Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler 4. sınıf öğrencisi Hazal Ünlü şu ifadeleri kullandı;

"Bugün siz değerli halkımızın karşısında 24 yaşında genç bir kadın olarak konuşabilmek benim için gurur verici. Ben, üniversiteye giden birçok kadın öğrenci gibi hayallerimin peşinden Eskişehir’e geldim. 13 yaşından beri ailemden ayrı yaşıyorum. Kendim çalışıyorum, çabalıyorum, eğitimim için hâlâ kendime şanslar yaratmaya çalışıyorum."

"Eskişehir’e geldiğimde en çok zorlandığım şey güvenli bir semtte ev bulmak kaygısıydı. Gece dışarı çıktığım zaman rahatça evime dönebilecek miyim, sağlam dönebilecek miyim düşüncesi her zaman aklımın bir yerinde oldu. Eskişehir’de çoğu kadın öğrenci gibi aynı şeyleri düşündüğümüzden eminim. Eve geç kalınca hissedilen tedirginlik, bu salonda var olan ve tüm kız öğrencilerin aklında canlanan bambaşka düşünceler."

"Ben yalnızca derslerimi geçmeye çalışan bir öğrenci değilim. Aynı zamanda sanatımı icra etmeye çalışan, evimi geçindirmeye çalışan bir öğrenciyim. Ailemden uzakta geçirdiğim bu 11 yıl bana sadece bir şehirde tek başıma yaşamayı değil, aynı zamanda temkinli olmayı öğretti. Annemle telefonda her konuştuğumda bana 'Dikkatli ol, eve yalnız gitme veya oraya tek başına gitme' cümlelerini duydum. Çünkü o da bir kadın olarak okulda, dışarıda, sokakta, hatta bugün 8 Mart Kadınlar Günü'nde olduğu gibi bir kadının zarar görebileceğinin farkında."

"Ben bugün burada konuşuyorum ama tek başıma konuşmuyorum; Münevver, Hilal, Özgecan... Onların hayalleri de benimle birlikte konuşuyor. Ben kendi eğitimim için her bir adımı attığımda eminim ki onlar da benimle gurur duyuyor. Ben tüm bunlara rağmen kadınlar adına bugün burada duruyorum. Çünkü biliyorum ki kendi için çabalayan, yılmadan çalışan her kadın sadece kendi hayatını değil, bir toplumu da değiştirir."

"Günümüze baktığımızda şundan çok rahatsızım aslında: Okulda kendi fikrimi söylediğim zaman iki kere düşünmek zorunda kalıyorum çünkü kendimi daha çok fazla açıklamamı istiyorlar. Sırf cinsiyetimden dolayı mesleki hayallerim küçümseniyor, hayallerim küçümseniyor. Ben bu değilim, ben Hazal’ım. Ben birinin kızı, birinin akrabası değilim. Toplumumuzda maalesef birçok kadın birinin kızı, birinin karısı olarak adlandırılıyor ama biz kadınız, biz kendimiziz; başka birinin hiçbir şeyi değiliz aslında."

"Ben bugün burada karşınızda dimdik konuşabiliyorsam bunun en büyük nedeni Mustafa Kemal Atatürk’ün dünyadaki birçok kadından önce bize vermiş olduğu, sağlamış olduğu seçme ve seçilme hakkıdır. Bugün ona tekrardan bunu borç bilirim ve teşekkür ederim. Ben 3 ay sonra mezun oluyorum. Annem ve anneannem beni bugünlere getirdi, beni onlar büyüttü. O iki kadının bana vermiş olduğu emek, inanç, güç benim için çok başka yerde; onlara da çok teşekkür ederim."

"Ailemin olduğu gibi benim de en büyük hayalim mezun olduktan sonra kimseye muhtaç olmadan kendi ayaklarımın üzerinde dimdik durabilmek. Fakat ben 3 ay sonra mezun oluyorum ama şimdiden stres yüzünden gözaltlarım morarmaya başladı hayatımda ilk defa, saçlarım dökülmeye başladı. Ne yapacağımı, hayatın beni nereye götüreceğini bilmiyorum. Özgeçmişimi doldurmak için birçok fırsatım oldu; eğitim hayatım boyunca onu doldurmak için çok çabaladım, çaba sarf ettim. Yurt dışına ücretsiz gidebildim, aynı şekilde eğitimlerin peşinden koştum fakat her yerde cinsiyet ayrımcılığına maruz kaldım. Bana bir fırsat gelse yurt dışında da yaşayabilirim, bunu çok isterim fakat şunu da biliyorum; ben memleketimde kalmak istiyorum.

Ben, doğduğum bu topraklarda yaşamak istiyorum. Ben, Mustafa Kemal Atatürk’ün emanet ettiği topraklara hizmet etmek istiyorum. Ben, başarılı bir kadın olmak istiyorum. Mücadele etmekten asla şikayetçi değilim ama bir mücadeleyi verirken geleceğimin de güvende olmasını istiyorum.

Biz kadınlar, biz öğrenci kadınlar başarılı olmak istiyoruz. Sesimizi duyurmak istiyoruz. Biz kendimiz olmak istiyoruz. Biz genç kadınlar olmak istiyoruz. Biz öğrenci olmak istiyoruz."