireceğimi düşünüyorum. Bazen emeğimin karşılığını alıp almadığımı sorgularım ama her şeye rağmen çalışmaya, üretmeye ve ayakta kalmaya devam ederim.

Çünkü biz biliyoruz ki bu ülkenin fabrikalarında, marketlerinde, atölyelerinde, tarlalarında, iş yerlerinde kadın emeği vardır. Ve kadın emeği olmadan ne üretim olur ne de gerçek bir kalkınma. Benim isteğim çok basit aslında. Emeğimin değer gördüğü, adil bir ücretin olduğu, çalışma koşullarının insan onuruna yakıştığı bir hayat. Kadınların iş hayatında daha güçlü olduğu, emeğinin karşılığını aldığı bir ülke sadece kadınlar için değil, herkes için daha adil ve daha güzel bir ülke olacaktır.

Bugün burada farklı hayat hikayelerinden gelen kadınların bir araya gelmesi bana şunu gösteriyor: Yalnız değilim. Birbirimizin mücadelesini anlıyor, birbirimizden güç alıyoruz. Ben bu vesileyle alın teriyle çalışan, sabahın erken saatlerinde yola çıkan, emeğiyle hayatı ayakta tutan tüm kadın işçilerin 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü kutluyorum.

Çünkü biz kadınlar sadece çalışmıyoruz, emeğimizle bu ülkeyi ve hayatı ayakta tutuyoruz. İşte tam da bu nedenle alın terimizin karşılığını istiyoruz. Hakkımızın tamamını istiyoruz. Biz hak ettiğimizi yaşamak istiyoruz. Ben 23 sene hizmet vermiş, vergisini ödemiş, üniversite mezunu bir kadın işçi olarak hak etmiş olduğum maaşımın açlık sınırının altında kalmasını asla istemiyorum."